
Birçok din vardır, ama ahlak tektir!
Ahlaksız insanların, dinleri olsa ne olur? Olmasa ne olur?
Mustafa Kemal: ‘’Öğretmenler, cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister. Yeni nesiller sizin eseriniz olacak!’’ derken
İnsanlık tarihi; kabile savaşları, inanç savaşları, kimlik savaşları ile doludur.
Aklın, barışın ve eşitliğin öncüleri; İngiltere’de, Fransa’da, Almanya’da uzun mücadelelerden sonra; Kilise-Derebey-Kral despotizmini yıkarak, din işleriyle, devlet işlerini birbirinden ayıran bir düzen getirerek Din sömürüsünü bitirmek istemişlerdi.
Nüfus çoğunluğu Müslüman olan ülkelerde sadece Türkiye’de Mustafa Kemal önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ni Laiklikle taçlandırarak dogmayı değil, bilimi en doğru yol gösterici gerçeğini sayarak çağdaş modern bir eşit haklara sahip bir ulus Devlet kurmuştu.
Tarikatları, tekkeleri ve zaviyeleri kapatarak, kişisel çıkarları için dini araç olarak kullanılması önlenmiş, din; çıkarcıların, istismarcıların tekelinden alınmıştı.
Batı Kapitalizmi, sömürdüğü yeraltı zenginlik kaynaklarını kendilerine iktidarda kalma karşılığı peşkeş çeken Müslüman Ülkelerinin sözde Kral- Emir-Prens ünvanlı uşaklarını destekleyerek Türkiye’nin örnek ülke olma yerine Çöl Bedevilerine muhtaç bir ülke yapma amacına AKP iktidarı ile ulaşmak istemişti.
1940’ların sonlarında, doğrudan Laik Cumhuriyeti yıkmak için giriş yapan gerici toprak ağalarının ve dış destekli tarikat artıklarının oluşturduğu DP’yi destekleyen dönek solcuların, daha ete kemiğe bürünmüş, Atatürk ve Laik Cumhuriyet düşman AKP’yi de destekleyen dönek Marksistler olması rastlantı değildi.
Bu döneklerin bir kısmı AKP’de milletvekili, bakanlık görevlerine getirilirken, bir kısmı ABD’de CİA kefaletiyle oturma hakkı kazanan ilkokulu bile dışarıdan torpille bitiren, konuşmasını ağlayarak salya-sümük yapan Fetullah Gülen’in gazetelerinde, Televizyonlarında bol akçeli maaşlarla iktidarın ve Gülen tarikatının hizmetine girmişlerdi.
O dönemlerde, iktidarın asıl sahibi olan Gülen tarikatı, Erdoğan’a verdiği talimatlarla Ergenekon, Balyoz ve daha nice kurgulanmış kumpaslarla Erdoğan’ın bu günlerdeki ‘’Yeni Türkiye’’ oluşturuluyordu
Gülen Tarikatının müridi polisler, savcılar hakimler, askerlerle AKP’nin iktidar gücüyle muhalifleri özellikle demokrasiden yana olanları imha etmeye başlamışlardı.
Erdoğan Avrupa Konseyi toplantısında gazeteci, aydın, yazar tutuklanmalarını savunurken, Ahmet Şık’ın ‘’İmamın Ordusu’’ kitabını bomba gibi tehlikeli olduğunu savunmuştu.
15 Temmuz darbesini önceden önleyecekken, FETÖ’ye tuzak kurarak 252 kişinin bile bile öldürülme karşılığı Fetö’den kurtulmuşlardı. Mecliste AKP-MHP oylarıyla gerçekler saklandı.
Tarikatlar, ülkeyi çağın gerisinde bir Türkiye oluştururken, ahlak kavramını ortadan kaldırmak için yine DİN’i araç olarak kullanıyorlar.
Kuran Kursları artık tarikatların yurtlarında yapılırken Şeyhlerin, Kuran Hocalarının iğrenç taciz ve tecavüzlerinde kız- erkek farkını kaldırmakla başlamışlar.
Kızlar, erkeklerin ayaklarını yıkarken, sokaklarda, önemli dini günlerde Anayasaya, devrim yasalarına aykırı olmasına rağmen erkekler cüppe, sarıklarla gösteri yapabiliyorlar.
ENSAR Vakfının Karaman’daki öğrenci yurtlarında görevlilerce çocuklara tecavüz edilmesi ortaya çıkınca dönemin Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Kadın: ‘’Tecavüz bir kez yapılmış, bir kez den bir şey olmaz!’’ derken o dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, ‘’ Tecavüz çocuğun rızası ile yapılmış!’’ Demişti.
Bugün İslam ülkelerinin çoğunluğunda kadın, çocuk yapan bir meta konumundalar. (* 1)
Yatılı Tarikat yurtlarında baskıya, dayağa dayanamayan ENİS ismindeki genç intihar ederken ailesi davacı bile olmadılar.
Birçok şehirde, bölgede Cinci Hoca Tecavüzleri normal olaylar gibi basında yer alırken dürüst savcıların davaları partili hakimlerce yok sayılıyordu.
Bunlardan daha iğrenci, BADECİ ŞEYH skandalı ile Türkiye’de yeni bir dini anlayışın iğrenç örnekleri ortaya saçılıyordu.
ŞEYH, sadece kadınlara değil, erkeklere tecavüz ediyordu.(**2)
Erkeklerin kendi eşlerini bile Şeyhleri ile ilişkiye zorlamaları, Tarikatın Kadın hocaları Şeyhlerine kadın sunmaları gibi ahlaksızlıklar ortaya çıktıkça İktidar; Çağ Atlayan Türkiye!
Masalı anlatırken Bahçeli AYM, HDP’yi, hızını alamayıp CHP’yi kapatmak yanında muhalefetin ALAYINI neredeyse ülkeden atacak.
Türkiye’nin gündemine düşen ve bu iktidar döneminde ilk olmayan iğrenç bir olayla sarsılırken Siyasal İslamcıların Türkiye’yi nasıl çağdışı bir konuma getirmekte olduğu daha açık görülmeye başlandı.(***3)
2002’de İsmailağa Tarikatı’na bağlı Hiranur Vakfının Lideri Yusuf Ziya Gümüşel, 6 Yaşındaki HKG adındaki kızını Kuran Hocası 29 Yaşındaki Kadir İstekli ile evlendirilmesi ile başlayan insanlık dışı skandal, 20 yıl sonra ortaya çıkınca yandaş basının ve iktidarın hedef saptırma çabası olayı daha da çirkinleştirdi.
Defalarca istimara uğraması şikayeti üzerine Adli Tıp kurumunca yaş tespitinde sahtekarlık yapılmış, 21 yaşında bir başka kadın muayeneye sokularak doktor, Adli Tıp bu suça ortak olunca, 14 yaşındaki HKG evlendirilmesi yasallaştırılmıştı.
Doktor, Adli Tıp ve HKG’nin yerine yaş tespitine giren kadın hakkında suç duyurusuna rağmen, Kartal Cumhuriyet Savcısı ‘’Soruşturmaya gerek olmadığı’’ kararı vermişti.
Daha sonra HKG suç unsuru resimleri ve Kadir İstekli’nin ses kayıtlarıyla savcılığa tekrar başvurması ile olayın iç yüzünü, sözde savcı bilgisini kamuoyu ile paylaşarak gerçek ve dürüst gazetecilik örneği veren Timur Soykan, gerici şeriat çevrelerinin hedefi durumuna geldi.
Şereften, namustan yoksun holiganlar, tehditler savururken AKP Yargısı bu olaya sessiz kalması yanında, davayı beş ay ertelemekle kalmadı, bu iğrenç suçu işleyenler tutuklanmadı bile.
Bu karar, toplumun adaletten yana çoğunluğun öfkesini söndürmek için bu skandalı zamana yayarak unutturma taktiklerinin tekrarıdır.
Aynı; 17-25Aralık rüşvet ve hırsızlık skandalını erteleyerek, unutturmak bir yana, yavuz hırsız misali üste çıkma taktiğinin tekrarıdır.
Atatürk, öğretmenlerden: Özgür düşünen, dürüst, aydın, bilgili nesil isterken
Erdoğan: Tarikatlardan, kindar dinci nesiller isteyince !’’
Bu çirkinlikleri gören gerçek dindarlar! Susacak mısınız?
Ya da: Gayrik Yeter! Diyecek misiniz?
Yıldız AKALIN
(*1) Mehmet Ali Çelebi’nin AKP’ye katılmasında Erdoğan tek çocuk istediğinde, Çelebi eşi için ‘’doktora yapıyor, kariyer için’’ dediğinde Erdoğan; ‘’ne kariyeri ya! Kadının kariyeri çocuk doğurmak!’’ Diyerek kendi tarikat anlayışını vurgulamıştı.
(**2) Timur SOYKAN ( Badeci Şeyh’in Sır Odası
(İsmail Saymaz (Şehvetiye Tarikatı)
(***3) Turhan Çömez’in Tele 1 de Nimet Çubukçu ve Erdoğan’ın bir tecavüz olayını kapatma girişimi.




Kommentare
0 KommentareNoch keine Kommentare zu diesem Artikel. Seien Sie der Erste!