Siyasette densizliğin de, pervasızlığın da, utanmazlığında, topluma karşı sorumsuzluğun da bir sınırı olsa gerekir. Bunun Türkiye`de de böyle olduğunu sanıyordum, demek ki yanılmışım. Bazen insan gözünün önünde gün be gün olanları izleyince, öfkesinden ne söyleyeceğini bilemeyebiliyor. Söylenecek çok şey olduğu halde, bu durumda anlamı var mı diye düşünüyor.
Hükümeti kurma görevi verildikten sonra 45 gün içinde hükümet kurulamazsa, Cumhurbaşkanı erken seçim için devreye giriyor. Yani erken seçime gidilmesi kesinlik kazanıyor. Mecliste en büyük gurubu olan parti başkanına, Davutoğlu`na hükümeti kurma görevi veriliyor. İyi de bu sürenin neredeyse tamamını kullansın diye değil. Bu sürenin 41 gününü kullanan Davutoğlu, zaten kurulmasın diye aldığı direktife uyarak, hükümeti kurmadı.


Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…