GÖNÜL BİRLİĞİ        
Almanya’da yaşayan yurtdışı Türkleri, yıllar sonra Türkiye’de Ramazan Bayramını kutladı. Çoğunluğu emekli olanlar, aradan geçen bunca zamandan beri geleneklerin çok değiştiğine şahit oldu. Bir ay boyunca otuz sekiz, kırk derece sıcaklıkta yemeden günü geçirmek zor olsa da, içmeden oruç tutmak daha da zorlaşıyor.
Sitemizde köy havasına büyük şehirlerde özleyenlerin bir arada olması dikkat çekiyordu. Bayramlaşmanın organize edilmesi bana yatılı okul hayatını hatırlattı. Çoğunluk tanıdığı samimi olduğu komşularla aynı masada oturdu. Tesadüflere inandığım için tanımadığım bir komşunun yanına oturdum. 

Dinçer Ürüm, Şems adında bir kitap yazmış. Mevlânâ hakkında çok okumuş, araştırmış. Sohbete dalınca bir de baktık ki etrafımızda kimse kalmamış. Hani her insanın hayatı bir romandır derler ya, komşu komşuyu tanımak için emekli olup, zaman ayırması gerekiyor. Fikirdaş, aynı konularla ilgilenenlerin birbirlerini söyleyecek sözü bitmez. Mevlânâ’dan bahsederken ona aşkı sevdayı öğreten Şems’den bahsedilmemesi tarihte noksan kalmış. Bu nedenle derine inip gönül birliğine önem veren yazar ve tarihçiler bu açığı kapatmaya çalışıyorlar.