''İmtiyazlı ortaklık kabul edilemez''

Türkiye'nin AB Daimi Temsilcisi Büyükelçi Volkan Bozkır, Türkiye'nin tam üyeliğinin artık herkesin kabul edebileceği belirli bir zaman dilimi içine oturtulması gerektiğini söyledi

Bozkır, AB Genel Sekreterliğinin koordinasyonuyla, Marmara Üniversitesi AB Enstitüsü, Bremen Üniversitesi Jean Monnet Avrupa Hukuk Kürsüsü ve Bremen Göçmenler ve Kültürlerarası Araştırmalar Merkezi tarafından, Almanya'nın Bremen kentinde düzenlenen ''Günümüzde Türkiye ve Avrupa'nın Geleceği'' konulu toplantıya konuşmacı olarak katıldı. 

Konuşmasında Türkiye'nin AB üyeliği süreci konusunda bilgi veren Bozkır, ''Bizim tempomuzu, önceliklerimizi, AB'nin öncelikleri ve temposuna göre ayarlamamızdan daha büyük bir yanlış olamaz. Bizim tekrar 50 yıl beklemeye tahammülümüz yok. İmtiyazlı ortaklık da kabul edilemez. Tam üyeliğin artık herkesin kabul edebileceği bir tarih diliminin içine oturtulması lazım'' dedi.

AB sürecinde geriye bakarak oyalanmak yerine ileriye bakarak hareket edilmesi gerektiğini belirten Büyükelçi Bozkır, ''AB, Türkiye için aslında nihai hedef değildir. AB üyeliği Türkiye için esas hedefe giden en önemli araçtır. Türkiye'nin esas hedefi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda ortaya konulmuştur. Demokratik, laik, insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne saygılı, Batı medeniyetiyle bütünleşmiş bir Cumhuriyet'tir. Buna ulaşmak için hangi yol geçerliyse Türkiye o yoldan gidecektir. AB yolu şu sıralar bu hedefe ulaşmak için en güçlü yoldur. Türkiye'yi AB anlayışının seviyesine getirebilirsek, ondan sonra AB bizi üye almış, almamış önemli değil diye düşünüyorum'' şeklinde konuştu.

Türkiye'nin AB'ye ne verebileceği şeklindeki bir soruya karşılık da Bozkır, Türkiye'nin geleceğin ''süper gücü'' olarak gösterildiğini ifade ederek, büyük oranda genç nüfusuyla zengin doğal kaynakları bulunan Türkiye'nin, ticari ilişkileri, ekonomisi, stratejik konumu ve güçlü ordusuyla AB'ye güç katacağını kaydetti.

''AB ÜYELİĞİNE SAHİP ÇIKIYORUZ''

Türkiye-AB ilişkileri üzerine konuşan CHP Milletvekili ve eski Büyükelçi Onur Öymen ise, Türkiye'deki demokrasi ve insan haklarına büyük önem verdiğini açıklayan AB'nin, Türkiye'de son zamanlarda yaşanan tutuklamalar karşısında sessiz kalmasının ve Kıbrıs konusunda adil davranmamasının Türkiye'de AB'ye duyulan güvenin azalmasına neden olduğunu savundu.

Konuşmasında demokrasi ve laikliğin önemine değinen Öymen, ''Biz AB üyeliğine sahip çıkıyoruz. AB ile hareketimiz, çevremizde demokrasiyi güçlendirir'' dedi. 

Öymen, Türkiye için kabul edilemez olduğunu belirttiği ''imtiyazlı ortaklık'' teklifinde bulunan Almanya'nın, Türkiye'nin AB üyeliğine neden karşı çıktığı sorusunun bir cevabı olmadığını ifade ederek, çifte vatandaşlık konusunda da Almanya'nın olumsuz tutumunu anlayamadıklarını kaydetti.

Öymen, ''Halbuki çifte vatandaş olanlar, Almanya ve Türkiye'ye zenginlik katacaklardır. Bu da gelecek için 'süper güç' olarak gösterilen AB'nin yararınadır'' diye konuştu. 

Türkiye'nin Hannover Başkonsolosu Aydın İlhan Durusoy ve Türkiye'nin Bremen Fahri Konsolosu Yasemin Vierkötter'in de izlediği toplantıya, Almanya ve Türkiye'den çok sayıda bilim adamı, siyasetçi ve bürokrat da konuşmacı olarak katıldı.

(A.A) Birol TAN – Evren AYDEMİR