19 Mayıs 1919 Samsun’da Mustafa Kemal önderliğinde başlatılan Kurtuluş Savaşı, İşgal güçlerinin silahlı taşeronu Yunan Ordusunun Akdeniz’e dökülmesiyle
9 Eylül 1922’de zaferle sonuçlanmıştı.
Lozan’da yüzbinlerce şehidin kanıyla kazanılmış Bağımsız
Türkiye Cumhuriyeti onanırken, hanedan
ve işbirlikçi hainler İngiliz gemileriyle ülkeden kaçıp gittiler.
Emperyalizme karşı
silahlı devrimini, yoz bir kabile kültüründen çağdaş
kültür devrimini, Laik Cumhuriyetle
ideolojik (siyasal) devrimini halkla birlikte gerçekleştiren Mustafa Kemal, aynı zamanda gerici işbirlikçilerin bu devrimleri isyanlarla engelleme çabalarına ödün vermeden yoluna devam etti.
Mustafa Kemal Atatürk’ün erken ölümünden sonra Cumhurbaşkanı İnönü, Türkiye’yi emperyalizmin çıkar savaşı olan
2.Dünya Savaşına sokmayarak hem Türkiye’yi savaşın merkezi olmaktan hem de Türk askerinin nedensiz ölmesini önledi.
Hele İnönü’nün Toprak Reformu yasa tasarısı, Köy Enstitüleriyle köylüyü aydınlatma projesine karşı, hem Toprak Ağalarınınhem de gerici yobazların da içinde bulunduğu DP kurduruldu.
İktidarın dinci kesimleri hoşnut etme yanlışlıkları Toprak Ağaları koalisyonun gelişimini sağladı.
1950 Seçimlerinde DP iktidarını belirli çevrelerin karşı çıkmasına rağmen İnönü iktidarı DP’ye devretti.
DP İktidarında Siyasal İslamcıların önü açılarak, devlet katmanlarında
Komünizmle Mücadele Dernekleri (ülkücü ağırlıklı) ve
İlim Yayma Cemiyeti ve
MTTB (Şeriatçı) ABD ve Suudi Arabistan güdümünde örgütlenmelerin önü açıldı.
1960 sonlarında
ABD’nin 6. Filosu, Türkiye’de
Laik, cumhuriyetçi, Kemalist gençlik, sendikacılar, sivil toplum örgütleri tarafından büyük protestolara neden olmuştu.
En ilginci ise İzmir’de genelev çalışanları bol paralı ABD askerlerini
‘’dükkânımız size kapalıdır’’ diyerek
İçeri almamalarıydı.
- Filo İstanbul’a geldiğinde, ABD askerlerini solcu ve Kemalist gençler denize attılar.
Bunun üzerine
Bugün Gazetesinde Mehmet Şevki Eygi’nin çağrısıyla
16 Şubat 1969 da
MTTB ve İlim Yayma Cemiyeti 6. Filoyu Kıble yaparak protesto namazı kıldılar.(* 1)
Polisin korumasındaki
MTTB ve
İlim Yayma Cemiyeti militanları dinimize saldırıyorlar yalanıyla iki solcu genci katlettiler.
(** 2)
- Dünya Savaşında Hitler’in saflarında savaşa katılmamızı isteyen Avrasyacılar, Ülkücüler kimliğiyle bu işbirlikçilerin yanlarında yer alarak sol ve Kemalist gençliğe karşı Hitlerjugend benzeri vurucu timler oluşturarak devlet desteğiyle cinayetler işletildi.(bugünkü Perinçek-Bahçeli-Erdoğan birlikteliği gibi)
MTTB ve İlim Yayma Cemiyeti
- Komünizmle Mücadele Derneklerinin kurucuları
Mehmet Şevki Eygi
Abdullah Gül, Kadir Mısıroğlu, İsmail Kahraman, Recai Kutan, İsmail Müftüoğlu, Fetullah Gülen, Fethi Tevetoğlu, Necip Fazıl Kısakürek.(***3) (Bu günkü AKP kadrosunun öncüleri)
Recep Tayyip Erdoğan, Kadir Mısıroğlu yakınlığı, Erdoğan’ın gençlik yıllarında
MSP İstanbul Gençlik Başkanlığı seçimlerinde Divan Başkanı olan Kadir Mısıroğlu ve parti müfettişi Yakup Yıldırım’ın karşı adayın oylarını ceplerine koyarak alenen hile yaparak kazandırılmasıyla başlamıştı.
MTTB, Komünizmle Mücadele Dernekleri, İlim Yayma Cemiyeti içerisinde eğitim, deneyim ve sermaye alanında tanınmayan
Recep Tayyip Erdoğan’ın seçilmesi her kesimi şaşırtmasına rağmen, bugün gelinen noktada emperyalizmin bu konuda her olasılığı hesapladığının göstergesidir.
Erdoğan’ın hırsı, zaafları, en ince ayrıntısıyla yıllarca incelenerek,
CİA-İsrail-AB Beyaz Saray ittifakı ile
Uygulanan BOP projesi için insanlığa, ülkeye, barışa vereceği acıyı, yıkımı değil, kendine ve ailesine maddi ve iktidar
sayesinde edinilecek
İTİBAR (!) hedeflenmişti.
Aslında iktidardaki Erdoğan, Kadir Mısıroğlu’nun Kurtuluş Savaşına, Laik çağdaş Türkiye ve Mustafa Kemal Atatürk düşmanlığının özünü oluşturmaktaydı.
Kadir Mısıroğlu, iktidarda olsaydı, Erdoğan’dan daha fazlasını yapamazdı.
Çünkü o gerçekten demokrasi, Türkiye, Atatürk, düşmanlığında Erdoğan gibi yerine göre çark ederek sular durulduktan sonra kaldığı yerden devam edemezdi.
Erdoğan’ın tükenme dönemine girdiği bu dönemlerde aynı saflarda kılıç sallayan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın cinnet dönemine girdiği bu dönemde artık sağcısını, solcusunu, hatta AKP müritlerinin bile yokluk, yoksulluk çemberinde isyanı durdurmak için
‘’Fiyatları tayin eden Allah’tır!’’ Fetvasına Perinçekçiler bile inanamadı.
(****4)
Dış düşmanlar tutmadı, Allah’ı devreye sokalım mı? Diyorsunuz
Yoksa bilerek-bilmeyerek Sarayı mı işaret ediyorsunuz?
Bu fetva akla: ‘’
Şecaat arz ederken Merdi-Kıpti sirkatin söyler!’’
Sözü bugün için söylenmiş gibi…
Yıldız AKALIN
(*1 Araştırmacı Cengiz Özakıncı, Şevket Eygi'nin Kanlı Pazar'dan tam 20 gün sonra hesabına yatan bir parayı bulup çıkarttı. Üstelik belgeye göre 'Kanlı Pazardan tam 20 gün sonra Hollanda'da bir bankaya Mehmet Şevket Eygi adına 350 bin dolar yatırılmıştı. München Commerzbank, Jurnalist Mehmet Şevki Eygi.
Konto No: 86473/4936. Tarih: 8.3.1969.
Para Cidde'den gönderilmişti. Uğur Mumcu'nun deşifre ettiği Rabıta örgütünün bu para olayında bağlantısı bulunmuştu
(**2) Gezi Direnişinde de ;‘’Gençler Camide İçki İçtiler! 60 üst tarafı çıplak, elleri eldivenli adamlar bebekli, türbanlı kadını taciz ettiler, çocuk arabasında çocuğun üzerine işediler. Camileri yaktılar. Cuma günü videodan yayınlayacağız!’’ Demelerine rağmen, seneler geçti videoda yayınlamadılar.
Cami’nin müezzini, Ben dindar insanım, yalan söyleyemem gençler asla içki içmedi!’ ’Dediği için
Uzak bir başka Cami’ye sürüldü. Yakılan Cami adını isi hiç açıklamadılar.
(***3) Necip Fazıl Kısakürek, DP iktidarında kumar ve gece hayatı nedeniyle çok borçlanıp darda kaldığında Menderes’in defalarca verdiği paralarla kalemini ilk satan şair olarak tarihe geçmişti.
(****4) ‘’Bir Akara-Makara’’ ayetleri üfleyerek hırsızlığa, ahlaksızlığa perde ören sapkınları Büyükelçi atamayı da ancak Siyasal İslamcılar yapardı. Onu da yaptılar.
Comments
0 commentsNo comments on this article yet. Be the first!