ŞAM (AA) – MUHAMMED KARABACAK - Yüz yılı aşkın süredir farklı coğrafyalara uzanan sürgünlerin izlerini ruhlarında taşıyan Çerkeslerin hikayesi, Suriye'deki iç savaşın ardından yeni bir göç dalgasıyla devam ederken, savaşın ilk yıllarında çocuk yaşta Türkiye'ye sığınan Taya ve Zeyd Recep kardeşler 12 yıl sonra geldikleri Şam'da ülkenin geleceğine umutla baktıklarını söyledi.

Kafkasya'dan Osmanlı topraklarına, oradan Golan Tepeleri ve Şam'a uzanan sürgün yolculuğu, 2011'de Suriye'deki iç savaş sonrası Türkiye'ye uzanan yeni bir göç dalgasıyla Çerkeslerin kolektif hafızasındaki canlılığını koruyor.

İç savaşın başladığı dönemde henüz 9 yaşında olan Taya ve 6 yaşında olan Zeyd, 2014 yılında yaşadıkları Şam’ın Rukneddin Mahallesi'ni terk ederek İstanbul'a sığınmak zorunda kaldı.

Atalarının yaşadığı sürgünlerin kendi kuşaklarında da tekrarlanmasının yarattığı endişeyi taşıyan Recep kardeşler, bir yandan kimlik ve kültürlerini koruma mücadelesi verirken, diğer yandan da eğitimlerini sürdürdü.

Taya Recep İstanbul'da Yeni Yüzyıl Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde, Zeyd Recep ise Gebze Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü'nde öğrenimine devam ediyor.

Çocuk yaşta ayrıldıkları Şam'a, 12 yıl sonra Suriye-Türkiye Çerkes Gençlik Buluşması vesilesiyle gelen kardeşler, hasret kaldıkları şehirlerine, akrabalarına ve çocukluk hatıralarının izlerini taşıyan sokaklara kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor.

Geçmişte yaşanan sürgünlerin izlerini taşısalar da Suriye'nin geleceğine umutla bakan kardeşler; kimlik, aidiyet ve kültürel bağların gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkati çekiyor.

Yıllar sonra ilk kez doğdukları kente dönen kardeşler, AA muhabirine, bu yolculukta yanlarında yalnızca anılarını değil; kimlik, aidiyet ve geleceğe dair düşünce ve sorgulamalarını da taşıdıklarını anlattı.

- "Yıkılmış evlere baktıkça altında insanların öldüğünü düşünüyorsunuz"

Yeni Yüzyıl Üniversitesi öğrencisi Taya, Şam'a gelene kadar heyecan hissetmediğini ancak havalimanında dayısını gördüğü anda yaşadıklarının gerçek olduğunun farkına vardığını söyledi.

"Bir yere gidiyordum ama nereye gittiğimi bilmiyordum. Havalimanında bizi bekleyenleri görünce her şey gerçek oldu." diyen Taya, çocukluk anılarının büyük bölümünü hatırlamasa da kendisini yabancı hissetmediğini dile getirdi.