Manisa'nın Salihli ilçesinde, UNESCO Global Jeoparkı sınırları içindeki volkanik taşlar, nesilden nesile aktarılan çömlekçilik geleneğiyle işleniyor. Bu taşlar, dayanıklı güveç ve tencerelere dönüştürülüyor.
Jeopark alanından alınan volkanik taşlar, mahalledeki erkekler tarafından evlere getiriliyor. Taşlar, öğütme makinelerinde toz haline getiriliyor. Elde edilen taş tozu, dere yataklarından çıkarılan kil ile karıştırılarak çamur yapılıyor.
Evlerin avlularındaki tezgahlarda kadınlar, bu çamurdan güveç ve tencere şekillendiriyor. Ürünlerin pişirilmesi ve pazarlanması ise erkekler tarafından yapılıyor. Volkanik yapının sağladığı doğal dayanıklılık ve parlaklık sayesinde ürünlerde sırlama işlemine gerek kalmıyor.
1830 nüfuslu mahallede çömlekçilik, 25 hanenin ana geçim kaynağını oluşturuyor. Ürünler, aracılar vasıtasıyla Türkiye'nin çeşitli illerine ve yurt dışına gönderiliyor. Özellikle Kurban Bayramı öncesinde ürünlere yoğun talep oluyor.
Yaklaşık 30 yıldır babaevinde öğrendiği mesleği sürdüren çömlek ustası Emine Tangüç, zorlu üretim sürecine rağmen işlerini severek yaptıklarını belirtti.
Tangüç, çömlekçiliğin yüzyıllardır mahalledeki kadınların omuzlarında yükselen bir miras olduğunu vurguladı. Elleriyle şekillendirdikleri her kapta büyük emek ve sabır bulunduğunu söyledi.
Sabah erken saatlerde tezgah başına geçtiklerini ifade eden Tangüç, tüm zorluklara rağmen bu ata yadigarı mesleği gelecek nesillere aktarmak için var güçleriyle çalışmaya devam ettiklerini anlattı.
Bu meslekle geçimlerini sağladıklarını belirten Tangüç, "Allah bereket versin, rızkımızı kazanıyoruz, geçiniyoruz. Zahmetli bir işimiz var ama halimizden memnunuz. Satışlarımız genelde istikrarlı seyrediyor, ancak Kurban Bayramı döneminde talep daha da artıyor." dedi.
Mahalledeki ustalardan Sabriye Balkan da 30 yıldır bu mesleği yaptığını ve üretimin büyük emek gerektirdiğini kaydetti.
Çamurun hamur gibi yoğrulup hazırlandığını açıklayan Balkan, şunları ekledi:
"Bu mesleği genç yaşta babamdan öğrendim. Çocuklarımın ve torunlarımın devam ettireceğini sanmıyorum. Maalesef bu meslek yavaş yavaş ölüyor. Sabır ve güç isteyen bir işimiz var; bütün gün tezgah başında çamurla uğraşıyoruz. Gençler artık bu zahmetli zanaata ilgi göstermiyor, hazır işlere yöneliyorlar. Bizler elimizden geldiğince bu ata yadigarı mesleği yaşatmaya çalışsak da bizden sonra devam ettirecek kimsenin olmayacak olması bizi üzüyor." diye konuştu.












Kommentare
0 KommentareNoch keine Kommentare zu diesem Artikel. Seien Sie der Erste!