Der Spiegel dergisinin haberine göre, Alman Federal Ekonomi ve Enerji Bakanlığı'nın muhalif Sol Parti'nin (Die Linke) hükümete yönelttiği bir soru önergesine verdiği yanıtta, 24 Kasım 2025'te ihracat kısıtlamalarının kaldırılmasının ardından, bu yılın ocak-haziran döneminde Alman savunma şirketlerine İsrail'e toplam 800 milyon avro değerinde askeri malzeme tedariki için lisans verildiği belirtildi.

Bu yılın ilk altı ayında İsrail'e verilen toplam ihracat izni sayısının 2025 yılı miktarını aştığı dikkat çekti. Savunma sanayisindeki büyük ölçekli projeler, bu artışın ana nedeni oldu.

Yılın ikinci çeyreğinde onaylanan 735,8 milyon avroluk bütçenin yaklaşık yüzde 67'sinin denizcilik alanındaki bir projeye ayrıldığı bildirildi.

Bu kapsamda, Alman gemi inşa şirketi ThyssenKrupp Marine Systems (TKMS) tarafından inşa edilen, hava bağımsız tahrik sistemine sahip "INS Drakon" denizaltısının Kiel'deki tersaneden ayrılarak İsrail'e doğru yola çıktığı ifade edildi.

İzinlerin yüzde 21'inin Alman Silahlı Kuvvetleri'nin (Bundeswehr) stratejik çıkarları doğrultusunda Alman ve İsrail firmaları arasındaki ortak projeleri kapsadığı kaydedildi. Geri kalan ihracat izinlerinin ise hafif silahlar, mühimmat, patlayıcılar ve insansız hava araçları gibi askeri malzemelerden oluştuğu belirtildi.

Geçici ambargonun kaldırılması sevkiyatları hızlandırdı

Federal Şansölye Friedrich Merz, İsrail'in Gazze'deki saldırılarını genişletme kararı almasının ardından, bölgede kullanılabilecek silahların ihracatını 8 Ağustos 2025'te askıya almıştı. Ancak bu karar, yaklaşık 3,5 ay sonra, 24 Kasım 2025'te kaldırıldı.

Dergi haberinde, İsrail'e yönelik geçmişte uygulanan geçici silah ihracatı kısıtlamalarının kaldırılmasının, silah ihracatındaki artışa katkıda bulunduğu değerlendirmesi yapıldı.

Muhalefet "çifte standart" eleştirisi yaptı

Hükümetin İsrail'e artan askeri malzeme sevkiyatına devam etmesi, ülkede siyasi tartışmalara yol açtı. Sol Parti'nin uluslararası ilişkiler sözcüsü Lea Reisner, karara sert tepki göstererek Berlin hükümetini "sınırsız çifte standartla" suçladı.

Reisner, aşırı sağcı İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in Gazze'deki sivilleri hedef alan açıklamalarının Alman hükümeti tarafından kınandığını hatırlattı. Bu kınamalara rağmen askeri desteğin arka planda artmaya devam ettiğini eleştirdi.

Sol Parti, Federal Hükümete İsrail'e yönelik silah ihracatını derhal ve tamamen durdurma talebini yineledi.

Almanya'nın Tel Aviv'e silah ve askeri malzeme satışları 2023'te 327 milyon avro, 2024'te 161,1 milyon avro ve 2025'te 260 milyon avro olarak gerçekleşti. Ülkenin İsrail'e silah ve askeri malzeme satışları, 2023'te bir önceki yıla göre on kat artmıştı.

Alman hükümeti, uzun süredir İsrail'in "sadık" bir destekçisi konumunda. Alman politikacılar, bu desteği Nazi geçmişi ve Holokost'tan kaynaklanan ülkenin İsrail'e karşı tarihi sorumluluğuna atıfta bulunarak savunuyor.

Ülkedeki silah ihracat izinleri, Federal Ekonomi ve İklim Koruma Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Federal Ekonomi ve İhracat Kontrol Ofisi'nin ortak değerlendirmesiyle karara bağlanıyor.

Stratejik ve hassas durumlarda ise nihai karar, Federal Şansölye ve ilgili bakanların yer aldığı Federal Güvenlik Konseyi tarafından veriliyor.

Berlin hükümeti, üçüncü ülkeler üzerinden yapılan dolaylı sevkiyatlar hakkında bilgi paylaşmıyor.