CUMHURBAŞKANI SEÇİMİNDE SORUMLULUK MUHALEFETTE
Cumhurbaşkanı seçimi, Türkiye için laik demokratik hukuk devletine sahip çıkma, ya da giderek Türkiye’yi bir dikta rejimine sürüklemeyi beraberinde taşıyacak öneme sahiptir. Bu bağlamda konu Türkiye için bir kader seçimidir. Bu çerçevede esas sorumluluk muhalefet partileri ile muhalif görüşte olanlardadır. Muhalefet partileri uzlaşma kültürünü kullanarak, kendi parti üyelerinin ve kamuoyunun desteğini alacak ortak bir aday üzerinde anlaşmak zorundadırlar!
AKP’nin Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan`dır. 12 yıla varan başbakanlık döneminde Erdoğan`ın siyaseti, toplumu olabildiğince kutuplaştırmak, ayrıştırmak ve etnik, dini öğelere göre bölmek stratejisi üzerine kurulmuştur. Bu strateji izlenirken her türlü yöntem ve yolun kullanılmasından çekinilmemiştir. Hedef, artık aklı başında herkesin rahatlıkla görebileceği biçimde ortaya çıkmıştır. Amaç: kuvvetler ayrılığını yok ederek, basın, bilim ve fikir özgürlüğünü tamamen kontrol altına alarak hızla bir dikta yönetimini Türkiye`de yaşama geçirmektir. Yapılan yasal değişiklikler ve son olarak da çıkartılan MIT yasası, bu amacın en belirgin araçları olarak ortadadır. Var olan Anayasal hak ve özgürlükler bile, polis devleti yöntemleriyle ve ölçüsüz aşırı güç kullanılarak engellenmektedir.


Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…