Aslına bakarsanız ona “namussuz namuslu gümrükçü” demek gerekir.
Bu kez size yaşanmış ya da yaşanabilir bir öykü anlatacağım.
Arkadaşı ondan piyasaya yeni çıkan, Türkiye’de henüz bulunmayan ya da zor bulunan, bir müzik seti ve video alıp getirmesini rica etmişti. Para çoktu arkadaşında. Mirasyedi zenginlerdendi. İstediği marka bir müzik setiyle bir video aldı. Parayı öderken; “Ulan! Amma da pahalıymış meretler!” dedi kendi kendine.
Eee! Dile kolay... 7 000, 00 DM ödemişti iki alete.
O zaman Türkiye bu aletlerden adına bandrol denen bir vergi alıyordu. İki aletin vergisi 1, 400, 00 DM tutuyordu. Eşine; “Gümrükten bu aletleri haraç vererek geçirelim. Ödedik der, bandrolu kâr olarak atarız cebimize.” dedi.


Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…