Siyaset, toplumsal kaynakların paylaşımı ile ilgili devlet yönetimi bütünüdür...
Daha basit anlamı: ülke sermayesinin paylaşım mücadelesidir!

Siyaset, toplumsal kaynakların paylaşımı ile ilgili devlet yönetimi bütünüdür...
Daha basit anlamı: ülke sermayesinin paylaşım mücadelesidir!
Ya sermayeden yana olursun ya da emekten yana olursun!
Sermayeden yana olanlara Sağcı, emekten yana olanlara da Solcu denir.
İkisi arasında gidip gelenlere -yani – bir orada bir burada-olanlara Liberal denir!
Sağ siyasetin savunucuları, sömürülerini perdelemek için Dini ve ırkçılığı araç olarak kullanmakta mahirdirler.
Dara düştüklerinde bir savaşçı olarak sözde din adamlarını kullanarak asıl yerleri
Sol olması gereken yığınları (köylü, küçük esnaf, emeklileri) din ile sağın savunucusu, hatta vurucu gücü olarak kullanarak onları birbirleriyle savaştırarak hatta birbirlerini kırdırarak ülke kaynaklarına el koyarlar!
Ülke kaynaklarını sömürenlerin kapısında gerçeği görenlerin hışmından korunmak için yoksul halkın içinden seçtikleri kişileri vurucu güç olarak kullanırlar.
Sermayenin çocukları toplumsal tepkilerin dışında seyirci rolünü üstlenirken kırsal kesimin çocuklarının çoğu, sağ siyasetin, siyasal İslam’ın vurucu gücü olarak kullanılırlar.
Bazı toplumlarda sermayenin beslemeleri olarak siyasal İslam’ın fedaileri olarak görevlendirilirler!
Toprakları işgal altındayken hem padişah, hem de sözde dinci tarikatlar, vatan topraklarını kurtarmak için, Mustafa Kemal öncülüğünde 1919 da başlatılan Ulusal Kurtuluş Savaşı, 9 Eylül 1922 de halk çocukları ile İşgal Güçlerinin denize dökülmesiyle savaş zaferle sonuçlandıktan sonra, bu zafer Lozan’da bağımsızlığımız tescil edilince;
29 Ekim 1923’de TBMM’de oybirliği ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruldu!
Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.! (*1)
Emperyalist devletler, zenginlik kaynaklarını sömürdüğü Mazlum Ülkelerin Türkiye Cumhuriyeti’ni örnek almasından korktukları için ülke içinde etnik
Çatışmaları destekleyerek bazan dinci tarikatlarla, bazanda etnik kökenlilerle terör kalkışmalarını destekleyerek Ulus Devleti olumsuz göstermek istemişlerdir! (**2)
AKP-MHP-HÜDA-PAR İktidarı, ilk seçimlerde iktidarı kaybedeceklerini gördüler!
Çözüm Süreci yutturmacasıyla kırkbin Türk’ü, askeri, polisi- hatta- teröre karşı olan Kürtleri (elli bin) vatandaşı katleden PKK’ya af yasasıyla serbest bırakılma sapkınlığına Yeni Parti’yi yanlarına alarak Erdoğan’ı ebedi BAŞKAN kalmasını sağlama planını meclise getirdiler!
HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş; HDP’yi PKK güdümünde bir parti yerine
Türkiye Partisi olmasını istemesi yanında Erdoğan’a ‘’Seni BAŞKAN yaptırmayacağız!’’ dediği için 10 yıldır hapiste! (***3)
Bu nedenle Bahçeli’nin öncülüğünde TBMM’ye sunulan çözüm süreci yutturmacası aslında:
Erdoğan’ı ölünceye kadar Başkan kalma tuzağıdır!
YILDIZ AKALIN
(*1) Mustafa Kemal Atatürk’ün görüşü!
(**2) Şey Sait ve Dersim İsyanları yanında son dönemlerde PKK ve Sivas’ta, Maraş’ta, Çorum’da ırkçı ve dinsel isyanları desteklemiştir!
(***) Çözüm Süreci kapsamında AİHM kararlarına rağmen ne Demirtaş ne de Ekrem İmamoğlu, Osman Kavala, Can Atalay bu çözüm sürecine alınmadılar!
Kommentare
…Kommentare werden geladen…