Okumayan bireylerden oluşan bir toplumun duyarlığı körleşiyor. Bilgisiz bir toplum bilinçsiz olduğundan dolayı dış yönlendirmelerin etkisinde kalıyor.
Öğrenciler ders kitaplarını dahi okumuyorlar, buna rağmen biliyormuş gibi çok konuşuyorlar.
Bütün yaz boyunca plajda elinde kitap birini görsem içimden seviniyor, nasıl bir kitap okuduğunu görme merakım uyanıyor. Türk halkı televizyon izliyor, bırakın kitap okumayı, ciddi televizyon programlarını da izleyemiyorlar.
Okumayan bir toplum ülkesini idare edenleri doğru seçemiyor, hakkını arayamıyor, sorunları kaba kuvvetle çözmeye çalışıyor. Bunca trafik kazalarında kavgalar, kavga kültürünün gelişmemesi de okuma kültürü olmayanda görülür. Kadın cinayetlerinin kaynağı da cehalet.
Okumayan türk toplumundan bahsedilirken olumsuz düşünceler böyle uzayıp gidiyor. Tekrar ettiğimiz güzel sözler vardır.
''Bir şeye, düşünceye karşı çalışmak negatif enerji verir. Ama birşey için çalışırsak enerjimizi, gücümüzü pozitif ürüne çevirmiş oluruz,'' sözünü çok seviyorum. Kimden duydum veya okudum hatırlamıyorum.