Referandum sonrası Almanya-Türkiye ekonomik ilişkilerinde alarm zilleri çalıyor.
Almanya ekonomik açıdan Türkiye’nin en önemli 1.ticari partneri. Türkiye, 2016 yılında 37 milyar Euro’luk ticaret hacmiyle Almanya’nın en büyük 20 ticaret ortağı arasında yer almıştı. Ülkede 6 bin 800’den fazla Alman firması faaliyette.
Almanya 2016 yılında Türkiye'ye özellikle motorlu araç parçaları ve makine ihraç etti. 3,3 milyar euro değerinde kimyasal ve tıbbi malzeme de satıldı. Almanya Türkiye'ye toplam 21,9 milyar euro değerinde ürün ihraç etti.
Türkiye, Alman moda ve tekstil branşı için de önemli bir ülke. 2016 yılında Alman firmaları Türkiye’den 4,3 milyar euro tutarında giysi ve tekstil malzemeleri olmak üzre 15 milyar Euro’luk ürün ithal etti.
Alman iş dünyası, 16 Nisan Anayasa referandumu sonrası gelişmeleri yakından izliyor. Alman Sanayi Birliği (BDI-Alman Tüsiad) Başkanı Dieter Kempf, Berlin'de yaptığı açıklamada, "Referandum sonucu beni endişelendiriyor. Türkiye giderek Avrupa temel değerlerinden uzaklaşıyor" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin geçen yıl üçte bir oranında azalan yabancı doğrudan yatırımların çoğunun Alman sermayesi olduğunu hatırlatan Kempf, “Ekonomi güvenilirlik ve tahmin edilebilirlik bekler, Alman yatırımcının bu beklentisi ve güveni kayboldu” görüşünde.
BDI Başkanı Kempf Türkiye Avrupa’da güçlü ekonomik partnerlere ihtiyaç duyduğunu unutmamalı, Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkesinin ekonomik çıkarları için Avrupalı partnerlerinin güven temelinin daha fazla sarsılmamasını sağlamalı diyerek aba altından sopa gösterdi.

Yine Almanya’da çok önemli bir ekonomik kurum olan Alman Toptancılık, Dış Ticaret ve Hizmetler Birliği (BGA) Başkanı Anton Börner de açıklamasında "Türkiye’yi Büyük bir endişeyle izliyoruz.” dedi.
Börner, buna seçim prosedürleri ve ülkedeki hukuk güvenliğinin garantiye alınması gibi açık soruların da dahil olduğunu kaydetti.
Alman Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (DIHK – Alman TOBB) Başkanı Martin Wansleben ise yaptığı açıklamada, "Alman ekonomisi için Türkiye’deki durumun istikrarlı hale gelmesi ve firmalar için güvenilir çerçeve koşullarının sağlanması önemli” dedi.

Wansleben, "İki ülke arasında çok sıkı bağlantılar var" diyor. iki ülke arasında 37,3 milyar euro değerinde mal ticareti yapıldı. Bu bir rekordur. DIHK'ye göre doğu ile batı arasındaki Türkiye, buradan Arap ülkelerine ulaşmak isteyen pek çok Alman firması için çok önemli.
DIHK Başkanı Wansleben, darbe girişiminden bu yana ekonomik ilişkilerin bir hayli soğuduğunu kaydetti. Temmuz ayından beri Türkiye'de var olan güvensizlik ortamının ticaret üzerinde negatif etkileri olduğunu kaydeden Başkan Wansleben, bazı Alman firmalarının geri çekildiğini ya da artık Türk piyasasında faaliyet göstermeye çalışmadıklarını söyleyerek Türk siyasetine “Aklını başına al” sinyali yolladı.
Türkiye, Alman turizm branşı için de önemli bir role sahip. Alman Seyahat Acenteleri Birliği (DRV) Başkanı Norbert Fiebig,” Türkiye'ye seyahat edenlerin sayısında 2016 yılında bir önceki yıla kıyasla büyük düşüş yaşandı, 2015'te 5,6 milyon Alman Türkiye'yi ziyaret ederken, 2016'da bu sayı 3,9 milyona düştü, Türkiye’nin turizm gelirleri %30 (8,5 Milyar Euro) azaldı” dedi.
Başkan Fiebig, bu sayılar 2017’de de düzelmeyecek diye ilave etti.
Almanya’da yerleşik 3,1 milyon Türk kökenliden sadece %13’nün (412.000) refendumda evet demesine rağmen Almanya'da Türklere ve Türkiye’ye karşı büyük bir negatif kampanya başlatıldı. “Türklerin %63’ü demokrasi düşmanı, Türkiye’ye geri dönsünler ve Erdoğan cennetinde mutlu olsunlar” şeklinde yaratılan bu algı, Alman ekonomik çevrelerinin de Türkiyeye karşı büyük bir önyargı oluşmasına neden oluyor.
Alman derin devletini ve Alman sağ siyasetçilerinin “Nazi” suçlamasının intikamını almak için medya üzerinden tezgahladığı bu yanlış algı yaratma operasyonu Türk Alman Ekonomik ilişkilerini ciddi bir şekilde baltalayacak.
ha-ber.com/Dr. Ahmet Güler









Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!