''Mutluluk sevgiden başka bir şey değildir. Ancak seven, kendisi ile ahenk ve denge içinde yaşayan bir insan iyi bir insan olabilir. Yalnız seven insan var olandır. ...''
Hermann Hesse
Berlin'de gelenek haline gelen Felsefe Akşamları'nın 27. si yine dopdolu idi. Aynı akşam çok önemli konser, hatta bir de maç olduğu halde.
Çok az sayıda öncü insanla başlayan etkinlik son toplantısını İstanbul Kitap Fuarı'na taşıdı.
Dr. Ufuk Yaltıraklı bu toplantılarda çıkış noktamı unutturdu. Öğrencilere, gençlere felsefeyi nasıl ulaştırabiliriz, diye bir arayış içindeydim. Bilhassa öğretmen okullarında felsefe dersimiz olmalıydı. Okudukça felsefenin her insana gerek olduğunu kavrıyorum. Gençlerde filozofik düşüncelere tekrar döneceğim.
Akşamın moderatörlüğünü yapan Çınla Vardar herkesin anlayabileceği şekilde giriş yaptı. Deniz, doğa, güneş üçlüsünün tatil mutluluğundan bahsetti. Beni yemyeşil cennet gibi bir ortamda kuşların cıvıltısı, ağaçların hışırtısı içinde şezlonga uzanıp okuduğum mutluluk anlarıma götürdü. Tatil sembolü olan palmiye, hayat sembolü olan zeytin ağacı olursa, bu haz ve duygu sözcüklerle anlatılamaz.Mutlu olmak beklentimize bağlıdır. Rafet Temur Nazım Hikmet'in anlatamadığı, Abidin Dino'nun çizemediği mutluluğu bir kalıba koymadan tarihten örnekler vererek izah etti.