''Darbelerden en çok biz zarar gördük''
Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Dedeler kurulu başkanı Cafer Kaplan Dede, “Darbelerden en çok biz zarar gördük” dedi.
Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) İnanç Kurulu Başkanı Cafer Kaplan Dede ile Wesfalya-Münsterland Muhabirimiz Mehmet Tanlı siz okuyucularımız için aktüel konularda güzel bir söyleşi gerçekleştirdi.
Cafer Kaplan Dede Avrupa’nın on dört ülkesinde örgütlü bulunan ve yaşadığımız Almanya’da yüz elli beş Cem Evi-Alevi Kültür Merkezine sahip bir Çatı örgütünün İnanç bölümünün başında bulunan, çok sevilen ve sayılan, devamlı koşturan son derece aktif bir Kanaat önderi.

Mehmet Tanlı: Türkiye’deki son Darbe teşebbüsünün hem Türkiye’de hem de Avrupa’daki Alevi toplumuna yansımaları nelerdir ya da neler olacaktır? . Sizce tam işlemeyen Türk Demokrasisi tehlikede midir?
Türk siyasetinin geldiği noktada, darbeler neticesi rejimden bir sapma söz konusu mudur?
DARBELERDEN EN ÇOK BİZ ZARAR GÖRDÜK
Cafer Kaplan Dede: Türkiye`de her askeri darbede, Siyasi çalkantıda en büyük bedelleri biz Aleviler ve diğer tüm muhalif güçler ödemiştir. Biz tüm darbelere karşıyız ve karşıda olacağız. AKP mutlaka uzun vadede bu darbe teşebbüsüne yönelik temizlik operasyonlarında kurunun yanında yaşada dokunacaktır. Oysaki biz Avrupa’da Gülen hareketinin ne kadar tehlikeli olabileceğini çeşitli vesilelerle Kamuoyuna anlattık. Ama bizi kimse dinlemedi. Bu Darbe teşebbüsünden mutlaka Alevi toplumu da zarar görecektir diye düşünüyorum. Sıkıntılarımız artacaktır. Makul taleplerimiz yine geri çevrilecektir. Çünkü Olağanüstü Hal durumundan dolayı özgürlüklerin önü kapanacaktır. Şu an birçok şey oldubittiye getiriliyor. Örneğin Parlamento devre dışı kalmış durumdadır. AKP nin tek başına ülkeyi yönettiği şu on dört yıl içerisinde evet rejimden sapma var, şehirlerde sokaklardaki görüntü siyasi İslam, eğitim sistemindeki değişme, dayatma birçok alanda göze batıyor bunu Türkiye ziyaretlerimizde görüyorum.

Mehmet Tanlı: AKP ye yakın İslamcı yazarlar Nüfusun %99’u Müslüman ise serbest seçimleri her zaman Müslümanlık kazanacaktır diyorlar bu konuda ne dersiniz?
Cafer Kaplan Dede: Bu ifadede tespitte de görüleceği gibi Alevileri hep sistem dışına itiyorlar. Bizi İslam’dan görmüyorlar. Çünkü farklıyız. Muhalif bir duruşumuz. Ezilenden yana tavrımız 72 millete bir gözle bakan human-insancıl duruşumuz gericileri rahatsız ediyor. O nedenle dışlamaya çalışıyorlar. Ama güneş balçıkla sıvanmaz. Nüfusu 20-25 milyonu bulan Alevileri bu çağdaş bir kitleyi yok saymak inkâr etmek kimsenin başaramayacağı bir gerçektir. Ayrıca Seçimlere eşit şartlarda girilmiyor ki. Yine herkes biliyor ki Seçim sistemi çağdışı. Yüzde on Seçim Barajı çok yüksek. Antidemokratik. Millet iradesinden bahsediyor AKP Kurmayları ama kendilerinden farklı etnik ve inançsal grupların önünü kesmek, onların Mecliste temsil edilmemesi için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar.

DEVLETİN TEPE KADROLARINDA NE YAZIKKİ YOKUZ
Mehmet Tanlı: Şu anda gördüğümüz kadarıyla Sünnî Müslümanlık devletin resmi mezhebi olarak görülüyor. Alevîlik İslâm da sistem dışı kalmış durumda. 81 İlin bir tane Alevi Valisi, Kaymakamı yok. Aynı şeyler diğer üst düzey yöneticiler olan Genel Müdürlükler, Emniyet Müdürleri içinde geçerli.
Hal böyle olunca Sünnî İslâm’a en iyi mesajı veren parti, iktidara en yakın parti oluyor buda şu an AKP dir. AKP bir Parti devleti kurmuş bulunmaktadır. Alevilerin özgürce inançlarını yaşaması, İbadet yerleri olan Cem Evlerine resmi Statü verilmesi AKP nin iktidardan düşmesiyle mümkün görünüyor. AKP yi sandıkta yenmek için neler yapılmalıdır?
Cafer Kaplan Dede: Türkiye’de çok partili sisteme geçişten beri bir sekiz yılın dışında Türkiye’yi hep sağ iktidarlar yönetmiş ve ülkenin hali netice ortada. Aleviler, diğer dışladıkları inançlara, gruplara, Alevilere, Kürtlere, Süryanilere, Ermenilere, gayri Müslümlere de ülke yönetiminde yer verseler, onlara inançsal özgürlükler sağlasalar Avrupa’yla entegrasyonumuz, ilişkilerimiz çok daha pozitif, farklı boyutta ve ülkemiz şu an çok farklı bir yerde olurdu. AKP yi sandıkta yenmek için tüm Demokratların. Cumhuriyetçilerin. Solcuların. Sosyal Demokratların. Laikliktik yanlılarının birlikte ve ortak mücadele etmesi lazım. Asgaride birleşmeliyiz. Tarih bize bu misyonu yüklemiş bulunmaktadır. Aleviler olarak böyle bir Demokrasi Bloğunda, Mücadele platformunda seve seve bulunuruz. Zamanla göreceğiz AKP nin Türkiye’de toplumsal barışı nasıl bitirdiğini, kutuplaşmayı, ayrışmayı körüklediğini. Darbe teşebbüsü sonrası AKP yine mağduru oynasa, güçlü görüntüsü verse de gerçekler hiçte öyle değil.

Mehmet Tanlı: İslâm kimliği baskı altında değilse buna rağmen neden basit Sünnî İslâm sembollerin, Dini kullanan bir Parti her koşulda iktidara en yakın parti oluyor ve seçimleri kazanıyor?
ALEVİLER KÖTÜ TANITILIYOR
Cafer Kaplan Dede: Çünkü AKP liler Dini siyasi, ticari, sosyal ve şahsi çıkarları, iktidardan düşmemek için çok iyi kullanıyorlar. Taraflı, yalaka medyada yanlarında. Tüm devlet kurumları bunlara çalışıyor. Cahil, geri bıraktırılmış insanları kandırmak çok kolay. Birde bunların kafalarında şu var ve kendi kitlelerine empoze ediyorlar: diğer inançlar hep kötü, yanlış ve tehlikeli. Suni düşmanlar yaratarak kitleleri kömürle, makarnayla seçim sandıklarına yolluyorlar.
Mehmet Tanlı: Nüfusun %99’u Müslüman olan sözde Laik bir ülkede mezhepler arasındaki denge çok bozuk. Sizce bu denge ancak “eşit haklar” ile kurulabilir mi, bunun için neler yapılması gerekir? Diyanet ( DITIB ) kurumu sizin için ne ifade ediyor?
DİYANET ŞU AN AKP NİN ARKA BAHÇESİDİR
Cafer Kaplan Dede: Gerçek Laik, seküler bir ülkede bir Mezhep, inanç diğerine tercih edilmez, diğeri dışlanmaz. Elbette bu dengesizlik eşit haklar verilerek farklı inançlara saygı ile giderilebilir ama biz şu anda bundan mesafe olarak çok uzaktayız. Almanya bize bu hakları vermiştir. Cem Evlerimize statü verilmiş, okullarda Alevilik dersi verilmesi hakkı tanınmıştır. Ne oldu şimdi Almanya battı mı? Alman devlet büyüklerinin verdikleri en üst düzeydeki resepsiyonlara, toplantılara davet ediliyoruz, kabul görüyoruz. Bu nedenle Alman devletine, siyasi önderlerine teşekkür ediyoruz. Ama ne yazık ki geldiğimiz ülkede Türkiye’de yaşayan Alevi canlarımız bu haklardan mahrumlar. Diyanet özellikle sağ, muhafazakâr iktidarların arka bahçesidir. Bizimde verdiğimiz vergilerimizle Din görevlisine maaş veren cami, sosyal tesis, lojman yaptıran bu kurumda başta Aleviler olmak üzere tüm diğer dinlere inançlara kötü şeyler söylenmekte, din politikaları şekillenmektedir. Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir adaletsizlik yoktur. Bundan insanın utanması gerekir.

Mehmet Tanlı: Cumhuriyetin ilk kurulduğu yıllardan beri Alevîlik, Aleviler genelde hep sol Partilere ve hareketlere doğru yönlendirilmiştir. Alevilerin belki de son seçimler hariç büyük bir çoğunluğu seçimlerde hep CHP yi seçmiştir. CHP ve HDP artık bugün Türkiye’deki Alevilerin beklentilerine cevap verebilmekte midir?
Cafer Kaplan Dede: Evet Aleviler genelde ezilenden yana, ilerici insanlar oldukları için sola, sosyal demokratlara daha yakındırlar. Benim dileğim CHP nin ve HDP nin demokrasiyi savunan politikalarını söylemlerini daha çok öne çıkarmaları bir demokrasi Bloğunda buluşması bizim haklarımızı daha aktif savunmasıdır. İnancımızın yaşanması konusunda Türkiye’deki bazı CHP li ve HDP li Belediyeler bunu yapmaktadırlar ama bunlar yeterli değil. Bizim talebimiz devletedir. Biz yaşadığımız her coğrafyada özgürce inancımızı yaşamak, ibadetimizi yapmak istiyoruz.
MARAŞ TEROLARDA KURULACAK MÜLTECİ KAMPINA KARŞIYIZ
Mehmet Tanlı: 2 Temmuzda başlayan anma içerikli bir Sivas, Çorum ve Maraş Terolar ziyaretiniz oldu oradaki izlenimleriniz nelerdir?
Cafer Kaplan Dede: Sivas ve Çorumda gördüğüm insanlar çok tedirgin ve endişelilerdi. Çünkü 2 Temmuz Madımak katliamının yıldönümünden bir gün önce İstanbul Atatürk Hava Limanında Işid kaynaklı birçok insanın yitirildiği katliam yaşanmıştı. İnsanlar devletin kendilerini orada koruyamayacağını da düşünerek daha az gelmiş olabilirler. Sokaklarda başörtülü sayısı eskiye nazaran çok daha fazla siyasi İslam her yerde hissediliyor. Biz Alevi kanaat önderi, dedesi olarak barışı, kardeşliği, özgürlüğü özelliklede inançlara saygıyı istiyor savunuyoruz. Taleplerimizi iktidar biliyor. Maraş Teroya gelince AKP orada Alevi köylerinin tam yanına, ortasına yirmi, yirmi beş bin kişilik bir Mülteci kampı kuruyor. Amaçları orada sayıları toplam üç bini bulan Alevi yerli halkı oradan göçe zorlamak, demografik, nüfussal yapıyı değiştirmek. Oradan başka yer mi kalmadı. Orası yani Terolar Kamplar için özellikle bilinçli biçimde seçiliyor. Oralara militan selefi, işıdli insanlar yerleştirilecek ve ihtiyaç anında onları Alevi vatandaşlarımızın üzerine salacaklar. Bunlar tipik asimile, sindirme, korkutma politikalarıdır. Buna çok üzülüyoruz. Maraş Terolar da halka rağmen yapılmak istenen AFAD kampına karşı halkın direnişi devam ediyor. Bölgeyi ablukaya alan askerlerin CHP milletvekillerini tartaklandığını bile duyduk.
Direnişi kırmak için bölgenin Terolara giden tüm yolları kapatan Askerler kimsenin Terolara geçmesine izin vermiyor. Bunların hiç biri demokratik bir ülkede olmaz

Mehmet Tanlı: Laiklik sizce ne durumda, Atatürk devrimleri, reformlarının geleceği ne olacak? Bu krizli günlerde Alevi toplumuna, Kurumlarına, Kanaat önderlerine ne gibi görevler düşmektedir?
Gelecekten ne kadar umutlu veya karamsar olabiliriz?
LAİKLİK BİR POZİTİF DEĞERDİR
Cafer Kaplan Dede: Laiklik özellikle bu AKP döneminde ağır yaralar almıştır. AKP li Meclis Başkanı çok kısa bir süre önce ‚‘ Laiklik yeni Anayasada olmamalı‘ demişti. Bunu ancak bir Tarikat şeyhi söyler. “Laik” kelimesinin aslında dinsizlik, din aleyhtarlığı ve din düşmanlığı ile hiçbir ilgisi, alakası yoktur. Tam tersi isim olarak dini düzene tâbi bir toplumda, sâdece din adamları dışında kalan kimseleri anlatmak için kullanılır. Laiklik pozitif bir değerdir. Modern, çağdaş bir Türkiye’nin geleceği uygulanacak Laiklik prensibiyle direkt ilişkilidir. Atatürk’ün reformları tam yaşatılsa, uygulansa çok ilerde olurduk. Ama İslam coğrafyasında modern, Laik çağdaş devletin varlığını istemeyen güçler 93 yıldır bu sistemin altını oymuşlardır. Bunlar arasında Laikliğin Türkiye’de tutması durumunda kendi saltanatlıklarının yıkılacağı korkusuna kapılan Arap Krallıkları, Emirlikleri ve Şeyhlikleri ve Türkiye’deki maşaları vardır.
Laiklik konusunda iki şeye dikkat etmek gerekir: Biri Vicdan Hürriyeti: Her ferdin bir dine inanmak veya inanmamak konusunda sahip olduğu hürriyettir. Diğeri de İbadet Hürriyetidir.
Din hürriyeti, insanlığın uğrunda asırlar boyunca mücadele ettiği tarifsiz zulüm, kıyımlardan ve kayıplardan sonra nihayet LAİK devletle birlikte gerçekleştirdiği hayati temel bir hak olmuştur.
MARTIN LUTHER KİNG VE GANDHİDE DİRENİŞİN SEMBOLLERİDİR
Gelecekten hem umutlu hem de umutsuzum. Darbe denemesinin bir ertesi gün AKP kitlelerinin Alevi yerleşim merkezleri olan Gazi Mahallesi ve Hatay Armutlu mahallesine yürüme planlarını görünce umutsuzluğa kapılıyorum. Darbe teşebbüsünde bulunanlar Aleviler değil ki. Bu krizli günlerde kitlemize sükûnet ve tedbir tavsiye ediyoruz. Örgütlü gücümüze birliğimize inançla ve tutkuyla inanmalarını söylüyoruz. Bu karanlık günlerde gelip geçecek diyoruz. Dünyanın, haksızlıkların Alevi toplumuna yüzyıllardır uygulanan ayrımcılığın haksızlığın sadece bizim ve müsayiplerimiz tarafından değiştirilebileceğine inanmalarını söylüyoruz.. Bu inanç olmaksızın yapabileceğimiz hiçbir şey yoktur. Söyleşimizi ABD li insan hakları savunucusu siyahi Lider Martin Luther Kingin direnişin sembolü efsane Hintli hümanist Gandhi üzerine söylediği sözle noktalamak istiyorum. ‘’Gandi, yaşadığı süre içinde, dünya tarihinde başka hiç kimsenin seferber edemediği sayıda insanı harekete geçirebilmiştir. Yalnızca biraz sevgi ve anlayışla, iyi niyetle ve kötü bir yasaya uymayı reddederek, Büyük Britanya imparatorluğunun direncini kırabilmiştir.’’.
Bu Kaoslu günlerde bile Hazreti Aliyi, Hünkâr Hacı Bektaşi Veliyi, Hallac-ı Mansuru, Pir Sultanı, Şeyh Bedrettin’i unutmadan yanımıza Hazreti Hüseyin’in cesaretini almayı unutmayacağız.
Alevi Canlardan Haber Siteniz aracılığıyla bir isteğim olacak o da ’’ çocuklarımızı mutlaka Alevilik derslerine yollayalım’’. Çünkü bu büyük bir kazanımdır. Çocuklarımız kim olduklarının ecdatlarının nereden geldiklerini ve Alevi öğretilerini tanıyıp, öğrenip yaşatmaları gerekiyor.

Hak Muhammed Ali cümlemizin yardımcısı, Boz atlı Hızır’da kılavuzumuz olsun. Aşk-ı Niyazımızla!
Mehmet Tanlı: Söyleşi için Teşekkürler Cafer dede
Mehmet Tanlı
ha-ber.com











Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!