Seninle tam yirmialtı senedir tanışıyoruz. Birkaç senedir sana yazdığım mektupları gazetede yayınlandıktan sonra gövdene asıyorum, gelen geçen okuyor.
Senede bir gün dernek başkanı sitenin traktörü ve gönüllü işçilerini veriyor, senin etrafındaki çöpleri topluyoruz. Fakat bu sene biraz geç geldiğimden dolayı başkana söyleyemedim, işçilerin çok işi var Temmuz ve Ağustos aylarında.
Böyle şikâyet ediyordum, seni ziyaret edenlere. Bir hafta önce birden şaşırdım, her taraf tertemiz olmuştu. Balık avlamaya çalışan genç bir Bey'e sordum. Buraya bir melek gelmiş, gördünüz mü, deyince kayınpederi olduğunu söyledi.
İlhan Soytemel otuz kırk kadar naylon torbayı doldurup, çöpleri siteye en yakın çöp bidonlarına taşımış, ter içinde kalmıştı.
İlhan Bey, yetmiş yaşında Ankara'da cep telefonu ve çorap satıyor, aşağı yukarı otuz bin işveren, dükkân sahibi tanıyor, günde 15 km yol yürüyor.