Abdulhamit, tahta çıkarken verdiği sözü zoraki tutarak Teşkilatı Esasiye Kanunu ilan emişti. Fakat girdiği savaşlarda ağır yenilgileri alması, Osmanlı tarihinde çok büyük toprak kaybını fırsat bilerek Meclisi Mebusan dağıtılmış, seçimler iptal edilmişti. Düşünce düzeyinde başlayan muhalefeti susturmak, kendisine karşı oluşacak örgütlenmeyi durdurmak için ‘’Hafiye Teşkilatı’’ kurarak İstibdat Rejimini ilan etmişti. Osmanlı döneminin en baskıcı dönemi olmasına rağmen öğrenci, gazeteci, asker ve aydınlardan oluşan muhalefet şimdiki dönemden daha kararlı ve dirençliydi. Muhbirler ödüllendirilince, kızdığı, kişisel sorunları olanlar yanında gazeteci, yazar, öğrenci, asker yönetimi eleştiren, daha çağdaş isteyenler şiddetle cezalandırıldı. Birçok aydın yurtdışına kaçtı. Abdulhamit’in baskıcı dönemi bin sekiz yüzlerin sonu, bin dokuz yüzlerin başına kadar sürdü. Abdulhamit 1907 de tahttan indirildi. Mustafa Kemal önderliğinde 1919 başlayıp, 9 Eylül 1922 de zaferle biten Kurtuluş Savaşı ile kurulan Türkiye Cumhuriyeti, Kurtuluşu halkın canları pahasına kazanıldığı unutmayan Mustafa Kemal, zaferden sonra halkın hakkı olan devrimleri onlara anlatarak, onaylarını alarak gerçekleştirmişti. 29 Ekim 1923 Yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti, Mustafa Kemal Atatürk öndeliğinde gerçekleştirdiği devrimlerle; ümmet toplumundan özgür bireylerden oluşan bir Ulus Devleti ve o devletin eşit haklarla güvenceye bağlanmış yurttaşlardan oluşmaktaydı. Bu devrimlerle oluşturulmaya çalışılan bilgi toplumu oluşması dini çıkarları için kullanarak halkı köleleştirerek sömürmeyi karakter edinmiş işbirlikçiler zamanla özellikle İngiltere’nin desteğiyle: Nasturi İsyanı,  Şeyh Sait İsyanı, Pervari İsyanı, Sason İsyanı, Ağrı İsyanları, Pülümür İsyanı, Menemen İsyanı yanında toprak ağalarının ayrıcalıklarını kaybetmemek için giriştikleri isyanlar Türkiye Cumhuriyeti kuvvetlerince bastırılmıştı. Atatürk’ten sonra Laiklik karşıtı: Sivas, Çorum, Kahraman Maraş’ta ırkçı ve şeriatçılar onlarca, yüzlerce demokratları, laik düşüncede olanları yakarak devletin gözü önünde katlettiler. Amaç Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni yine İngiltere, ABD’nin maddi ve siyasi desteğiyle Hasan El Benna’ya kurdurulan İslam dışı: Müslüman Kardeşler Örgütü kurduruldu. İhvan Hareketi, Suudi Arabistan rejiminin devamı, Arap Petrolünün ABD kontrolünde olması içinkurduruldu. 12 Eylül döneminde Avrupa’da başta Almanya’da tarikatlar yanında DİDİB’e bağlı Cami İmamlarının maaşları (ABD-SUUDİ) ortak Aramco Şirketine desteğiyle kurulan RABITA tarafından ödenmişti. Erdoğan’ın canlı yayında: ‘’ Türkiye’nin Taliban’ın inancıyla alakalı ters bir yanı yok!’’ Diyerek onayladığı Taliban, Sovyetlere karşı savaşmaları için ABD’nin kurdurduğu bir terör örgütüdür. 2001 yılında,  Erdoğan Liderliğindeki AKP, Laik Cumhuriyeti BOP Projesi kapsamında , İhvancı-Müslüman Biraderler çizgisini esas alarak ABD tarafından kurduruldu. Bu partinin kuruluş amacının açıkça bilinmesine rağmen dönek solcular, liberaller, özellikle de Deniz Baykal gibi Atatürk’ün Partisi CHP Genel Başkanının desteğiyle kurduruldu. Parti içindeki muhafazakarların, solcuların yerine , geçmişte kendisine ağır suçlamalar ve hakaretler eden Süleyman Soylu, Numan Kurtulmuş, Devlet Bahçeli, Mustafa Destici dahil edildi. Erdoğan, artık açıkça İhvan ve Müslüman Kardeşler çizgisini açıkça savunarak, kendisini Atatürk düşmanı, Abdulhamit ve Vahdettin rejiminin devamı olarak görmeye başladı. Muhalefet 2018’de kendi gelecekleri yanında, ülkenin uçurumun kenarında olduğunu kavrayıp Kılıçdaroğlu’nun öncülüğünde Millet İttifakı ile ülkeyi AKP’den kurtarma mücadelesine başladılar. Son Yerel Yönetim seçimlerinde Millet İttifakının desteklediği BOP Projesi ile seçilen Erdoğan, iktidarı kaybedeceğini anlayıp, anketlerde hızla düşüşe geçtiğini anlayınca baskı yöntemlerini de o ölçüde artırarak, her türlü yasadışı, anayasa dışı arayışlarını artırdı. Son olarak Bahçeli-Destici desteğiyle ‘’dezenformasyonla mücadele’’ ambalajındaki asıl amacı olan ‘’SANSÜR YASASI’’ ile Hitler Almanya’sında Joseph GÖBBELS,  Abdulhamit döneminin ‘’İSTİBDAT’’ Rejimini son çare olarak AKP-MHP oylarıyla meclisten geçirmek zorunda kaldı. AKP Milletvekili Ahmet Özdemir Meclis konuşmasında : ‘’ Bu yasayı özellikle 29. Maddeyi ABD ile görüştük!’’ sözünü ağzından kaçırmış olabilir mi? Apar-topar Anayasa Mahkemesine iktidarın yandaş hakim atamasını yapmışken AYM’den bu yasanın reddini mi bekliyorsunuz? HSYK’ya göstermelik aday göstermekle Demokrasiye katkınız mı oluyor? Demokrasiyi dinsizlik sayanlardan Demokratik tavır mı bekliyorsunuz? Mecliste güzel nutuklar atmakla Anayasada hak olan halkla birlikte: ‘’Direnme hakkını’’ kullanmaktan kaçmakla Şimdiye kadar mecliste hangi yasayı geçirebildiniz? A Haberin ‘’devrim’’ diye tanımladığı yasanın aynısı Angola’da var. Erdoğan- MHP birlikteliği açıkça rest çekiyor: ABDÜLHAMİT Mİ-ATATÜRK MÜ? Seçin birini diyorlar. Atatürk kurtuluşu sadece meclisle kazanmadı: Kadın-erkek bütün halkla birlikte kazandı… Okuyun Nutuk’u Çözümü orada görürsünüz! Yıldız AKALIN  (* 1) Libya, Mısır, Sudan, Irak, Afganistan, Suriye, Pakistan ve Türkiye’de ABD tarafından BOP Projesi kapsamında o ülke içindeki işbirlikçilerle demokratik gelişmeleri, sömürüye karşı ,ABD karşıtı, Talibancı, İhvancı, Müslüman Biraderler ve İslam dışı tarikatlarla engellemek için Erdoğan, Mursi, Ömer El Beşir, Erdoğan görevlendirilmişti. Mısır’da Mursi, Sudan’da Ömer El Beşir devrilince o ülkelerde  devrimler peş peşe gelmeye başladı…