İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez’in yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının oy kullanma hakkına ilişkin sözleri, Almanya’da yaşayan biz Türk vatandaşları açısından önemli bir tartışmayı gündeme getiriyor.
Çömez, TBMM’de yaptığı konuşmada Londra’da bir restoranda karşılaştığını belirttiği Mehmet Tekin isimli bir kişiden söz etti. Çömez’in kendi anlatımına göre Tekin, Türk vatandaşı olduğunu ve Londra’da oy kullanacağını ifade etmiş.
Çömez, bu örnek üzerinden yurtdışında yaşayan ve Türkiye ile bağının sınırlı olduğunu düşündüğü kişilerin Türkiye seçimlerinde oy kullanmasını eleştiriyor. Bu sözler TBMM’nin resmi tutanaklarında da yer alıyor.
Ben ise bu yaklaşımı doğru bulmuyorum.
Çünkü yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının oy hakkı, yalnızca sandığa atılan bir oydan ibaret değildir. Bu hak, milyonlarca insanın Türkiye ile arasındaki hukuki, demokratik ve manevi bağın önemli unsurlarından biridir.
Ben hoşgörünüze sığınarak, kendimden bir örnek vermek istiyorum.
50 yıldır Almanya’da yaşıyorum.
Kuzey Almanya’da, Türkiye ve Türk toplumunun daha iyi tanınması, Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin güçlenmesi ve toplumumuzun yaşadığı sorunların çözümüne katkı sağlamak amacıyla yıllardır gönüllü çalışmalar yürütüyorum. Başkanlığını yaptığım TÜRGEM’de arkadaşlarımızla birlikte bu çalışmaların içinde olduk.
Arkadaşlarımızdan bazıları, ağır işlerde çalıştıklarından, erken emekli olmak durumunda kaldılar. Bu nedenle aldıkları emekli maaşları düşük olduğundan, bu insanlarımız belediyelerden ev kirası yardımını mahcubiyet duyarak almaktalar.
Ama bu insanların yüreklerindeki Türkiye sevgisi hiç eksilmiyor.
Şimdi bir milletvekili, yurtdışında yaşayan insanların Türkiye’nin geleceği konusunda söz sahibi olmaması gerektiği yönünde bir yaklaşım ortaya koyduğunda, elbette buna itiraz ederim.
Çünkü bizler yalnızca seçim zamanı Türkiye’yi hatırlayan insanlar değiliz.
Yıllardır bulunduğumuz ülkelerde Türkiye’yi anlatıyor, Türkiye’nin ve Türk toplumunun daha iyi tanınması için emek veriyoruz.
Lübeck Belediye Sarayı’nda Prof. Dr. Türkan Saylan’ın ve eski Büyükelçimiz Dr. Onur Öymen’in katıldığı konferanslar düzenledik.
Türkiye Cumhuriyeti’nin 75. kuruluş yıldönümünü, dönemin TBMM 2. Başkanı Uluç Gürkan’ın katılımıyla Lübeck Belediye Sarayı’nda kutladık.
Eski Dışişleri Bakanımız Prof. Dr. Mümtaz Soysal’ı Lübeck’te konuk ederek konferans düzenledik.
Bunları ve daha birçok çalışmayı, Türkiye’ye ve Türk toplumuna karşı duyduğumuz sorumluluk duygusuyla yaptık.
O halde sormak hakkımızdır:
Bizler yıllardır Türkiye’nin tanıtımı, Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve Türk toplumunun sorunlarının anlatılması için emek verirken, Türkiye’nin geleceği konusunda söz söyleme ve oy kullanma hakkımız neden tartışma konusu yapılsın?
Elbette yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın Türkiye seçimlerinde oy kullanması konusunda farklı görüşler olabilir. Demokratik bir toplumda bu görüşlerin tartışılması doğaldır.
Fakat milyonlarca yurtdışı seçmenini tek tek değerlendirmek yerine, bir veya birkaç örnek üzerinden yurtdışında yaşayan vatandaşların tamamını aynı kefeye koymak doğru değildir.
Mehmet Tekin örneği üzerinden ortaya konulan eleştirinin de milyonlarca yurtdışı vatandaşının tamamına mal edilmemesi gerekir.
Çünkü bizler farklı hayatlar yaşayan, farklı mesleklerde çalışan, farklı siyasi düşüncelere sahip milyonlarca insanız.
Kimimiz Almanya’ya genç yaşta işçi olarak geldi, kimimiz burada doğdu; kimimiz akademisyen, kimimiz esnaf, kimimiz emekçi, kimimiz iş insanı oldu.
Ama ortak bir noktamız var:
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığımız devam ediyor.
Bugün yurtdışında yaşayan ve gerekli şartları taşıyan Türk vatandaşlarının Türkiye’deki seçimlerde oy kullanma hakkı vardır. Bu hak, Türk seçim mevzuatında açıkça düzenlenmiştir.
Dolayısıyla bu hakkın nasıl kullanılacağı ve yurtdışı seçmenlerin seçimlere katılımı demokratik hukuk düzeni içinde elbette tartışılabilir. Ancak yurtdışında yaşayan vatandaşların Türkiye’nin geleceği hakkında söz söylemeye hakkı olmadığı yönündeki genellemelere itiraz etmek de bizim en doğal hakkımızdır.
Sayın Turhan Çömez’e buradan açıkça soruyorum:
Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının Türkiye’ye olan bağını güçlendirmek yerine zayıflatabilecek bir yaklaşımın kime ne faydası olacaktır?
Bizim oyumuz yalnızca bir sandıkta kullanılan bir oy değildir.
O oy aynı zamanda Türkiye ile aramızdaki bağın devam ettiğinin bir ifadesidir.
Bizler Almanya’da yaşarken de Türkiye’nin meselelerini takip ediyor, Türkiye’nin dünyada daha iyi tanınması için çalışıyor ve ülkemizin demokratik geleceği konusunda söz söyleme hakkımızı koruyoruz.
Benim itirazım Turhan Çömez’in farklı bir siyasi görüşe sahip olmasına değil.
Benim itirazım, yurtdışında yaşayan milyonlarca Türk vatandaşının demokratik iradesinin bir veya birkaç örnek üzerinden değersizleştirilmesine yönelen anlayışadır.
Sayın Çömez;
Bizler de bu ülkenin vatandaşlarıyız.
Bizler de yıllarca emek verdik; Türkiye’ye maddi ve manevi katkılarda bulunduk.
Bizler yıllardır bulunduğumuz ülkelerde Türkiye’nin ve Türk toplumunun sesi olmaya çalışıyoruz.


Kommentare
…Kommentare werden geladen…