Türkiye sınırında gümrük memurları sanki içimden geçenleri anlıyor gibi davrandılar. Nihayet sınırlarda beklemeden, eziyet çekmeden işlemleri yapıyorlar. Candan sıcak davranışlarla ayrılıkların zorluğunu azaltıyorlar. En çok anadilimden ayrılmak zor geliyor.
Eve Dönüş birinci bölümde Bulgaristan sınırına gelmiştim.
Artık Bulgaristan sınırı çoğunluğun içinde taşıdığı türk düşmanlığının, ön yargıların başladığı bir sınır olmaktan çıktı. Avrupa topluluğuna üye olduğundan beri tam tersine dostluk sınırı intibasını veriyor. Çok dil bilen gümrük memurlarından en az biri türkçe biliyor ve komşu diye hitap ediyor. Hatta tatilimizi nerede ve nasıl geçirdiğimizi sorarak Türkiye hakkında bilgi ediniyorlar.
İlk konakladığımız Razgrad şehrinde çok sayıda türk yaşıyor. Taksi şoförlerinin çoğu Almanya'da çalışıp dönen türk kökenli bulgar vatandaşlarından oluşuyor.
Lüleburgaz sokağındaki otelimizde cep telefonu aracılığı ile bir cami olduğunu öğreniyoruz. Neden yalnız kız çocuklarının türkçe öğrendiğini, anlıyamadım doğrusu. Türk televizyon yayını izliyoruz.