Aşırı sağa ve ırkçılığa karşı önemli bir sinyal
Almanya'da başkanlığını göç ve uyumdan sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer'in yaptığı Federal Uyum Konseyi, ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve aşırı sağcı şiddete karşı mücadele konusunda hazırlanan 10 maddelik bir tasarıyı kabul etti
Bakan Böhmer ve "Irkçılığa, yabancı düşmanlığına ve aşırı sağcı şiddete karşı mücadele" çalışma grubunun başkanlığını yapan Diyanet İşler Türk İslam Birliği'nden (DİTİB) Mustafa Yaman, Berlin'de iki günden beri süren Federal Uyum Konseyi toplantısının sonuçlarını, düzenledikleri ortak basın toplantısıyla açıkladı.
"Aşırı sağcı hücrenin insanları hiçe sayan vahşetle işlediği cinayetler, anayasal değerlerimize ve böylelikle bize yapılmış bir saldırıdır" diyen Böhmer, aşırı sağa karşı herkesin birlikte karşı çıkmasının önemli olduğunu belirtti.
Böhmer, Federal Uyum Konseyi'nin kararlarının, ülkede yabancı düşmanlığına ve ırkçılığa yer olmadığına yönelik önemli bir sinyal verdiğini kaydetti.
Alınan 10 maddelik kararları kamuoyuna açıklayan Yaman da, aşırı sağcı ve nasyonalsosyalist akımlarla sağcı terörün kararlılıkla takip edilmesi ve suç işlendiğinde bunların tümüyle açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
Aşırı sağcı terör hücresinin işlediği cinayetlerin sadece göçmenlere yönelik olmadığını, özgürlükçü demokratik düzeni de hedef aldığını vurgulayan Yaman, aşırı sağcı akımların hukuk devletini, tüm toplumu ve demokrasiyi tehdit ettiğini söyledi.
Yaman, güvenlik birimlerinin olası hatalarının ve ihmallerinin de açığa çıkarılması gerektiğini kaydetti.
Almanya'da aşırı sağcı şiddetten zarar görenlerin korunabileceği ve yardım alabileceği yerlerin olması gerektiğini ifade eden Yaman, aşırı sağcı terör hücresinin kurbanlarının ailelerinin, hem yakınlarını kaybettiğini, hem de güvenlik güçleri tarafından suçlandığını söyledi.
| |
Aşırı sağa karşı mücadelede işverenlerin, sivil toplum kuruluşlarının, medyanın, siyasetin, kiliselerin ve dini cemaatlerin sorumluluk alması gerektiğini belirten Yaman, aşırı sağa karşı mücadele ve bu konuda alınacak önlemlerin Ulusal Eylem Planı'nda olduğu gibi uyum tartışmalarında da yer alması gerektiğini kaydetti.
Siyasetin ve medyanın aşırı sağın yükselmesinde veya etkisinin azalmasında özel bir sorumluluk taşıdığını ifade eden Yaman, her politikacının ve her gazetecinin, bu sorumluluğun bilincinde olması gerektiğini söyledi.
Aşırı sağın önlenmesi için demokrasinin okullarda daha etkin bir şekilde okutulması gerektiğini kaydeden Yaman, işyerlerinde de dışlanmaya ve ırkçılığa karşı çıkılması gerektiğini belirtti.
''Dışlanmaya göz yumulamaz'' diyen Yaman, göçmen gençlere iş başvurularında isminden veya kültürel kökeninden dolayı Alman gençlere göre daha az fırsat verildiğini söyledi.
Yaman, işyerlerinde ırkçı söylemlere cezai müeyyide uygulanması gerektiğini kaydetti.
Yerel düzeydeki yönetimlerin insanların sorumluluklarını artırması, bunun için de göçmenlere yerel düzeyde daha fazla siyasi katılım fırsatı verilmesi gerektiğini belirten Yaman, hükümetin de uyum konularında verdiği destekte uzun vadeli düşünmesi gerektiğini ifade etti.
Sözkonusu çalışma grubunda, Yaman'ın yanı sıra Federal Meclis Üyesi Wolfgang Bosbach, Almanya Türk Toplumu (TGD) Başkanı Kenan Kolat ve tanınmış sunucu Nazan Eckes de yer alıyor.
| |
ha-ber.com / Erbil BAŞAY / Berlin











Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!