TÜRKİYE`DE DİKTA YÖNETİMİNE HAYIR DEMELİYİZ!
Pazar günü yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimi, Türkiye`de dikta yönetimine hevesli adaya, hayır diyebilmek için önemli bir şanstır. Bu seçimi boykot etmek, sonuçlarına katlanma sorumluluğunu doğurur. Buna özellikle bazı CHP ve İşçi Partililer asla razı olmamalıdır.
Dünya’nın en etkin dergilerinden biri olan „Der Spiegel“, bu haftaki ayrıntılı Almanca/Türkçe yazısıyla, Erdoğan`ı ve Türkiye`deki durumu değerlendirdi. Dergi “Yeni Sultan“ başlıklı yazısında, “vaktiyle kendisine büyük umutlar bağlanırken, artık risk olarak görülmeye başlandı“ diyor Erdoğan hakkında.
Gerçektende Erdoğan Türkiye için son derece ciddi bir risk olmuştur. Komşu ülkeler Suriye, Irak, İran‘la izlenen mezhep öncelikli dış politika, Türkiye’nin ulusal güvenliğini son derece ciddi bir tehdit altına sokmuştur. Türkiye’nin 1300 km uzunluğundaki Suriye/Irak sınırı, yüksek riskli bir duruma getirilerek, nerdeyse tamamı terör guruplarının kontrolü altına girmiştir. ABD ve İsrail’in istekleri doğrultusunda Esad’ı ve hatta Maliki’yi devirme amacıyla insanlık dışı terör gurupları silahlandırıldı ve kendilerine her türlü lojistik destek verildi. Bu guruplar bu ülkelerdeki Türkmenleri ve farklı dini inançtan olanları katletmeye başlayarak göçe zorlamıştır. Musul konsolosluğu personeli kaçırılarak, konsolosluk binası İŞİD terör örgütünün karargahı haline gelmiştir. Türkiye her an bir savaşa çekilebilir konuma taşınmıştır. Mısır ile ilişkiler kopmuş, İran ve Rusya ile ilişkiler gergin bir durum almıştır.