Mutlu olmayı yarına bırakmak, karşıya geçmek için nehrin durmasını beklemeye benzer. Nehir asla durmaz...
Her yıl yeni bir yıla girerken, geçmiş yıla veda eder yeni bir sayfa açarız. Bu yılda aldığımız kararları uygulamaya çalışırız. Ne dereceye kadar kararımıza uyabiliriz, bunu karşımıza çıkacak fırsat veya sorunlar etkileyecektir.
Her insan aynı şeylerden mutlu olamaz. Aç kalan karnı doyunca huzura kavuşur, acısı olan acısı dinince rahatlar. O halde mutluluğun ilk şartı iç dünyamızı sağlam kılmaktır. Yani ne istediğimizi bilmek zorunluluğu, doğru felsefe sahibi olmak gerekir. Mutluluk için bu yeterli değildir. Yaratıcılık, işinden zevk almak, insan ilişkilerinde sağlık şarttır. Mutluluk bir toplamdır. Küçük sevinçler bu toplamı zenginleştirir. Sevinçlerde ortak paydası olsa da insanın yetişmesine, yaşadığı çevreye, tahsil ve kültür seviyesine bağlıdır.