Yolcu yolunda gerek, yola çıkmadan önceki son hafta yolculuk hazırlığı ile geçiyor. Biz Didim'i yağmurlu karanlık bir günde terk ettik. Komşularımızı, sevdiğimiz insanları merak içinde geride bıraktık.
Radyoda, televizyonda sel uyarıları vardı. Güneşi tekrar dört gün sonra Romanya'da gördük, alıp Berlin'e getirdik.
Her şey kaybedince kıymeti biliniyor, güneşin gezegenimize faydaları tekrar önem kazanıyor. Bulgaristan'a girince gelişmiş Avrupa'yı geride bırakmış duygusu var. O kusursuz oto yolları, her adımda benzin istasyonları, restoranlar yok artık. Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye yaptığı ön yargılı tutumu gözler önüne seriliyor. Dereköy'ü terk ederken görevliler sanki anadilimden ayrıldığımın bilinci ile çok candan davranıyorlar. Geçmiş yıllarda sınırlarda çektiğimiz çileler tarih oldu. Avrupa Birliği sınırında iyi yetişmiş, çok dil bilen elemanlar var. Sanki benim pasaportumdan ayrılmak istemiyorlar. Her sayfasını inceleyerek bakıyorlar. Yoldaşımın pasaportunu açıp, bakmadan geri kapatıyorlar. Keşan'da Hotel Ürek'in sahibi Hasan Ürek, kızı Serap Hanım ve çalışanlarından gördüğümüz candan sıcacık ilgiyi şimdiden özlüyorum.