Zaman zaman dernekler eleştiriliyor. Hani derler ya, çocuk eğitimini çocuğu olmayana sorun, o daha iyi bilir. Dernek yönetimine girmeyince verilen özveri göz ardı edilir, eleştiri kolay yapılır.
Türkiye'de dernek çalışmalarının arkasında maddi bir çıkar veya kötü niyet aranıyor. Hâlbuki bu sivil çalışma Avrupa ülkelerinde çok gelişmiştir. Almanya'da gönüllü işlerde, sosyal yardım hizmetlerinde emek verenler birçok kuruluşlardan cumhurbaşkanına kadar toplumda lider rolü olanlar tarafından ödüllendirilir, teşvik edilir. Her fert en az üç derneğe üyedir, İsveç'te bu sayı beşe çıkıyor.
Türkiye'de Çağdaş Yaşama Derneği ve vakıf yöneticilerinin en kısa zamanda suçsuz oldukları ispat edilmelidir. Kardeş Kent derneklerinin başarılı olması Türk kökenlilerin yönetime girmesine bağlıdır. Didim'de bir parkın adı Laubach'tır, Hessen (29 Nisan 1995). Hatırladığım kadarıyla turistik oteller alman gençlerine ev sahipliği yaptılar, onlar da hem tatillerini geçirdiler, hem de parkın inşaatında çalıştılar. Yıllardır desteklediğim halde Berlin-Spandau ile İznik kardeş kent çalışmalarında bir ilerleme kaydedilmedi.