12 yıldır tek başına hükümet ve de iktidar olan AKP, verdikleri sözlerin aksine, Alevi inançlı insanlarımızın istemlerini yaşama geçirmemektedir. Yapılan “Alevi Toplantıları /Çalıştayları” göstermelik olmaktan öteye gidememiştir. Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş felsefesine başından beri samimiyetle bağlı olan Alevi vatandaşlarımız, on-yıllardır sabır ve kararlılıkla dile getirdikleri son derece haklı istemleri, kısa süreli siyasi hesaplar nedeniyle, daha doğrusu kör gözlülük nedeniyle, hala çözüm beklemektedir.
Alevi inanç sahibi bu ülkenin vatandaşı olan milyonlarca insan ne istiyor? Bir cümleyle: inanç alanında eşit hak ve eşit uygulama. Alevi insanlarımızın ibadet yeri olan Cem Evlerinin, ibadet yeri olarak resmen tanınması ve camilere devlet tarafından sağlanan desteğin cem evlerine de verilmesi. Her vatandaş gibi Alevi inançlı insanlarımız vergi ödemekte, ancak dini hizmetler bakımından herhangi bir karşılık alamamaktadırlar. Çünkü, Sünni inanca (ben de dahil olmak üzere) hizmet veren Diyanet İşleri Başkanlığı, on bakanlığın bütçesini aşan 5,7 Milyar TL’lik bütçesinden, Alevi inançlı vatandaşlarımıza hiç bir hizmet sunmamaktadır. Diyanet işlerinin 2013 verilerine göre 121.845 personeli bulunmaktadır. Buna karşın Alevi inancın öğretisini ve hizmetini verenlere herhangi bir ödeme yapılmamaktadır. Ayrıca Alevi inancın öğretisini ve hizmetini yapanların, orta ve yüksek öğrenim görebilecekleri eğitim kurumları, devlet tarafından finanse edilen imam hatip liselerinde ve ilahiyat fakültelerinde veya Alevilik inancı üzerinde eğitim verecek kurumları da bulunmamaktadır. Bu öğretinin öteden beri devlet kurumları üzerinden verilmemiş olması, kanımca devletin en büyük ayıbıdır. Öte yandan, Alevi inanca sahip öğrencilere Sünni inanca göre düzenlenmiş din dersleri verilmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bu konuda verdiği kararında, öğrencilere din dersi mecburiyetinin insan haklarına aykırı olduğuna karar vermiştir. İşte bu sorunların ivedi olarak çözüme kavuşması artık kaçınılmazdır.


Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…