"Bir toplumu yok etmek için, silahlara gerek yok. Lisanını unutturmak yeterlidir."
Konfüçyüs
İnsanın çocukken anasından veya diğer aile fertlerinden öğrendiği ilk dildir. Anadili öğrenirken çocuk ders almamıştır. Anadilinde çocuk bluğ çağına, yani oniki onüç yaşına kadar tek dilli büyürse, ömrü boyunca en iyi düşündüğü, rüya gördüğü konuştuğu dil olarak kalır. Sonradan öğrenilen diller bu dili geçemez. Anadil nesilleri birbirine bağlar. Kültür, din, örf ve adetler anadili ile aktarılır.
Ana dil ise, bir veya birden çok dilin kaynaklandığı dile denir. Başka diller türetmiş olan dildir. Türk dilleri, ana dilden gelişen diller anlamına gelir ve ayrı yazılır.
Okula başlayana kadar türkçe konuşan çocuk, almanca okuma yazmaya başlıyorsa, karşımıza çok değişik bir sorun çıkıyor.
Yetmiş yıllarında durum böyleydi. Bu durumlarda yalnız öğretmen olmak yetmiyor. Uzmanlık gerekiyor, sınıf veya ders öğretmeni o çocuğun dil sorununu diğer çocuklara iyi anlatmalıdır. Çocuğa geri zekâlı muamelesi yaparsa, çok zeki olan bir çocuk bile geri zekâlılar (Sonderschule) okuluna gönderilebilir.