Berlin'den İstanbul'a gelen bir müzik öğretmeni Türkiye'de kentlerin Avrupa'dan farklı olmadığını, tek farkın camiler olduğunu söylemişti. Saniye farkları ile ezan sesini Berlin'in en işlek caddesi Kurfürstendamm/Breitscheidplatz'da yedi camiden yansıyan ezan seslerini arka arkaya tonlarını sergilemişti.
Dedem Galip Hoca, ezanın yedi kısa cümle olduğunu, çeşitli makamlarda, bestesinin olmadığını ve kulaktan öğrenildiğini söylemişti.
İlk minare Hicret'in 58. yılında Mısır Valisi'nin emriyle yapıldı. Daha önce mescitlerin minareleri yoktu.
Yukarıdaki örnekte olduğu gibi. Ezanın güzelliğini anlamak için mutlaka Müslüman olmak gerekmez. Ezanı okuyan müezzinin sesi güzel, yetenekli ise bir Hıristiyan, Musevi veya Budist de dinleyip, minareden yansıyan ezginin niteliğini değerlendirebilir.
Türkiye'ye geldiğimin en belirli işareti ezan sesi oluyor. Bu ses beni çocukluğuma, yıllar öncesine götürüyor.