Almanya'ya işçi göçünün 50.yılı
Türk-Alman Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar
Vakfı (TAVAK) Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen, Almanya'daki Türk
göçmenlerin sorunlarının her geçen gün artığını belirterek,
'Türklerin yüzde 43'ü fakirlik sınırının altında yaşamakta,
işsiz oranı da yüzde 30'lar civarında' dedi.
Faruk Şen,
Sosyal Demokrasi Vakfı (SODEV) Onursal Başkanı Ercan Karakaş ve
Eski Almanya Fahri Konsolosu Teyfik Kısacık ile 'Almanya'ya İşçi
Göçünün 50. yılı' etkinlikleri kapsamında Çukurova
Gazeteciler Cemiyetinde basın toplantısı düzenledi.
Şen,
1961'de imzalanan Ankara Anlaşması çerçevesinde ilk olarak 6 bin
700 Türk'ün işçi statüsünde Almanya'ya gitmesinin 50. yılını
kutladıklarını, bu ülkede yaşayan Türklerin sayılarının
günümüzde 3 milyonu aştığını belirtti.
Yaklaşık 980
bin Türk göçmeninin Alman vatandaşı olduğunu dile getiren Şen,
yaptıkları son tespitlere göre, Almanya'da 75 bin Türk
girişimcinin yanında 50 bin Türk üniversite öğrencisi, 10 binin
üzerinde mühendis, mimar ve doktorun yaşamını sürdürdüğünü
söyledi.
900 bine yakın Türk'ün ilk, orta ve üniversite
öğrenimini sürdürdüğü Almanya'da Türk nüfusunun yüzde
49'unu kadınların oluşturduğuna dikkati çeken Şen, '25'in
üzerinde Türk, Alman partilerinde, eyalet veya federal parlamentoda
milletvekili olarak görev almaktadırlar. Ayrıca, Almanya'da bin
400 Türk belediyelerde veya devlet kurumlarında memur olarak görev
yapmaktadır' dedi.
Almanya'da Türk üniversite mezunlarının
en fazla aktif görev aldıkları alanın avukatlık olduğunu
anlatan Şen, 'Almanya'da 5 bin Türk hukukçusu bulunuyor' diye
konuştu.
İSLAM DÜŞMANLIĞI VE TÜRKOFOBİ
'Türk
iş gücünün Almanya'ya göçünün 50. yılında Almanya'daki
göçmenlerimizin sorunları her geçen gün daha da derinleşiyor'
diyen Şen, şunları kaydetti:
'Almanya'da bugün Türklerin
yüzde 43'ü fakirlik sınırının altında yaşamakta ve işsiz
oranı da yüzde 30'lar civarındadır. Özellikle çelik ve kömürün
Almanya'da önemini kaybetmesi, otomotiv sektörünün otomasyona
geçmesi ve belediyelerdeki temizlik gibi işlerin artık Almanlar
tarafından yapılması, Türklerin her geçen gün işlerini
kaybetmekle karşı karşıya kalmalarına sebep olmaktadır.
Almanya, 2000 krizinden sonra ırkçılığın arttığı,
İslamafobinin Türkofobiye dönüştüğü, ekonomik krizin yabancı
düşmanlığını artırdığı bir ülke durumuna gelmiştir.
Özellikle Hür Demokrat Parti ve Hristiyan Demokratlar'ın İslam'a
ve Türklere yönelik ön yargılarının arttığı Almanya'da, son
gelişmeler kalifiye Türklerin ülkelerine dönmesini de beraberinde
getirmektedir. İslam düşmanlığı ve Türkofobi bu ülkede
yaşayan Türklerin konumunu her geçen gün daha kötü bir duruma
getirmektedir.'
''TAM EŞİTLİĞE ULAŞILMADI''
Ercan
Karakaş da 2011'de Almanya ile Türkiye arasında yapılan 30 Ekim
1961 tarihli 'İşçi Alımı Anlaşması'nın 50. Yılı'
etkinliklerinin yapıldığını belirterek, 'Aradan yarım yüzyıl
geçmiş olmasına rağmen Almanya'da ve diğer Avrupa ülkelerinde
göçmenler bulundukları ülkelerde henüz tam eşitliğe ulaşmış
değiller' dedi. Almanya'daki yabancı işçilerin uzun yıllar
'konuk işçi' olarak görüldüklerini ifade eden Karakaş, şöyle
devam etti: 'Almanya'yı yönetenler gerçeği kabul etmekte uzun
yıllar direndi. Bugün, entegrasyon, paralel toplum, çok
kültürlülük gibi tartışmaların hüküm sürmesini nedeni de
Almanya'yı yönetenlerin konuk işçilerin olduklarını, ancak
2005'de, yani göçün başlayışından 45 yıl sonra görüp yasal
düzenlemeler yapmış olmalarıdır. Bu gecikmeye rağmen bugün
Almanya'da üçüncü ve dördüncü kuşaktan önemli sayıda insan
tüm etkinlik alanlarında başarıyla yer almaktadır.'
Teyfik
Kısacık da Almanya'daki sivil toplum örgütleri ve meslek odaları
başta olmak üzere yetkililerin, göçmenlerin lisan ve meslek
öğrenmeleri yönünde çalışmalar yaptıklarını ve hatta bu
yönde bir bakanlık kurulduğunu bildirdi.
Türkiye'nin
gündeminde 40 yıldan bu yana devam eden iç göç sorununun
bulunduğunu anlatan Kısacık, kırsaldan büyük şehirlere gelerek
varoşlarda barınan bu kişilerin bugüne kadar belediyeler
tarafından sürekli olarak ihmal edildiğini söyledi.
ha-ber.com











Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!