Geçtiğimiz cuma günkü yazımın başlığı „Demokrat Olmayanların Demokrasi Adına Yönetimleri“ idi. Basının ve düşüncenin özgür olmadığı, gerçekleri yazanların baskılarla susuturulduğu, susturulmaya çalışıldığı veya gelebilecek baskıları düşünerek kendine sansür uyguladığı bir ülkede, demokrasiden ve hukuk devletinden tabiiki söz edilemez. Avrupa Birliğı ile tam üyelik görüşmeleri yapan Türkiye`nin, Dünya`da basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 149. sırada olması, bu acı tabloyu gösteriyor.
1 eylül tarihli Sözcü gazetesinde basına yapılan baskıları protesto etmek ve Türkiye ve Dünya kamuoyunun dikkatını çekmek için, çok anlamlı bir ders verme amacıyla, tüm yazarların köşeleri boş bırakıldı. Sözcü`ye son bir yılda 57 dava açıldığı, köşe yazarlarına 60`a yakın tazminat ve ceza davası açıldığı belirtiliyordu. Sözcü örneğindeki bu baskıları, hükümete ve Erdoğan`a muhalif olan tüm diğer medya kuruluşları için de söyleyebiliriz.


Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…