Çinli binlerce asker Urumçi sokaklarında
Çinli binlerce asker, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin savaş alanına dönen merkezi Urumçi'de, sükuneti sağlamak için "gövde gösterisi" yapıyor
En az 156 kişinin öldüğü, 1080 kişinin yaralandığı Urumçi'de hem Han Çinlilerinin, hem de Müslüman Uygur Türkleri'nin nasıl tekrar barış içinde yaşayacakları merak konusu. Rusya, Moğolistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Afganistan, Pakistan ve Hindistan ile sınırları bulunan Sincan, doğal kaynaklarının zenginliğiyle de dikkat çekiyor.
Singapur Doğu Asya Enstitüsü'nden Çinli siyaset uzmanı Bo Zhiyue, "Çin, eninde sonunda güç kullanmak zorundaydı. Eğer bu olmazsa, olaylar kar topunun çığa dönüşmesi gibi artardı. Bunu her hükümet yapardı" yorumunu yaptı.
Han Çinlileri, askerlerin kentteki varlıklarından memnun olsa da, Uygur Türkleri endişe içinde. Adila ismindeki bir Uygur kadını, "Bu askerler bizi korkutuyor, zaten bu amaçla gelmişler. Bu kadar çok askere karşı biz ne yapabiliriz ki?" diye tepkisini dile getiriyor. Adila, eşinin bir Han Çinlisi için kamyon şoförlüğü yaptığını, ancak bundan sonra bu durumun sürüp sürmeyeceğini bilemediğini dile getiriyor. Adila, "Onlar bizden nefret ediyor, biz de bundan korkuyoruz" diyor.
Silahlı ve zırhlı ağır araçların oluşturduğu konvoylar kilometrelerce uzanıyor. Helikopterler, çatıların sadece birkaç metre üstünden geçerek alçak uçuşlar yapıyor ve uyarıcı broşürler bırakıyor. Bazı askeri araçlarda Çince, "Ayrılıkçılar ülkeye ve onun insanlarına felaket getirir" ifadeleri dikkat çekiyor.
China Daily gazetesinde çıkan bir habere göre, 5 Temmuz'da patlak veren olaylara katılan göstericilerin Sincan'ın güneyinden oldukları iddia ediliyor. Adina isimli bir cerrahtan konuyla ilgili demeç alan gazetenin haberinde, bu protestocuların farklı elbiseler giydikleri ve değişik aksanlarda konuştukları öne sürüldü.
| |
LE MONDE: '' ÇİN, UYGURLARI SÖMÜRÜYOR
Fransa, Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşanan olaylar hakkında henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak Fransız basını Sincan'daki gelişmeleri gündemine taşımaya devam ediyor.
Fransa'nın en çok satan gazetelerinden Le Monde, editoryal köşesini Sincan'da yaşananlara ayırdı. Yazıda Çin yönetiminin Uygurlara karşı uyguladığı politikanın, sömürgecilik olduğu dile getirildi. Bölge halkına ekonomik refah ve çağdaşlık getirdiğini iddia eden Çin hükümetinin, 20. yüzyılda Avrupalıların Asya'da yaptığını tekrar ettiği kaydedildi.
Tibet'e olduğu gibi Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ne de Han Çinlilerinin yerleştirilmesi ve yerel halkların azınlık durumuna düşürülmesinin tepki oluşturduğu belirtilen yazıda, Çin'in baskılarının bundan sonra öfkeyi dindiremeyeceği savunuldu.
Bu arada, Paris'te yaşayan Uygurlu Türkler, Sincan olayları sonrasında ilk protesto gösterilerini Trocadero Meydanı'nda düzenledi. 50'nin üzerinde Uygur Türk'ü uluslararası toplumdan yardım isteyerek, Uygur halkına yapılan katliamın durdurulması çağrısında bulundu.
UYGURLAR, OLASI "BELALARA" HAZIRLANIYOR
Urumçi'nin Uygur mahallelerinde tedirgin bekleyiş sürüyor. Kendi dernek binalarında toplantılar yapan Uygur Türkleri, çıkması muhtemel yeni çatışmalar için hazırlanıyor. Kadın ve erkeklerde büyük bıçaklar dikkat çekiyor.
Stratejik noktalara tahta barikatlar kuran Uygur erkekleri, "Kendimizi koruyoruz" diyor. 20'li yaşlarındaki Turkonate isimli bir Uygur genci, Çinli polisin daha önce yaralanmış gençleri toplayarak bir yere götürdüğünü, daha sonra bu kişilerden haber alınamadığını dile getirdi.
Sürgündeki Uygurların en önemli örgütü olan Münih merkezli Dünya Uygur Kongresi, 5 Temmuz'dan beri meydana gelen şiddet olaylarında 800'den fazla masum Uygurlunun hayatını kaybettiğini açıkladı.
OLAYLARIN TIRMANMASI OLASILIĞINDAN ENDİŞE DUYULUYOR
Dünya Uygur Kurultayı Başkan Yardımcısı Asgar Can, kurultay üyelerinin Sincan Uygur Özerk Bölgesindeki olayların tırmanması olasılığından endişe duyduğunu bildirdi.
Can, Kurultay Genel Sekreteri İsa Dolgun ve Sosyal Demokrat Parti (SPD), Almanya'nın Münih kentinde Bavyera eyalet meclisi üyesi Markus Rinderspacher'in katılımıyla düzenlenen basın toplantısında, Sincan Uygur Özerk Bölgesindeki olaylar bilgi verdi.
| |
Can, Çin'in uyguladığı sansür ve iletişim imkansızlıkları nedeniyle kendilerine ulaşan bilgilerin görgü tanıklarına ve tahminlere dayandığını ifade ederek, ölü Uygur sayısının yüzler, tutuklu sayısının da binlerle ifade edilebileceğini, Münih'teki kurultay üyelerinin, bölgede yaşayan yakınlarının akıbeti konusunda ve olayların tırmanması olasılığından endişe duyduğunu belirtti.
Çin'den tam bağımsızlık talepleri olmadığını ifade den Can, sözde özerk olan bölgede yaşayan toplumun, kendi kaderini tayin etmesinin şartlarının oluşması halinde, bağımsızlık konusunda kararını kendisinin vereceğini ifade etti.
Uygurların, büyük Türk ulusunun bölgede kalmaya devam eden bir parçası olduğunu belirten Can, Almanya başta olmak üzere, Batılı ülkelerin Çin hükümeti üzerindeki etkinliğini kullanmasını istedi.
Rinderspacher de, Uygur toplumuyla dayanışma içinde olduklarını kaydederek, Çin'in uyguladığı siyasi ve kültürel baskılara son vermesini ve Dünya Uygur Kurultayının muhatap alınmasını istedi.
(CİHAN) (A.A)










Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!