Pazardan beleş sebze seçer gibi , siyasetçilerin az çürük olanlarını arıyoruz. Liderleri bilgi ve birikimleri ile değil de , özel hayatları ile kıyaslıyoruz. İster çalsın , ister Vatanı satsın hiç önemli değil. Yeter ki paylaşmasını bilsin. Kepçeyle çalıp , çay kaşığıyla dağıtsın yeter ! Yardımlarla geçinmeye çalışan bir seçmen oy kullanırken vatanı mı düşünecek ? Bayrak aklına gelir mi ? Peki ya ezan ? Belki aklına gelende vardır fakat bence bir kısmı Nasrettin Hocanın yolundan gider . “Parayı veren düdüğü çalar” ! Para yada başka çıkarlar için oy verecek  , doğruları görmezden gelecek ve yalanlara kendisi bile inanmış gibi davranacak . Zor iş bunlar , her sabah yüzünü yıkarken aynaya baktığında tüküresi gelecek. Fakat mecbur , çıkış yok bu gidişten. Çevresine ve evdekilere bu durumun cevabını vermesi lazım. Kutsal değerlere yapışacak , bahanesi bu olacak . Yani din elden gitmesin diye vermiş oyunu ! Oy vermese bayrak inecekmiş . Aslında herkes siyasi liderinin kaç para ettiğini biliyor , bu liderlerin Memlekete yakışmadığını biliyor , ekmeğe muhtaç duruma yaklaştığımızı biliyor fakat seçim ağzı konuşmuyor. Parti zarar görmesin ! Seçim bitti mi zaten siyasetçileri göremeyeceksin , zarar vereceksen son şansın . Milletin uzayda dolaştığı , teknolojinin kendini aştığı şu günlerde Türk Milleti olarak bizdeki dert başka. Seçim akşamı gezmeye sokağa çıksak, çelik yelek giymesek  başımıza bir iş gelir mi? Sandıktaki oylarımızı kim çalacak ? Sahte kimlikle göçmenler oy kullanacak mı ? Kaybeden gitmeyi kabul edecek mi , yoksa kaybeden gelmemeye razı olacak mı ? Seçimlerden sonra döviz kaç olur , makarna bulabilir miyiz ? Demokrasi , hak hukuk olan ülkede seçim güvenliği tartışılır mı , demek ki bizde yok . Çalışma hayatında asgari ücretli için insani şartlar yok. Siyasi liderlerde “ kalite “ yok. İnsanlığın tükenmeye başladığı şu günlerde tek derdimizin insansız hava taşıtı yapmak olması da çok anlamlı ! Kaybeden Memleket olduktan sonra, seçimleri kim kazanmış hiç umurumda değil , ….