MEMLEKETİMDEN İNSAN MANZARALARI GÜCÜM YOK! HANGİ PARAYLA OKUTAYIM? 74 yaşındayım. Adana İli, Yumurtalık İlçesi, Demirtaş Köyü nüfusuna kayıtlı, Kürt Sultan'dan doğma, Zaza Yusuf'tan olmayım. Yok yoksul bir ailede büyüdüm. Yaşayan dördü kız, üçü erkek yedi kardeşin en büyüğüyüm. İyi çakarım yokluktan ve yoksulluktan... Ben çocukken de giderlerdi mevsim geldiğinde çocuk işçiler işe, 21. Yüzyılda, 2023 yılında da gidiyorlar çocuk işçiler çalışmaya. çocuklar o gün, bugün çalışıyorlar boğaz tokluğuna tarlalarda. yanıt o zaman da; „dı. Bugün de yanıt o! deniliyor onlara. Okullarından ve hayallerinden uzaktalar onlar. Tarlalarda çalışıyorlar. O tarlalarda yalnız çocuklar çalışmıyorlar. Liseliler de, üniversiteliler de, üniversiteyi bitirenler de çalışıyorlar o tarlalarda. Anahtar sözcük; Gelecekleri yok! Umutları yok! Hayalleri yok onların... Ankara’ya bir atım uzaklıkta, Şereflikoçhisar’da, tarlalarda çocuk işçiler, aileleriyle birlikte güvencesiz ve ağır koşullarda çalışıyorlar. bu çocuklar ve bu gençler sabahın köründe işe koyuluyorlar. İlçede, soğan tarlasında çalışmaya gelen ilkokul, lise ve üniversite çağındaki çocuklar ve gençler, gelecekten umutlarının olmadığını söylüyorlar çaresiz... Çocuklarını tarlada çalıştırmak zorunda olan bir baba; diyor. Üniversite mezunu o kızın söyledikleriyse içler acısı... diyor. 10 çocuk anası olan, 46 yaşındaki tarım işçisi kadın içinde bulunduğu durumu şu sözlerle anlatıyor: Bizim için saçlarını süpürge yapan anamız. Kara Sultan... 56 yaşına kadar dayanabildi o yokluğa, yoksulluğa... Mevsimlik tarım işçisi bir başka baba on çocuğundan yalnız birini okutabilmiş. diyor. Bir diğeri bir kızını okutmuş. O da iş bulamadığı için babasıyla birlikte soğan tarlasında çapa yapıyor. Gücü olmayan, dertli baba; derken dağlıyor yürekleri. 20'li yaşlarda bir genç. Eğitim yaşamını ortaokulda bırakmış. Ailesiyle birlikte soğan tarlasında çalışıyor. diyerek kahrediyor yazgılarına. Ailesi Antalya’da tarım işçisiyken tarlada dünyaya gelmiş tarım işçisi bir genç kız. Eli çapa tuttuğundan beri, yazları tarlada çalışmış, kışın okuluna devam etmiş. Üniversiteyi bitirmiş. Ancak şimdi işsiz. Ailesiyle birlikte günlük 300 TL yevmiye ile sıcağın altında çalışan bu genç insanımız 27 yaşında. Derdini şöyle anlatıyor: diyor bir başka Kemalettin Kamu'nun Bingöl Çobanları adlı şiirinin bir yerinde şu dizeler var: Bunların adını da kara bahtları koymuş. Güçleri yok! Yoklar... Yoksullar... Milyonlarcalar... Biz mi? Kara Sultan'ın ve Kürt – nam-ı diğer Deli Yusuf'un çocukları... dedim ya bizim için. O; daha 56 yaşındayken yükseldi mavi karanlığa ama; yedi çocuğu da bir kazmaya sap oldular onun sayesinde... Toprağında karanfiller açsın!...