
0 görüntülenme
ÜLKEMİZ ÇOCUKLARINA SUNAMADIĞIMIZ SPOR EĞİTİMİ
Bir ülkenin gelişmişliğinden söz ettiğimizde, o ülkenin geleceği olan çocuk ve gençlerine yapılan yatırımalar ve her alanda alınan başarılara bakmamız gerekir. Konu spor olunca kuşkusuz çok erken yaşlarda çocuklarımızın gerek zihinsel ve gerekse fiziksel gelişimlerine yaptığımız yatırımlar bizleri yakından ilgilenmektedir. Dünyada sporda başarıyı yakalamış ülkelere baktığımızda! Akademik olanaklarını erken yaşlarda çocuklarının gelişiminde uygulatmayı başarmış olan ülkeleri görmekteyiz. Bana göre ülkemizde bu başarıyı yakalayabilmek hiçte zor değildir.
Eğitim, amaçları, süreçleri ve yöntemleri olan önemli bir oluşumdur. Düşünce kaynağını , doğruluğunu ve düzenini de alan bir insan biçimlendirme sanatıdır. İnsanı biçimlendirme oluşumunda spor eğitiminin genel eğitime katkısı hiç kuşkusuz çok büyüktür. Biz Spor bilimcileri diyoruz ki! Genel eğitim felsefesinin Spor eğitimini de pozitif etkilesin ki, ülkemizde çok erken yaşlardan itibaren yetenekli çocuklarımız ortaya çıkarılsın ve onların gelişmelerini bilimsel bir bakış açısı ile eğitilmeleri sağlanarak bu döngü içerisinde birbirlerini karşılıklı besleyerek büyüsün. Bu bağlamda;
Gardner ‘zekâ alanlarını; Yazma, konuşma, espriler yapma, okuma,
Problem çözme, sorgulama, hesap yapma, deney yapma, Boyama, çizme, harita okuma, motif çizme, örnek yaratma, Dans, egzersiz, spor yapma, mümkün olduğunca hareket etme, Şarkı söyleme, tempo tutma, müzik dinleme, enstrüman çalma, : Gruplarla çalışma, aracılık etme, birinin duygularını anlama,
Derin düşünce, hayal kurma, hedef koyma, yalnız olma diye sınıflandırdığını biliyoruz.
Çocuklarda bilişsel şemaların gelişmesinde sporsal deneyimlerde önemli rol oynarlar. Bu doğrultuda özellikle somut işlemler döneminde çocukların yapacakları sporsal etkinlikler onların daha fazla işlem yapmasını sağlayarak bilişsel anlamda gelişmelerine yardımcı olabilecektir. Diğer yandan işlem öncesi dönemde de çocukların şemaların gelişebilmesi için spor istendik ve önemli bir araç olarak ele alınmalıdır.
Çevresel ve ekolojik yaklaşıma sahip olan kuramcılar ise çevrenin çocuk gelişimi içindeki yerinin vaz geçilmez olduğunu vurgulamaktadırlar başlangıçta ana- baba- çocuk üçlüsü arasında oluşan çevresel yapı daha sonra okul ve yaş grubu çocuklar ile yakınların katılmasıyla genişler bu iki aşama çocuğun gelişiminde önemlidir ama asıl exosystem olarak aktarılan yapıya dönüştürüldüğünde çocuk için artık daha büyük sistemlere gerek vardır.
Bu sistemsel yapılar içinde ana babanın iş yeri, sosyal yakınlık içindeki bireyler ve arkadaş grubu, yerel yönetimlerin olanakları ve spor genel müdürlüğü gibi daha büyük kurumsal yapılar devreye girer. Bu yapı içindeki spor çocuğun sosyalleşmesi, duygusal olarak gelişmesi ve gelecekte daha etkili ve istendik bir yetişkin olmasında önemli bir aracı olarak ele alınmalıdır. Çocukluk dönemindeki oyunlar ve sporsal etkinlikler aracılığı ile çocukların başkalarını düşünme ve paylaşma duygularının geliştirilmesi de olası görünmektedir (Lewitt ve ark. 1985). Çocukların anti sosyal davranışlardan kurtularak başkalarını düşünen bireyler şekline dönüştürülmelerinde sporsal etkinlikler önemli rol oynayabilir. Bu nedenle sistemlenmiş oyun ve sporsal etkinliklerin sayısının artırılması yararlı olacaktır.
Mountesorri çalışmalarında çocukların daha uyumlu olabilmeleri için sporsal etkinliklerin gerek enerji boşalımı gerekse de çocukların paylaşımların geliştirilmesi ve kurallığının öğretilmesi açısından önemli olabileceğini belirtmektedir.
Görüldüğü gibi çocuk eğitimi ile ilgili önemli eğitim bilimciler, çocuğun zihinsel gelişiminde egzersizin ya da halk dilinde sporun ne kadar çok önemli olduğunu üstüne basarak açıklamaya çalışmışlardır. Durum böyle iken ülkemizde eğitimle ilgili kurum ve kuruluşların çocuk ve gençlerimizin sporda ve genel anlamda gelişimlerine ne kadar katkı koydukları ve çocuklarımıza bu alanda verdikleri desteğe bakmak durumundayız! Bunun ölçüsü kuşkusuz ülke düzeyinde sporda aldığımız başarı ölçü olarak baz alınabilir.
Ülke olarak sporun her alanında çok başarılı olduğumuzu söyleyebilmek mümkün değildir! İtirazı olan arkadaşlarıma hemencecik küçük bir sorum olacak; Ülkemizin seçkin futbol kulüpleri hele bir tanesi son günlerde maçlarına sahada 11 adet ismini bile sayamadığım yabancı uyruklu futbolcularla çıkmaktadır, Neden? Ülke sporumuzun kalkınmışlığı bumudur?
Daha buna benzer yüzlerce örnek verebilirim. Bir igi çekici örnek ise, Ulusal takımlarımızda yer alan devşirme sporcular? 30 milyona yaklaşan genç nüfusa sahip olan güzel ülkemize yakışıyormu? Doğrusu ben yakıştıramıyorum! Bunun sorumluları hiç zaman kaybetmeden iyice düşünüp farklı bir yöntem bulmalıdırlar, bir başka sorumda; milyonlarca genç içerisinden bulup çıkardığımız ve Fenerbahçe spor kulübünden Real Madrid’e Transfer ettiğimiz Arda Güler ile ilgili olacak? Arda neden Avrupa’yı tercih etti? Arda gibi onlarca sporcu neden yetiştiremiyoruz? Hiç kendimize bu soruyu sordunuz mu? Doğrusunu isterseniz bu soruların cevabını siz değerli okurlarımdan öğrenmek isterim! Ve arda daha 18 yaşında Ardanın bundan sonraki eğitimi ne olacak? Merak etmiyor değilim? Bu arada hatırlatmak isterim! çok küçük yaşlarda Beşiktaş’tan Barselona’ya transfer olmak üzere İspanya’ya giden Muhammet’e ne oldu? Bence Muhammet Maradona’ya değil kendi özüne döndü! Yani yazık oldu Muhammet’e
Herkese saygılarımla.


Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…