Essen'de Matem Cemi yapıldı

Alevi Kültür Merkezi ve Essen Cemevi, Muharrem orucu boyunca lokma hazırlayıp oruçların açılmasına ev sahipliği yaptı.

Muharrem orucu sonunda, Essen halkına kazanlarla pişirilen aşureler ikram edilmişti. Sırada, Matem Cemi kalmıştı, her yaş grubundan halkın katılımıyla dernek merkezinde gerçekleştirildi.

Matem, Farsça’dan gelen bir kelime olup, çok sevilen değerli bir varlığa duyulan acıyı ifade eder. İnsanlar, üzülür, ağlar ve üzüntüsünü üstünden atamaz. Unutulamayan bu matem, hicri 10 Muharrem, miladi 10 Ekim 680 tarihinde, Fırat nehrinin kenarında Kerbelâ kentinde Hz. Hüseyin’in katledilişidir.

Alevi Kültür Merkezi ve Essen Cemevi, Muharrem orucu ve aşure gününün ardından, Matem Cemi düzenleyerek, Essen ve çevresinde bulunan Alevileri dernek merkezinde bir araya getirdi. Cem’e, farklı inançlara mensup kişilerin ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri de katıldı. Cem’i, Yusuf Garip Dede yürütürken, yardımcılığını Muhammet Karakaş, gözcü sorumluluğunu Erkan Çelik, saz çalıp deyişler okuma görevini, Savaş Karınca ve Engin Filinte yerine getirmişlerdir. Dernek Başkanı İsmail Tatik de Cem izlemeye gelen misafirlere yakın ilgi göstererek samimiyetle karşıladı.

Essen'de Matem Cemi yapıldı

Dede Muhammet Karakaş, açılış konuşmasını yaparak, İmam Hüseyin’in şu cümlelerini halka hatırlattı; “Benim arkamdan yaş akıtmaktan ziyade, benim dediklerim için, benim ölme sebebim, Hakka yürüme, o günkü şehit olma sebebim adına en azından bir görüşümü, bir ilmimi, sizlere verdiğim nasihati tutunuz”. Yine İmam Hüseyin diyor ki,” Benim soyumdan gelen benim yolumu sürer”.

Muhammet Karakaş konuşmasına devamla: “Edilen duaların kabul olunmasını haktan diliyoruz. Cemlerde uyulacak kuralları hatırlatmak istiyorum sizlere, dizlerini bükemeyenler ameliyatlı olanlar, hamile, hasta, yaşlı, halsiz, rahatsız olanlar, ceme ilk defa gelmiş olanlar lütfen ön cepheye gelmesinler. Neden gelmeyin? İyi görmek istiyorsanız, rahatsızsanız sandalyelerde oturunuz. Bizim inancımızda zor yoktur, zorluk yoktur. Kolaylık vardır o sebeple zorlanıyorsanız yere oturmayın. Edep erkan Sükut-u Lisan dediğimiz zaman, edep cem edebidir ve adabıdır, konuşma edebidir. Edep erkan Sükut-u Lisan ise sessizce, pirlerin, dedelerin, zakirlerin ve hizmet görenlerin söylediklerini, can kulağı ile gönül kulağı ile dinlemektir. Oturma adabına dikkat edilerek oturmayı da göz ardı etmeyelim. Cemler mühürlendiği zaman, on iki hizmetteki görevlilerimiz kapıyı açık tutsunlar, onların görevi sadece kapıdaki kilittir. Gelen canları içeri alma görevleri vardır. Yani kapıyı sürgü ile kilitlemeyiniz. Mecburen çıkmak zorunluluğu hasıl olursa sonra çıkamayız.

Cem yapılırken sessizce gelinebilir ama, çıkma sebebi, sigara, keyfi çay içmek için, muhabbet etmek için, telefon etmek için, bu sebepler için dışarıya çıkmayınız. Kendi inancımıza sahip çıkmalıyız. Görevlilerin sitemde bulunması hiçbir şey ifade etmez, siz özünüzle hakla bir olmadıktan sonra, bugünkü ibadetin de bir anlamı olmaz.

Essen'de Matem Cemi yapıldı

Bugüne Muharrem Cemi diyoruz, Yassı Matem Cemi diyoruz. Fakat bugün kurban kestik, oysa bugünde can incitilmez. Biz bugün ve dün kurban kestik kan akıttık. Bilmeyenler için söylüyorum bu kurbanlar şükür kurbanlarıdır. Bu can kurbanıdır. Bu ehlibeytin, Zeynel Abidin’in kurtuluşuna dair bir adak kurbanıdır. Bu kurtuluştur, ehlibeytin ve peygamber soyunun kurtuluşudur. O sebeple kurban kesilir. Bunun adı şükür kurbanıdır, şükür adağıdır. O sebeple canlar bugün oruç tutmuş ya da tutmamış hiç önemli değil o yası gönlünde yaşamış. Bunca canların ibadetleri, niyetleri, oruçları, lokmaları ve hizmetleri hak nezdinde kabul olsun. Bizler bir dua ile var olduk yine bir dua ile başlamak istiyoruz. Hak Muhammet Ali, görevimizi, hizmetimizi ve çevremizi mutlu eylesin. Huzurlu eylesin. Cümle canların muradını versin. Yaptığı ibadetler, tuttuğu oruçlar ve niyetler hak nezdinde kabul olsun. Dernek başkanımız İsmail Tatik’in sizlere etkinliklerimizle ilgili bir duyurusu olacak.

İsmail Tatik: “Ben önce burada bulunan herkesi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Hazırda bulunan siz değerli canlara bir duyurum olacak. Kasım ayının altısında bir aile kahvaltımız olacak, sonrasında seminerimiz var. Seminerin konusu: Evlerimizde çocuklarımıza Aleviliği nasıl öğretiriz? Bir programlama yaparak ayda bir kez çocuklarımıza uzmanından Alevilik öğretilecek. Cemimiz hayırlı olsun yaptığınız hizmetleri Allah kabul eylesin. Hak Muhammet Ali yardımcınız olsun” diyerek sözlerini tamamladı.

Geleceğimiz olan gençlerimizin de eğitimi şart. Biliyorsunuz, ilimle, bilimle gidilmeyen yolun sonu karanlıktır diyen pirlerimiz, ilim Çin’de ise de gidin alın diyen mürşidimiz, hayatta en hakiki mürşit ilimdir diyen Mustafa Kemal Atatürk’tür. Bu sebeple ilmin ne kadar değerli olduğu belirtilmek istenmiştir. Hz. Ali pirimiz derki, bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum. Buralarında bir ilim yuvası olduğunu unutmamamız” gerektiğini söylen Karakaş konuşmasını tamamladı.

Matem Cemini yürüten Yusuf Garip dede, değerli canlar, hepinizi hürmetle saygıyla selamlıyorum diyerek söze başladı. Sonrasında şöyle devam etti: “Aşure bize Hz. Nuh Peygamberden kalmıştır. Bütün Peygamberler Muharrem Orucunu tutmuşlardır. Orucun bir diğer anlamı da susmaktır. Muharrem orucu Kerbelâ’da şehit olan Hz. Hüseyin, yanında bulunanlar ve İslâm’ın kurtuluşu içindir. Kerbelâ’da şehit düşenleri düşünerek, kaldırın başınızı ve Muharrem ayını farklılaştırın. Değerlerinize Hüseyin’in soyluluğunu katın. Hüseyin’in onurlu ve yiğit duruşunu sembol alın. Neden? Ve Niçin? Matemi ve Kerbelâ şehitlerini ve şahadetlerini anlatma gereği duyduk? İslam aleminin bilmesi gerekir ki Kerbelâ çölünde bir destan yazılmıştır. Bu destan yiğitlik destanıdır. Bu destan İslam’ın sancaktarının Muhammet Mustafa’nın canı pahasına nasıl savunduğunu ve vaz geçmediğini gösteren bir destandır. Ben İslam’ım ben Müslümanım diyen her inananın bu olayı bilmesi ve idrak etmesi gerekir. Muharrem, bütün peygamberlere kurtuluş ayı olurken, Hz. Muhammet ve yakınlarına matem olan ayın adıdır. Muharrem, erdemli, dürüst, ilkeli, mert ve yiğit bir kahramanın, zamanın zalimleri tarafından, altı aylık süt emen çocuğuna varıncaya kadar, bütün yakınlarıyla birlikte acımazsızca susuz olarak şehit edildikleri ayın adıdır. Muharrem, zalime boyun eğmeyerek, onursuzca yaşamaktansa hayatı pahasına olsa da onurluca ölmeyi seçtiği ayın adıdır. Muharrem deyince gözümüz yaşarır, gönlümüz mahzunlaşır özümüzde aynı sevgiyi, aynı hüznü ve aynı kederi paylaşırız.

Essen'de Matem Cemi yapıldı

Bugün yiğitler şahı, Hz. İmam Hüseyin ölümsüzlüğe hakka uğurladığımız gündür. Bugün yüreğimiz Kerbelâ’da yanmakta. Yanan Kerbelâ, can Kerbelâ, cennet, cehennem Kerbelâ. Su, toprak Kerbelâ. Yiğitlerin kurban olduğu Kerbelâ. Herkesin yas tutup, oturup ağladığı Kerbelâ. Bu yasın hala devam ettiği, insanlığın vefa borcu olarak göz yaşı döktüğü Kerbelâ. Kerbelâ deyince, bir yiğitlik, zalime baş eğmeme destanı gelir akla. Bu destanın kahramanı yiğitler şahı Hz. İmam Hüseyin’dir. O bu destanı kanıyla yazmıştır. Zalime, zulme ve haksızlığa karşı bir yiğitlik destanıdır.
Fuzili, “Zalimin zulmünü, ancak insanlığın direnci yener” diye buyurmuştur. Bu destan kul hakkı yenmemesi ve onurlu yaşamanın destanıdır. Hz. İmam Hüseyin öyle bir destan yazmıştır ki, bu destanın sözleri kılıç kadar keskindir. Her yıl Muharrem ayında bu destanın sayfaları yeniden açılır, ibret-i âlem için çevrilir okunur. İnsan, insan olmanın dersini alır. Zalimler de zalim olmanın karanlığını yaşarlar. İnsanlık, yiğit İmam Hüseyin’in davasını zalimlere ve karanlığa hapsedenlere haykırır. Hz. Muhammet buyurmuştur ki, ben sizlere iki emanet bırakıyorum. Birisi asla delalete düşmeyeceğimiz Kur’an-ı Kerim, diğeri de ehli beytimdir. İlk peygamberimiz Hz. Âdem’ den Resulü Ekrem’e kadar bütün Allah elçileri Hz. Hüseyin’ i biliyorlardı. Niçin mi? Çünkü Hz. Âdem iblisin insanlığa düşmanlık edeceğini, Hüseyin’in örnek şehit seçileceği bildirilmişti.

İmam Hüseyin’i sevmek demek, dedesi Hz. Muhammet Mustafa’nın ve babası Hz. Ali’nin yakmış oldukları ışığın sönmemesine destek vermekti. Onlar, canları pahasına hak için, insanca ve korkusuzca yaşamanın onuru için, kul hakkının korunması için şehadet şerbetini içmişlerdir. İmam Hüseyin’e bu onurlu yaşamı, babası İmam Ali’den kalmıştır. O da canı pahasına haksızlığa boyun eğmemiştir. İmam Hüseyin’in şehadeti, bütün edebiyatçılara, şairlere, felsefecilere ve tüm insanlığa verimli bir alan yaratarak günümüze kadar taşımıştır. Yüzlerce, binlerce kaynak yaratarak insanlık için, insanlığın ders ve ibret alması için kaynak olmuştur. İmam Hüseyin kavgası, emanetin ehline verilmesi olayının kavgasıdır. İmam Hüseyin değeri, bütün insanlığın dostluğuna, kardeşliğine, barışına, dirliğine, birliğine vesile olacaktır. O sevgi çemberinin etrafında el ele verip, iri olalım, birlik olalım. Bu vesileyle birlikte Kerbelâ şehitlerini analım. Hepimiz, bir ibret almaya çalışalım. Muharrem ayı, tüm insanlığın, dostluğuna, kardeşliğine, barışına, dirliğine ve birliğine vesile olsun. Selam olsun canını cananına kurban edenlere.

“Cemimize başlamadan önce aramızda, dargın, küskün, alacaklı, verecekli varsa gelip gönlündekini söylesin”. Barış ve huzur içerisinde yaptığımız ibadetler, Allah tarafından daha güzel kabul görür. Cemimizde, dargın ve küskün olmadığı anlaşılmıştır. Ne mutlu barış ve huzur içerisinde ibadetini yapanlara. Selam olsun sizlere” diyerek sözlerini tamamladı. Yusuf Dede, Matem Cemine başlamadan önce, lokma getirenlere, hizmet edenlere, kurban, adak kesip getirerek katkı sağlayanlara teşekkür etti. Cem ibadetine başlamadan önce, açıklamalar yapan Yusuf dede geleneklere ve kurullarına göre Cem ibadetini başlattı.

Essen'de Matem Cemi yapıldı

ha-ber.com/Ahmet Birinci/Essen