
0 görüntülenme
DİYET MASALINDAN KUMPASA
Laik Türkiye Cumhuriyetini tarikatlar koalisyonundan oluşmuş bir Ortadoğu kabile devletine dönüştürmekle görevlendirilen Cumhur İttifakı aslında seçimleri kaybetti.
Millet İttifakında İYİ Parti’nin ihanetine rağmen muhalefet seçimleri kazanmıştı.
Masa tekmelemeyi huy edinmiş Meral Akşener, son kozu İmamoğlu ile CHP’yi ele geçiremeyince umudu Erdoğan’a umut taşıyarak köşe kapmaya yöneldi.
İmamoğlu ise değişimi, CHP Genel Başkanı olmak için başlatmayı hedeflemişti.
Camide Kuran okuyarak Erdoğan’a; ‘’işaretini vermekle kalmadı, Kılıçdaroğlu’nu devre dışı bırakma amacındaki Akşener’in gazına geldi.
Akşener, ’da siyasete merkez ya da merkez sağ olmayı değil, Bahçeli yerine MHP ile Erdoğan’la iktidara ortak olmayı hedeflemişti.
Perde arkasındaki Erdoğan’ı yönlendirenler, Erdoğan’ı Akşener’e güvenmemesi için uyararak Gemerek Hâkimine kurultayı iptal ettirerek MHP’yi Akşener’e yedirmediler.
MHP’den ihraç edilince Akşener tek başına kalmıştı.
Akşener, Bahçeli’nin bu başkaldırıyı en ağır şekilde ödeteceği korkusuyla CHP’ye sığındı.
Kılıçdaroğlu’nu kurtarıcı görerek CHP’den aldığı 15 Milletvekili ile hem siyasetten silinmesine hem de bir kumpasla tutuklanmaktan kurtulmuştu.
Kılıçdaroğlu’nun bu dayanışmasına karşılık olarak duygulu bir teşekkür konuşmasında:
Demişti.
Kılıçdaroğlu ve CHP’nin katkısıyla kurmuş, aslında HDP’nin önemli katkısıyla 2018’de başta İstanbul olmak üzere 11 Büyükşehir Belediyelerini kazandılar.
Erdoğan: Demişti.
Türkiye’nin kurucu partisi sorumluluğu ile öncülüğünde kurulan Millet İttifakı eksikliklerine rağmen önemli bir adımdı.
Bu ittifak, Laik Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş ilkelerini korumak ve parlamenter demokrasiyi yeniden işlerlik kazandırmak amacıyla kurulmuştu.
Ama Meral Akşener ve ekibi, kendi partisi içindeki parlamenter demokrasi için mücadele eden demokrat kişileri bile yanıltan bir çıkış yaparak, gerçek yüzünü gösterdi.
İYİ PARTİ içindeki ırkçı, Bahçeli yanlısı MHP ajanlarının etkisiyle Akşener, bin bir güçlükle, özveriyle kurulan masasını devirdi.
Seçimlerde, Kılıçdaroğlu’na oy vermedikleri gibi, ekranlarını İYİ Partiye açan Tele 1’i bile HÜDA-PAR-MHP-AKP-Sinan Oğan- Muharrem İnce-Abdül Latif Şener-saflarında yer aldı.
Yani, çıkarları karşılığı;
Bunlardan ders çıkaramayan Erdoğan’ın eskimişleri ile –iyi niyetle-çıktığı kurtuluş mücadelesinde yine ne İsa’ya ne de Musa’ya yaranabildi.
Aslında, HDP’nin Selahattin Demirtaş öncülüğünde bir Millet İttifakı açık ara seçimleri kazanırdı.
İYİ PARTİ içindeki diğer demokrat, yurtsever, aydınların tepkisiyle Akşener geri dönmesine rağmen seçimlerde bu sekter davranışın karşılığını alarak, Bahçeli’yi kurtarmak için düşürülen seçim barajı sayesinde meclise girebildi.
İsmail Saymaz ve daha çirkini Fatih Portakal’ın, CHP Genel Başkanı’na hakareti ile SÖZCÜ TV yanında Halk TV genelinde İsmail Saymaz ve Barış Pehlivan’ın ölçüsüz tepkisi Seçimlerden sonra bir merkezden yönlendirildiği kuşkusu doğdu.
Kılıçdaroğlu’nun haksız linç edilmesine karşı, TELE 1 Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, CHP Liderini TV’ye çıkarıp tavır koyması ile AKP’nin en vurucu silahı tutuklatmakla basına ayar vermek istediler!
Ama asıl darbenin Ekrem İmamoğlu’ndan gelmesi ve Kılıçdaroğlu’na karşı alenen tavır alması CHP’ye en ağır darbeyi vurdu.
Elbette CHP’de bir değişim ve yenilenme gereklidir.
Her türlü görüş parti organlarında parti üyeleri arasında partiyi daha ileriye taşımak için yapılır.
Akşener’in saflarında değil!
Liderlik öfkeden, hırslardan arınmayı gerektirir!
YILDIZ AKALIN



Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…