Sefa Doğanay

Sefa Doğanay

26 Mart 2025 Çarşamba

    Bayramın Tadını Fiyatlar Kaçırdı

    Bayramın Tadını Fiyatlar Kaçırdı
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Ramazan Bayramı yaklaşırken İstanbul’un tarihi Mısır Çarşısı’nda alışılmışın dışında bir manzara var. Önceki yıllarda bayram alışverişi için dolup taşan çarşı, bu yıl adeta sinek avlıyor. Yükselen fiyatlar nedeniyle vatandaşlar geleneksel bayram alışverişini yapmakta zorlanıyor.

    Eski Bayramları Arar Olduk

    Her yıl şekerleme, tatlı ve kuruyemiş tezgâhlarının önünde uzun kuyruklar oluşurken, bu yıl esnaf müşteri bekliyor. Bayramın olmazsa olmazı tatlı ve şekerlemeler bile cep yakarken, vatandaşlar “Akrabaların gelmesini bile istemiyoruz çünkü alım gücümüz o kadar düştü ki ikram edecek bir tatlı bile alamıyoruz” diyerek durumu özetliyor.

    Kuruyemiş Fiyatları El Yakıyor

    Bayram sofralarının vazgeçilmezlerinden olan kuruyemiş ve şekerleme fiyatları adeta dudak uçuklatıyor:

    • 1 kg leblebi: 250 TL
    • Ceviz içi: 900 TL
    • Fındık: 1050 TL
    • Badem: 920 TL
    • Antep Fıstığı 1500 TL
    • Karışık çerez: 1.140 TL

    Bu rakamlar vatandaşın bayram alışverişini neredeyse imkânsız hale getirirken, birçok kişi çarşıdan eli boş dönüyor. Esnaf ise satışların geçen yıla göre büyük oranda düştüğünü belirtiyor.

    Bayram Sofrası Kurmak Lüks Oldu

    Geçmişte bayramların sevdiklerimizle bir araya gelip tatlı yediğimiz, şeker dağıttığımız günler olduğunu hatırlatan vatandaşlar, bugün gelinen noktada bayramı buruk karşıladıklarını söylüyor.

    “Eski bayramları özlüyoruz” diyen vatandaşlar, yüksek fiyatlar nedeniyle bu yıl bayram ziyaretlerinin bile azaldığını dile getiriyor. Bayramların birlik ve beraberlik olduğu kadar paylaşma ruhunu da yansıttığını belirten halk, fiyatların makul seviyelere çekilmesini umut ediyor.

    Ancak şu an için Mısır Çarşısı’nda bayram coşkusu yerine sessizlik hâkim.

    Temel Işık / İSTANBUL

    Devamını Oku

    Can Ataklı hakkında soruşturma başlatıldı

    Can Ataklı hakkında soruşturma başlatıldı
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin entübe edildiği yönünde sosyal medya hesabından paylaşım yapan Can Ataklı hakkında resen soruşturma başlatıldı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 25 Mart’ta sosyal medya hesabından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli hakkında entübe edildiği yönünde paylaşım yapan ve paylaşımı Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından manipüle nitelikli haber olarak tanımlanan Can Ataklı hakkında harekete geçti.

    Başsavcılık, Ataklı hakkında, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan resen soruşturma başlattı.

    Devamını Oku

    55 bin kilometre pedal çevirerek rekor kırdı

    55 bin kilometre pedal çevirerek rekor kırdı
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    2012 yılında bir hevesle başladığı bisiklet yolculuğu yıllar içinde tutkuya dönüşen Bayram Türel, 55 bin kilometre pedal çevirerek rekor kırdı.

    Taner TÜZÜN / NÜRNBERG

    Nürnberg’de yaşayan Bayram Türel’in bisiklet tutkusuyla dolu yolculuğu, 2012 yılında bir heves olarak başlamış ve 2025 yılında 55 bin kilometreye ulaşarak muazzam bir serüven haline dönüşmüş. Bu süreçte sadece bisiklet sürmekle kalmamış, aynı zamanda Almanya’nın tüm şehirlerini ziyaret ederek yeni dostluklar edinmiş, unutulmaz anılar biriktirmiş.

    Bisikletle geçirdiği zaman, ona sadece fiziksel olarak değil, zihinsel olarak da büyük bir özgürlük sunmuş. Yollarda geçen her gün, yeni manzaralar, farklı kültürler ve insanların sıcak karşılamalarıyla dolup taşmış. Almanya’nın çeşitli şehirlerinde kamp yaparak, yerel lezzetleri deneyimleyerek ve bölge halkıyla etkileşime geçerek çok sayıda dost edinmiş. Bu dostluklar, bisikletin birleştirici gücünü ve yolculuk yapmanın getirdiği sosyal etkileşimlerin değerini gösteriyor.

    AVUSTURYA- İSVİÇRE

    Bayram, Avusturya ve İsviçre’nin muhteşem dağlarını, yemyeşil ovalarını geçerken, her bir pedalda yeni bir keşif yapmanın heyecanını yaşamış. Doğa ile iç içe geçirdiği bu zaman, ona hem ruhsal hem de fiziksel bir dinginlik sağlamış, her seferinde yeni bir motivasyon kaynağı olmuş. Yollar, kamp alanları, çektiği fotoğraflar ve videolar, Bayram’ın bu yolculukta biriktirdiği güzel anıların bir parçası olmuş. Her biri, onun bu serüveninin bir parçası olarak, gelecekteki yolculukları için ilham kaynağı olacak.

    GÜNDE 326 KİLOMETRE

    2004 yılında günde 326 kilometre gibi bir mesafe kat etmek, Bayram Türel’in bisiklet sürme konusundaki kararlılığını ve azmini ortaya koyuyor. Bu tür bir performans, sadece fiziksel dayanıklılığı değil, aynı zamanda mental bir güç ve motivasyonu da gerektirir. Bayram, bisiklet sayesinde birçok yer görmenin yanı sıra, bu yolculukların ona kattığı deneyimlerin ve yaşam derslerinin de farkında. Her şeyin “çok süper” olduğunu belirtmesi, onun bu yolculuktan duyduğu memnuniyeti ve mutluluğu yansıtıyor.

    KAFA DENGİ BULAMADI

    Ancak Bayram’ın yolculuğu, sadece güzel manzaralar ve dostluklarla sınırlı değil. Bisiklet sürmenin getirdiği zorluklar, bazen kafa dengini bulmakta zorlanmasına sebep olmuştur. Bu durum, onun bisikletçi topluluğunda aradığı dengeyi bulma çabasını da ortaya koyuyor. Sonuç olarak, Bayram Türel’in hikayesi, bisikletin sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı, keşif aracı ve insanları bir araya getiren bir bağ olduğunu gösteriyor. Onun yolculuğu, bisiklet tutkunlarına ilham veriyor ve yeni nesillere bu eşsiz deneyimi yaşama isteği aşılıyor.

    Devamını Oku

    Veli Dernekleri Federasyonu’ndan Güçlü Gelecek İçin Buluşma!

    Veli Dernekleri Federasyonu’ndan Güçlü Gelecek İçin Buluşma!
    1

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Veli Dernekleri Federasyonu’ndan Bilgilendirme ve İşbirliği Geliştirme Toplantısına büyük ilgi.

    Veli Dernekleri Federasyonu, Württemberg bölgesindeki dernekleriyle bir araya gelerek bilgilendirme ve işbirliği geliştirme toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda federasyonun çalışma programı, projeleri ve bölgesel iş birlikleri ele alınırken, derneklerin görüş ve önerileri de toplandı.

    Yoğun Katılım ve Geniş Kapsamlı Sunumlar

    Federasyon yönetim kurulu üyelerinden Genel Başkan Güner Öztel, Başkan Yardımcısı Güven Toymaz, Nurcan Mengüç, Burak Uçar, Amine Korkmaz, Gökmen Korkmaz, Kürşat Gür, Aysun Schuler ve Tuncay Çolak’ın yanı sıra Denetleme Kurulu’ndan Turgut Mutlu’nun katıldığı toplantı, bölgedeki dernekler tarafından büyük ilgi gördü.

    Genel Başkan Güner Öztel ve Başkan Yardımcısı Güven Toymaz’ın yaptığı sunumlarda, federasyonun temel çalışma alanları ve hedefleri detaylı şekilde açıklandı. Ana dil dersleri ve Anadil Kongresi’nin amaçlarının yanı sıra, 25 Mayıs 2025’te Stuttgart’ta düzenlenecek Türk Kültür Günleri kapsamında gerçekleştirilecek Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları hakkında da bilgilendirme yapıldı.

    Gençlik Çalışmaları ve Eğitim Projeleri Masaya Yatırıldı

    Toplantıda, gençlik kolları ve üniversiteli gençlerle yapılacak ortak çalışmalar, bölge ziyaretleri, Türkçe derslerine katılımı artırmaya yönelik kampanyalar, derneklerin kurumsallaşması, proje yazılımları ve Erasmus projeleri gibi konular detaylı şekilde ele alındı. Federasyon, bölgedeki derneklerle bu konular üzerine fikir alışverişinde bulunarak, ortak hareket etme konusunda iş birliği yollarını değerlendirdi.

    Bölgesel Sorunlar ve Çözüm Önerileri Görüşüldü

    Zoom çevrimiçi platformu üzerinden gerçekleştirilen toplantının son bölümünde, bölgelere özgü gelişmeler, çözüm bekleyen sorunlar ve derneklerin talepleri ele alındı. Katılımcılar, federasyon ile bölgesel dernekler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve karşılaşılan sorunlara yönelik ortak çözüm stratejilerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

    Türkçe Derslerine Katılımı Artırma Çalışmaları

    Federasyon, Türkçe ve Türk kültürü derslerine katılımın artırılması için kültür ve sanatın derslere olan katkısına dikkat çekti. Derslerin sosyal medya üzerinden tanıtımı, Alman makamları ile iş birliği süreçleri ve Eğitim Ataşeliği ile koordinasyon konularının önemi vurgulandı. Bu doğrultuda, bölge ziyaretlerinin artırılması ve Türkçe derslerinin daha fazla ilgi görmesi hedef olarak belirlendi.

    Toplantı, derneklerin aktif katılımıyla tamamlanırken, ilerleyen süreçte benzer bilgilendirme ve istişare toplantılarının düzenlenmeye devam edeceği belirtildi.

    Temel IŞIK / STUTTGART

    Devamını Oku

    CDU/CSU Başbakan Adayı Merz, Türkiye ve Türkler Almanya İçin Çok Önemli!

    CDU/CSU Başbakan Adayı Merz, Türkiye ve Türkler Almanya İçin Çok Önemli!
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    CDU/CSU Başbakan adayı ve CDU Genel Başkanı Friedrich Merz, Pazar günü yapılacak genel seçimler öncesinde Metropol FM redaktörü Ferhad Poye’nin sorularını yanıtladı. Seçimler, Almanya’nın ekonomik sorunları, artan yabancı düşmanlığı ve AfD ile iş birliği yapılıp yapılmayacağı ile ilgili sorulara içtenlikle cevap everen Merz, Türkiye AB ve Türkiye Almanya ilişkilerinin de öneminde dikkat çekti. Ferhat Poye ile söyleşi öncesinde Metropol FM Genel Müdürü Tamer Ergün Yıkıcı ile samimi bir sohbet gerçekleştiren Friedrich Merz ardından stüdyoda Almanyalı Türklere seslendi.

    AfD Almanya’nın 75 Yılda İnşa Ettiği Her Şeye Karşı

    Redaktör Ferhad Poye; Sayın Merz, seçim kampanyasında en çok tartışılan konulardan biriyle başlayalım. Tahmin edebileceğiniz gibi size sıkça yöneltilen bir soru var. AfD ile bir koalisyon yapmayı düşünür müsünüz? Şu anki anket sonuçlarına göre, matematiksel olarak böyle bir hükümet çoğunluğu mümkün görünüyor. Ancak, CDU/CSU için sözde “ateşten duvar” (Brandmauer) hâlâ dokunulmaz mı?

    Friedrich Merz: Cevabım son derece açık ve nettir. Bu partiyle asla hiçbir iş birliği yapmayacağız. Ne bir koalisyon hükümeti, ne dışarıdan destek, ne de herhangi bir siyasi anlaşma söz konusu olabilir. AfD, Almanya’nın son 75 yılda inşa ettiği her şeye karşı bir parti. Batı ile entegrasyon, Avrupa Birliği, NATO ve para birliği gibi temel kazanımları sorguluyor. Hatta Rusya’ya açık destek vererek Batı’dan uzaklaşmak ve Putin’in Rusya’sı ile daha yakın ilişkiler kurmak istiyorlar. Biz CDU/CSU olarak bunun tam tersini savunuyoruz ve bu yüzden AfD ile her türlü iş birliğini reddediyoruz.

    Almanya’da Konut Krizi ve Artan Kira Fiyatları

    Redaktör Ferhad Poye: Sayın Merz, seçim sürecinde bazı önemli konular yeterince tartışılmıyor gibi görünüyor. Eğitim, sağlık, yaşlı bakımı ve en önemlisi uygun fiyatlı konut sorunu bunlardan bazıları. Özellikle Almanya’daki Türk kökenli vatandaşlar, hızla artan kira fiyatlarından şikâyet ediyor. Mietpreisbremse (kira artış sınırı) çoğu durumda etkili olmuyor. Ayrıca, inşaat maliyetlerinin artması nedeniyle birçok yeni proje tamamlanamıyor. Eğer başbakan olursanız, bu sorunu nasıl çözeceksiniz?

    Friedrich Merz; Sorunun temel sebeplerinden biri hızla artan inşaat maliyetleri. Bu da büyük ölçüde yüksek enerji fiyatlarından ve hükümetin izlediği enerji politikalarından kaynaklanıyor. Ancak konut sorununu doğrudan ele alacak olursak, daha fazla ve daha hızlı inşaat yapmalıyız. Bunun için de, daha basit ve düşük maliyetli konut projelerine odaklanmalıyız. İnşaat standartlarını tekrar gözden geçirmeli ve aşırı bürokratik süreçleri azaltmalıyız. Yeni konut alanları belirlemeliyiz. Seri üretime dayalı konut modellerine yönelmeliyiz. Bazı ülkeler, önceden üretilmiş yapı malzemeleri kullanarak daha ucuz ve daha hızlı konut üretimi sağlıyor. Almanya da bu yönteme daha fazla ağırlık vermeli. Ayrıca, kira artışını sınırlayan yasal düzenlemelerin genellikle etkili olmadığını düşünüyorum. Çünkü eğer yeterince konut inşa edilmezse, kira fiyatlarını düşürmek mümkün olmaz. Bugün Almanya’da inşaat maliyetleri metrekare başına 4.000 Euro’yu aşıyor, bu da birçok projeyi imkânsız hale getiriyor.

    Almanya’daki Türk Kökenli Vatandaşlar ve İşgücü Piyasasında Ayrımcılık

    Redaktör Ferhad Poye; Sayın Merz, Metropol FM olarak dinleyicilerimize çok yakınız. Onlardan gelen sorulara da yer vermek istiyoruz. Berlin’de yaşayan bir hukukçu olan Seda Eden’in sorusunu paylaşmak istiyorum; “Siz ve partiniz, Almanya’daki Türk kökenli vatandaşların iş piyasasına ayrımcılığa uğramadan ve önyargılara maruz kalmadan erişimini sağlamak için hangi somut adımları planlıyorsunuz?”

    Friedrich Merz: Siz bir hukukçusunuz ve tahmin ediyorum ki Almanya iş piyasasında yer edinmekte herhangi bir zorluk yaşamadınız. Ancak toplum olarak, göçmen dostu ve açık bir ülke olmaya devam etmeliyiz. Bizim temel hedefimiz, iş piyasasına yönelen düzenli göçü desteklemek, ancak aynı zamanda düzensiz göçü ciddi şekilde azaltmak. İş gücü açığını gidermek için göç politikalarının asıl amacının, nitelikli göçmenlerin doğrudan iş piyasasına yönlendirilmesi olması gerektiğini belirtti. Mevcut sistemde göçmenlerin önce iltica sürecinden geçmelerinin yanlış olduğunu ve bunun yerine doğrudan iş piyasasına yönelik bir göç sürecinin işletilmesi gerekiyor. Düzensiz göç kontrol altına alınmazsa, Almanya’da yaşayan göçmen kökenli bireylerin hepsi aynı kefeye konur ve bunun sonucunda yabancı düşmanlığı artar. Bu, özellikle AfD tarafından körüklenen tehlikeli bir eğilimdir ve ben bunu büyük bir endişeyle izliyorum. Almanya’nın liberal ve demokratik yapısını koruması gerekiyor. Çünkü göçmen kökenli bireyler ülkenin ayrılmaz bir parçası. Ben Kuzey Ren-Vestfalya’dan geliyorum ve göçmen kökenli insanlarla her gün karşılaşıyorum. Özellikle Türk aileleri, üç-dört nesildir Almanya’da yaşamlarını sürdürüyorlar. Meclisteki çalışma arkadaşım Serap Güler gibi, bu toplumun önemli bir parçası olmuş kişilerle sürekli temas halindeyim. Almanya onların da evidir ve biz onların burada kendilerini rahat hissetmeleri için elimizden geleni yapmalıyız.”

    Türkiye’nin AB Üyelik Süreci ve Türkiye ile İlişkiler

    Ferhad Poye; Son olarak çok kısa bir kişisel soru sormak istiyorum. Türkiye, Almanya’nın önemli bir ticaret ortağı. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecini destekliyor musunuz? Eğer Başbakan olursanız, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile nasıl bir iletişim kuracaksınız?

    Friedrich Merz; Öncelikle şunu söylemeliyim ki, geçen yıl Eylül ayında Ankara’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmek için belirlenmiş bir toplantım vardı. Ancak CDU/CSU’nun başbakan adayı olarak aday gösterilmem nedeniyle bu toplantıyı gerçekleştiremedim. Bu görüşmeyi en kısa sürede gerçekleştirmek istiyorum. Türkiye’nin Avrupa’ya mümkün olduğunca yakın olmasını istiyorum. Türkiye, Almanya için hem ekonomik hem de siyasi açıdan önemli bir ortak. NATO üyesi olarak Türkiye, bölgesel güvenlik açısından da büyük bir rol oynuyor. Ancak, şu an için Türkiye’nin AB üyeliğini ne Avrupa ne de Türkiye gerçekten istiyor gibi görünmüyor. Bu, Türkiye ile Avrupa’nın daha yakın iş birliği yapamayacağı anlamına gelmiyor. Aksine, Almanya ve Türkiye arasındaki siyasi ve ekonomik bağları daha da güçlendirmek için çalışmalıyız.

    Metropol FM  (MFM-Redaksiyon/Ferhad Poye)

    Fotoğraflar; Münir Bağrıaçık

    Devamını Oku