04 Nisan 2025 Cuma
Berlin`de 3.5 yılda 90 kişi Müslüman oldu
Kuzey Almanya Beşiktaşlılar Derneği'nden Birleştirici ve Geniş Katılımlı İftar Programı
BALIKLARIN TÜRKİYE SAHİLLERİ BOYKOTU!
İKİ YÜZLÜ UYANIKLAR
BİRLİĞİMİZİ GÜÇLENDİRELİM!
İSRAİL-FİLİSTİN SAVAŞINDA TÜRKİYE´NİN TAKINMASI GEREKEN TAVIR
-Tarihe düşülen not-
Bir Bayram davetiyesi aldım sevgili Hasan İstanbul kardeşimden. Kendisini severim, muhabbetimiz de vardır.
Bayram kutlamasını Sivil Toplum Kuruluşları (STK) birlikte yapacaklarmış. Okuyunca içim ferahladı. Yıllardan beri özlemini çektiğimiz o birlik ve beraberliğe bir kapının aralandığını düşünüyor insan, ne kadar da anlamlı. Ben en azından bu birliğin oluşmasına vesile olan Hasan İstanbul kardeşimi tebrik ediyorum.
Bu toplantının ilki geçen sene Şehitlik Camii’nde yapıldı. Bundan sonra halkımızı ilgilendiren kutlamalarda, anma günlerinde ve önemli konularda birlikte hareket edilecek ve programlar birlikte yapılacaktı. Bu karara hayır denir mi? Denilmez elbet. Biz de demedik zaten.
Ancak her etkinliğin maddi bir sonucu olacaktır. Masraflar nasıl karşılanacaktır? Bu konu muallakta kalmıştı. O gün etkinliğin sözcüsü Sinan Kaplan idi. UİD Berlin bölge başkanı. O toplantıya kaç dernek katıldı ise onlar arasında eşit miktarda masraflar pay edilmişti.
Toplantıda bulunan dernekler çatı kuruluşlarıdır veya işadamları dernekleridir. Kendilerinin ifade ettiklerine göre her bir çatı kuruluşunun, kendilerine üye dernekleri vardır. Toplam 200 derneğin faaliyet gösterdiği Berlin’de, neredeyse yarıdan fazlasının temsilcileri oradaydı. Diğer yarının temsilcileri o toplantıda yoktu. Ya çağrılmadılar, ya da çağrıldılar onlar gelmedi.
Mesela:
Diyanet İşleri Türk İslâm Birliği (DİTİB)’nin Berlin’de 13 camii derneği
İslâm Toplumu Milli Görüş (IGMG)’ün 14 camii derneği
Müstakil İşadamları Derneği (MÜSİAD)
Erdemli İşadamları Derneği (ERİAD)
European Business Association e.V. (EUBA)
Hayrat Vakfı
İslâm Federasyonu (IF)
Semerkant Berlin
Türkische Gemeinde zu Berlin (TGB) 72 üye derneği
Avrupa Türk demokratlar Birliği ( UİD)
Alperenler Berlin.
Türk Eğitim Derneği bu paylaşımın adil olmadığını söylemiş ve ve bir teklif yapmıştı. Şöyle: “Diyelim ki; yapılan etkinliğin masrafı 5.000 Euro’dur. Bu meblağ 11 derneğe paylaştırıldığında çatı kuruluşu olmayan derneklere bu miktar fazla gelebilir.
Söylenenlerden yola çıkarsak, çatı kuruluşlarının toplam üye dernek sayısı 99 yapar. Üç tane de işadamları derneği var 102. Kalan 5 dernek de kiralarını zor ödeyen ama aktif çalışmalar yapan derneklerdir.
Bundan dolayı katkı payı 107 derneğe bölünmelidir. 5.000:106= 46,728; yani, bu hesaba göre dernek başına yaklaşık 50 Euro düşer. Bu adil bir paylaşımdır. EUBA başkanı halil Kaya bu teklifi makul olarak görmüştü.
Nedense, Türk Eğitim Derneğinin bu teklifi kabul edilmemişti. Bu sene de Türk Eğitim Derneğini toplantıya çağırmadılar.
Ayrıca derneklein ortak faaliyeti deyince; bayrama, anma günlerine ve bazı kutlamalara değer veren diğer derneklerin de bu toplantılarda olması gerekmez miydi? Maalesef onlar da davet edilmemişler. Yine kendiniz çalıyoruz ve kendiniz oynuyoruz.
Canınız sağolsun para sahibi olan sevgili zengin kardeşlerim. Para kimdeyse güç ondaymış. Sayenizde bunu çok iyi anladık! Nasrettin Hoca ne kadar da doğru söylemiş; “Parayı veren düdüğü çalar”.
Sevgili dostlar, güzel insanlar, Müslüman kardeşlerim; söylemlerinizin aksine, haklı olanın güçlü olmadığını bu yaptığınız bayramlaşma programıyla ispat etmiş oldunuz. Her şeyin para olduğunu göstere göstere gözümüzün içine soktunuz ya, helal olsun sizlere. Kapitalizme bu kadar göbekten bağlı olduğunuzu da, bu amelinizle çok açık bir şekilde ispat etmiş oldunuz.
İnanın sizlere dargın değilim, ancak üzüldüm. Bir araya geldiğimizde en çok üzerinde konuştuğumuz konu birlik ve beraberlik iken, birlik ve beraberliğin arasına parayı koymanız beni hem düşündürdü ve hem de çok üzdü.
Yolunuz açık olsun sevgili Müslüman kardeşlerim. Ben hepinizin bayramını şimdiden kutluyorum. Birbirimizin ötekileştirilmediği nice bayramlara kulaç atasınız…
Yazımı Üstad Necip Fazıl’ın destan şiiriyle bitirmek istiyorum:
DESTAN
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!
Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:
Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden,
Çatırtılar geliyor karanlık kubbemizden,
***
Çekiyor tebeşirle yekûn hattını âfet;
Alevler içinde ev, üst katında ziyafet!
Durum diye bir lâf var, buyrunuz size durum;
Bu toprak çirkef oldu, bu gökyüzü bodurum!
***
Bir şey koptu içimden, şey, her şeyi tutan bir şey,
Benim adım Bay Necip, babamınki Fazıl Bey;
Utanırdı burnunu göstermekten sütninem,
Kızımın gösterdiği, kefen bezine mahrem.
***
Ey tepetaklak ehram, başı üstünde bina;
Evde cinayet, tramvay arabasında zina!
Bir kitap sarayının bin dolusu iskambil;
Barajlar yıkan şarap, sebil üstüne sebil!
***
Ve ferman, kumardaki dört kralın buyruğu;
Başkentler haritası, yerde sarhoş kusmuğu!
Geçenler geçti seni, uçtu pabucun dama,
Çatla Sodom-Gomore, patla Bizans ve Roma!
***
Öttür yem borusunu öttür, öttür, borazan!
Bit Pazarında sattık, kalkamaz artık kazan!
Allahın on pulunu bekleye dursun on kul;
Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.
***
Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa;
Yaşasın, kefenimin kefili karaborsa!
Kubur faresi hayat, meselesiz, gerçeksiz;
Heykel destek üstünde, benim ruhum desteksiz.
***
Siyaset kavas, ilim köle, sanat ihtilâç;
Serbest, verem ve sıtma; mahpus, gümrükte ilâç.
Bülbüllere emir var: Lisan öğren vakvaktan;
Bahset tarih, balığın tırmandığı kavaktan!
***
Bak, arslan hakikate, ispinoz kafesinde;
Tartılan vatana bak, dalkavuk kefesinde!
Mezarda kan terliyor babamın iskeleti;
Ne yaptık, ne yaptılar mukaddes emaneti?
Ah, küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap;
Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılap.
Rüştü KAM