Yılın en kötü kelimesi: ''Dönerci cinayetleri''

Almanya'da geleneksel olarak seçilen yılın en kötü kelimesi 2011 yılı için 'dönerci cinayetleri' kelimesi seçildi

Ülkede 2000-2006 yılları arasında aşırı sağcılar tarafından 8'i Türk, 1 Yunanlının öldürülmesi olayında kamuoyu ve basında bu cinayetler 'dönerci cinayetleri' olarak tanımlanmıştı.

''En kötü kelime'' için oluşturulan jürinin başkanı olan dil bilimci Nina Janich, Darmstadt kentinde yaptığı açıklamada, bu kelime ile sözkonusu cinayetlerin küçümsendiğini belirtti.

Janich 'Dönerci cinayetleri' kelimesinin 269 kez önerildiği ve öneriler arasında ilk sırada olduğu ifade etti.

2010 yılının en kötü kelimesi, 'seçeneksiz' (alternativlos) olmuştu.

 "Dönerci cinayetleri" en kötü söz

Berlin Eyaleti Çalışma, Uyum ve Kadın Bakanı Dilek Kolat, "Dönerci cinayetleri" sözünün 2011 yılının en nahoş sözü seçilmesini, masum göçmen kökenli insanlara yönelik cinayetleri basite indirgediği için yerinde bir karar olarak gördüğünü belirtti.

Bakan Kolat, yaptığı yazılı açıklamada, "Dönerci cinayetleri'nin 2011 yılının en nahoş sözü seçilmesini yerinde buluyorum, çünkü masum göçmen kökenli vatandaşlara yönelik aşırı sağcı cinayetleri basite indirgiyor. Sonuçta 10 insan öldürüldü ve bunların aydınlatılmasında bir çok ön yargı, somut bakış açısını önlemiş gibi görünüyor" şeklinde ifade kullandı.

Özellikle güvenlik makamlarının olayların ardındaki aşırı sağcı faaliyetleri yeteri kadar değerlendirmemiş olduklarını kabul etmiş olması sebebiyle böyle bir sözün 2011 yılının en kötü sözü seçilmesine şaşırmadığını ifade eden Kolat, bu seçimin, sözlerin ne kadar büyük bir sembolik güce sahip olduğunu ve kullanımlarının algılamayı ne kadar büyük ölçüde etkilediğini de ortaya koyduğunu kaydetti.

Türkiye ve Uyum Araştırmaları Merkezi (TAM) Vakfı Bilimsel Direktörü Hacı Halil Uslucan da, Türkçe yaptığı yazılı açıklamada, aşırı sağcı cinayetlerin "dönerci cinayetleri" olarak tanımlanmasını, duyarsız ve insan onuruna aykırı bir yaklaşım olarak eleştirerek, "Öldürülenler dönerler değil, insanlardır. Kararıyla buna açıklık getiren jürinin seçimini ve kararın toplumca kabul görmesini takdirle karşılıyoruz" ifadesine yer verdi.

Dilin sorumluluk gerektiren bir alan olduğunu ve dünyayı tarafsız bir biçimde yansıtmadığını belirten Uslucan, dilin, üzerinde konuşulan durum ve eylemleri yeniden yapılandırdığını, cinayetleri hoş gösterecek ya da normalize edecek her türlü tanımlamanın yargılanması gerektiğini ifade etti.

Uslucan, "Bu nedenle insanları ten renkleri, farklı kökenleri veya dini inançları nedeniyle, işe yarar veya yaramaz olarak tasnif ederek aşağılayan her türlü eğilime karşı gözlerimiz açık olmalıyız. Zira öteki olana dair ideolojik aşağılamalar sıklıkla gerçek saldırılara ve ölümlere dönüşebilmektedir" şeklinde ifade kullandı.

Dil bilimcilerinden oluşan bir jüri tarafından 1991 yılından beri seçilen yılın en kötü sözü çalışmasıyla toplumdaki dil bilinci ve dilsel duyarlılığın desteklenmesi hedefleniyor. Bu yılki çalışmada 2 bin 420 öneri mektubuyla rekor düzeye ulaşılırken en fazla önerilen söz 269 mektupla "dönerci cinayetleri" oldu.

ha-ber.com / Erbil BAŞAY / Berlin