''Uyum asimilasyon demek değildir''

Almanya'nın eski başbakanı Gerhard Schröder, uyumun "asimilasyon" anlamına gelmediğini söyledi

Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen "Uyum ve Basın Ödülleri" töreni, Schröder'in himayesinde, Almanya'nın Hannover kentindeki "Orangerie" gösteri merkezinde yapıldı.

Törene, Schröder'in yanı sıra UETD Aşağı Saksonya Başkanı Muammer Duran, UETD Genel Sekreteri Salih Altınışık, Türkiye'nin Hannover Başkonsolosu Aydın İlhan Durusoy, Aşağı Saksonya Eyaleti İçişleri Bakanı Uwe Schünemann, Aşağı Saksonya Eyaleti Uyum Sorumlusu Honey Daihimi, Hannover Belediye Başkanı Bernd Strauch, Hannover Emniyet Müdürü Uwe Binias ile çok sayıda Türk ve Alman davetli katıldı.

Schröder, törende yaptığı konuşmada, uyumun göçmenlerin toplumsal yaşama aktif olarak katılması anlamına geldiğini, ancak politikacıların bu konuda tek taraflı bir beklenti içerisinde olmamaları gerektiğini belirtti.

Son dönemde yapılan bir araştırmaya göre, Almanya'da yaşayan Türklerin yüzde 45'inin kendisini "istenmeyen" olarak hissettiğinin ortaya çıktığına dikkati çeken Schröder, politikacıların bu duruma tepki göstermesi gerektiğini ifade etti.

Schröder, Almanya'nın bir göçmen ülkesi olduğunu vurgulayarak, "Almanya'da yaşayan her beş kişiden biri, büyük kentlerde ise nüfusun yarıdan fazlası göçmen kökenli. Uyum asimilasyon anlamına gelmemektedir. Farklılıkların kabul edilmesi, bastırılması demek değildir. Uyumda bazı sorunlar yaşamaktayız, ancak sadece eksiklikleri konuşursak bir yere varamayız" dedi.

Bundan 11 yıl öncesine kadar hiçbir politikacının Almanya'nın bir göç ülkesi olduğunu telaffuz edemediğini, 1998 yılında kendisinin başbakan seçilmesiyle bu söylemlerin sona erdiğini belirten Schröder, "Almanya bir göçmenler ülkesiydi ve öyle kalacak" diye konuştu.

Modern göç yasasının da o dönemde yürürlüğe girdiğini ve uyum konusunda somut öneri ve çözümler getirdiklerini hatırlatan Schröder, ön yargıları ve korkuları ortadan kaldırmak için politikacılara büyük görev düştüğünü vurguladı.

Türkiye'nin Almanya'nın en önemli ticari ortağı olduğunu, Almanca ve Türkçeyi iyi bilen gençlerin her iki ülkede de şanslarının büyük olduğunu belirten Schröder, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 2 yıl önce yaptığı bir konuşmada, Almanya'da Türkçe eğitim veren okul ve üniversiteler kurulması gerektiğini belirttiğini, kendisinin de bu öneriyi desteklediğini söyledi.

Schröder, "İstanbul'da 1868 yılından beri Alman okulları var. Almanya'da da uluslararası okullar var. Almanya'da Fransızca, İngilizce, Yunanca eğitim veren okullar bulunuyorsa Türkçe eğitim veren okul ya da enstitüler neden olmasın?" dedi.

"GÜÇLÜ TÜRKİYE AB'Yİ DAHA DA GÜÇLENDİRİR..."

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) üyeliğini desteklediğini de belirten Schröder, "Türkiye'nin tam üyeliğini AB için risk değil, aksine büyük bir şans olarak görüyorum. Bugün Almanya'da yaşayan Türk işverenler, ülkemize 3,4 milyar avro değerinde kazanç getirmekte ve gençlere büyük bir istihdam olanağı sağlamaktadır. AB'nin ekonomik ve politik yönden güçlü üyelere ihtiyacı var. Türkiye bu ihtiyacı en iyi şekilde karşılamaktadır" diye konuştu.

Türkiye'de son yıllarda AK Parti hükümeti tarafından yürütülen demokratikleşme ve reform sürecini de olumlu karşıladığını ifade eden Schröder, Türkiye'de gerek Kürt sorunu gerekse Ermeni meselesi konusunda çok önemli adımlar atıldığını, bu dönüşümlerin tarihsel bir nitelik taşıdığını söyledi.

Schröder, güçlü bir Türkiye'nin AB'yi daha da güçlendireceğine inandığını belirterek, Türk kökenli Almanların da üyeliğe sonuna kadar destek vermesi gerektiğini kaydetti.


Türkiye'nin Hannover Başkonsolosu Durusoy da Almanya'daki göçmenlerin bu ülkenin asıl bireyleri haline geldiğini belirterek, "Eğitim, sanat, ekonomi ve siyasette göçmenler uyum sürecinde önemli mesafeler katetmiştir. Uyum sürecinin tam anlamıyla gerçekleştirilebilmesi için gelecekte de herkes işbirliği içinde çalışmalı" dedi.

Aşağı Saksonya Eyaleti İçişleri Bakanı Schünemann da uyumun anahtarının eğitim olduğunu ifade ederek, göçmen gençlere eğitimlerini tamamlama çağrısında bulundu.

UETD Aşağı Saksonya Başkanı Duran da düzenledikleri ödül töreniyle bir sivil toplum kuruluşu olarak uyuma katkı sağlamak istediklerini belirterek, uyumun tek taraflı olmadığını ve bu konuda Türk sivil toplum kuruluşları olarak çaba harcamaları gerektiğini ifade etti.

ÖDÜLLER

UETD tarafından düzenlenen uyum ödülü yarışmasının 5000 Euroluk birincilik ödülü, Almanya'nın Peine kentinde kız çocuklarının eğitimine ve toplumda aktif rol almalarına yönelik "Ben de Söz Sahibiyim" projesinin yürütücüsü Zahra Deilami'ye verildi.


2000 Euro değerindeki ikincilik ödülü ise gençlerin eğitimine katkıda bulunmak amacıyla "Öğretmenler Oturma Odasında" adlı projeyi yürüten Nina Dieckmann Vakfı'nın oldu. 

Yarışmada, uyum konusundaki olumlu çalışmaları ön plana çıkaran ve bu yönde dizi yazılar yayımlayan "Hannoverschen Allgemeinen Zeitung" (HAZ) gazetesi de 3000 Euro değerindeki basın ödülüne layık görüldü.


(aa)