HDF Genel Kurulu düzenlendi

Sosyal Demokrat Halk Dernekleri Federasyonu (HDF), Frankfurt'ta yapılan Genel Kurul ile yeni yöneticilerini belirledi. Genel Kurul kararı ile İsmail Eren ikinci kez genel başkan seçildi.


Frankfurt Haus der Jugend binasında iki gün süren 32. Genel Kurul'da SODEV Onursal Başkanı, Eski Kültür Bakanı, CHP PM Üyesi Ercan Karakaş, HDF eski başkanlarından Ethem Ete ve Ahmet İyidirli'nin yanı sıra HDF çatısı altındaki derneklerin delegeleri bir araya geldi.

Silivri ceza evinde tutuklu bulunan CHP milletvekillerinden gazeteci Mustafa Balbay ve Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal birer mesaj göndererek HDF Genel Kurulu'na mesaj ve çiçek gönderdiler.

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Uğur Mumcu'ya saygı duruşu ile başlayan iki gün süren Genel Kurul'un ilk gününde oluşturulan Divan Kurulu ile faaliyet raporlarının okunmasının ardından açılış konuşması yapan Genel Başkan İsmail Eren HDF'in geçmişte yaptığı ve gelecekte neler yapması gerektiği konularında hakkında bir konuşma yaptı.


Genel Kurul'un ilk gününde konuşmacılar, CHP'nin Almanya'da örgütlenme yapısının konusunda değerlendirilmelerde bulunarak, CHP'nin Avrupa'daki örgütlenmesinde dernekleşme modelinin yanlış olduğunu ve Avrupa'da 36 yıllık geçmişi olan HDF'in örgütlenme dışında kalamayacağını, HDF'in karşısına dernekleşme modeli ile örgütlenme çalışması başlatıldığını dile getirdiler.

HDF eski genel başkanı Ahmet İyidirli genel kurulda yaptığı konuşmada HDF'in örgütlenmesi konusundaki görüşlerine yer vererek şöyle konuştu:

''Biz niçin örgütlenme gereksinmesi duyuyoruz? Unutmamamız gereken husus sol ve sosyal demokrasi politik çalışmasını örgütlü bir biçimde yapar. Solu siyasi demokrasinin temsil ettiği kitle, toplumun ekonomik olarak, siyasal olarak zayıf kesimleridir. O kesimleri dayanışma anlayışı içerisinde örgüt çatısı altında toplayarak, güçlü kesimlere karşı ciddi mücadele verebilmek içindir. Bizim zamanında HDF'i kurma düşüncemiz de Sosyal Demokratlar olarak siyasi mücadeleye Almanya'da ve Avrupa'da girebilmek için böyle bir gereksinmeyi duyduk ve HDF'i kurduk. Birinci önemli husus bu. İkinci husus ise, örgütü herkes kurar. Önemli olan örgütün yaşaması ve yaşatılmasıdır. Örgütün yaşatılması için insanların özverisi çok önemlidir ama yetmez. O örgüte toplumsal gereksinme olması lazım. Eğer o örgüte toplumsal gereksinme yoksa istediğiniz kadar emek harcayın, istediğiniz kadar para harcayın o örgüt yaşayamaz. HDF'e baktığımız zaman bütün olanaksızlar içerisinde bu örgüt 36 yıl yaşayabildiyse, birçok örgüt yıkılıp giderken 36 yıl ayakta kaldıysa, Avrupa'da Türk göçmenlerini görüşleri ne olursa olsun en eski yaşayan üst örgütü durumuna geldiyse bu örgüte toplumsal gereksinimler vardır. Bunu başka bir açıdan da belirleyebiliriz. Burada insanlarımız neye ihtiyaç duyuyorlar, ne beklentilerle yaşıyorlar? Buna baktığımızda gerçekten HDF'e ihtiyaç var mı, yokmuş sorusunu cevaplayabiliriz. İnsanlarımız, içinde Türkiye'ye ilgi duyanlar var, buradaki siyasete ilgi duyanlar var. Özellikle gençlerde, burada doğup büyüyen ve sosyalize olan, burada değerlerini yüklenmiş, o değerlerle siyasi çalışma yapmak isteyen, eşit haklar mücadelesi verenler var. Öte yandan sosyalizasyonu Türkiye'de yapıp Türkiye'ye daha fazla ağırlık verenler ve her ikisine de ağırlık verenler var. HDF de 36 yıl öncesine sosyal koşullar olduğu için ve gelişmenin de ne yönde gideceğini tahmin ettiğimiz için yaptığımız bir saptama vardı. Demiştik ki, insanlarımız ikili konumda yaşıyorlar. Türkiye'den etkileniyorlar, içinde yaşadığımız ülkelerden etkileniyorlar. Bizim vereceğimiz Sosyal Demokrat cevaplar, hem icinde yaşadığımız ülkelere yönelik olmalı hem gelinen ülke Türkiye'ye yönelik olmalı. HDF'i özel ve ayrıcalıklı konuma getiren husus budur. Bu ikili siyasal ve sosyal konumu bir örgütte ve bir potada eritebilme, kombine edebilme, iki yönlü ortak mücadele verebilme yeteneğidir. HDF'i bu yaşattı. Gelecekte yaşatacak olan budur'' dedi.


İyidirli CHP'nin Almanya'da örgütlenme konusuna '' CHP'nin örgütlenmesini tartışırken Türkiye'ye yönelik mücadelenin araçları ve yöntemleri üzerine konuşacağız.'' dedi.

CHP'li Ercan Karakaş konuşmasında AK Parti'yi eleştirerek, '' bir Genel Kurmay Başkanı'nı terör örgütünden yargılarsanız o devlet çöker. Türkiye Sosyal Haklar bakımından sınıfta kalıyor. AK Parti'nin iler demokrasisine inananlar var. 30 yıldır Türkiye'de kan akıyor. Kürt sorununun çözülmesi için CHP elinden geleni yapıyor'' dedi.

Karakaş Partiler dışındaki örgütleri küçümsememek gerektiğini vurgulayarak '' Mesela genel seçimlere katılma hakkımızı yenileyebiliriz. Anman anayasası İncil mi, değişmez mi? Bunu tazelemek lazım. İmza kampanyaları ile insanların somut sorunlarına çözüm önermek insanları örgütlere çeker. Bültensiz örgüt olmaz. Mutlaka bir yayın organı olmalı. Bu işler söz ile olmuyor. 36 yıl bir örgüt ayakta kalıyorsa o dönemlerin kitleselliklerini beklemeyelim'' dedi.

HDF eski genel başkan yardımcısı Necip Şahin de genel kurul konuşmasında CHP'nin Avrupa'da yanlış örgütlendiğine değinerek, ''biz CHP'ye gönül verdik CHP'nin karşısında bir örgüt değiliz. Ama CHP'nin burada yanlış örgütlenmesini de 36 yıllık bir örgüte zarar vermesini önlememiz gerektiği sorumluluğuna inanıyorum'' dedi.

Ethem Ete' de HDF'in çok eski bir örgüt olarak ayakta durduğuna dikkati çekti.

Bir yıl görev yapacak HDF'in Genel Kurul Üyeleri şu isimlerden oluştu: Yusuf Bal, Erdoğan Mutlu, Ahmet Erol ve Ali Demirtaş.

ha-ber.com / Cevdet Albay / Frankfurt