17 Eylül 2015 Perşembe günü Ankara’da çeşitli demokratik kitle örgütlerinin katıldığı ‘bayrağını al gel’ çağrısıyla “Teröre Hayır, Kardeşliğe Evet” yürüyüşü kimilerine dert oldu, kimilerini korkuttu. Ankara’da dalgalanan binlerce Türk Bayrağı, PKK terör örgütünü ve siyasi uzantısı olan HDP’yi ağır baskı altına aldı.
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın bu yürüyüş öncesinde söylediği sözler ilginçtir, ilginç olduğu kadar düşündürücüdür: “Bayrağını al gel teröre karşı yürüyelim, dersen bu çarpıtmadır. Ortada bayrağa saldırı yok ki. Irkçılığı, faşizmi Kürtlere karşı körükleyebilecek tehlikeli bir çağrıdır. Kürtler nerede bayrağa saldırmıştır ki sen ‘bayrağını al gel Kürtleri protesto edelim’ diyorsun?”
Bu sözlerin tümü gerçek dışıdır, öncelikle protesto edilen Kürtler değil, terör eylemleridir. PKK terör örgütü elemanları direklerden Türk Bayraklarını indirirken, Türk Bayraklarını parçalayıp yakarken, Selahattin Demirtaş neredeydi? Birkaç provokatif olay dışında Kürt vatandaşlarımıza karşı ırkçılık yapıldığı ve faşizm uygulandığı çarpıtmadır. Türk Bayrağı taşımak nasıl bunu körükleyebilir? HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ise: “O bayrağın alında, kızılında Kürt’ün, Türk’ün, Laz’ın, Çerkez’in bütün Türkiye halklarının kanı var” demiştir. Bu söylemin üzerine Türk Bayrağı’na sahip çıkması gereken Figen Yüksekdağ, her zaman olduğu gibi bulanık suda balık avlayarak dolaşmaktadır. Keşke terör örgütünden izin alabilseler ve yürekleri yetebilseydi, bu yürüyüşe Selahattin Demirtaş ve takımı da katılabilseydi.


Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…