Facebook sayfamda, büyük harflerimizi kullanarak aşağıdaki iletiyi paylaştım. KEMALİZM; SALT 20. YÜZYILIN DEĞİL, GELECEK YÜZYILLARIN DA YOL GÖSTERİCİSİ OLACAK, İNSANI VE EMEĞİ EN YÜCE DEĞER SAYAN, EN GERÇEKÇİ DÜNYA GÖRÜŞÜDÜR KEMALİZM. BUNA BİLİNÇLİ BİR KEMALİST OLARAK İNANIYORUM. BU İNANCIM KESİNDİR. FRANSA'DA YAYINLANAN HISTORIA DERGİSİNİN SON SAYISININ KAPAĞI „YÜZ YIL ÖNCE ATATÜRK MODERN TÜRKİYE CUMHURİYETİ'Nİ KURDU. “ Bu iletime, noktasına ve virgülüne dokunmadığım şöyle bir yorum aldım: „Kemalizm’in bizzat yaşadığımız sol karşıtlığını, düşmanlığını, M. Kemal ve İnönü dönemlerinde yapılan sol/sosyalist tutuklamalarını, Sansaryan Han vb, Sabahattin Ali'nin kafasının taşla ezilmesini, yıllarca hapis yatan Nazım'ı nasıl değerlendireceğiz? “ Sansaryan Han; Ağa Mugradiç Sanasariyen (Sansaryan) adlı bir Osmanlı Ermeni’sine ait olan hanın adıdır. Hanın bulunduğu araziyi 1889'da, 19 bin Osmanlı altını karşılığında, den satın almış. Mercury Gemi Şirketi'nin hisselerinin önemli bir kısmını elinde bulunduran ve önemli bir zenginliğe 1881'de Erzurum'da Sansaryan adlı bir okul da açmış. Sirkeci'deki hanı da bu okula gelir yaratması için satın almış. Hanın satın alınmasıyla kurulmuş. 1915 olayları sonrası Erzurum'daki okul kapatılırken, el konulan han, 1920'de Ermeni Patrikliği ‘ne iade edilmiş. Devlet, son olarak 1930’da binaya yeniden el koymuş. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne verilen, nam salan binanın karanlık odalarında Zeki Velidi Togan’dan Aziz Nesin’e, Sabahattin Ali’den Nâzım Hikmet’e, Deniz Gezmiş’ten İlhan Selçuk’a, Nuri İyem’den Ruhi Su’ya pek çok edebi ve siyasi figür işkence görmüşler. Sansaryan Han konusu budur. Bu handa yapılanlarla Kemalizm’i ilişkilendirmenin mantığını anlamakta zorlanıyorum. İşkence; insanlığa karşı işlenen suçların en büyüklerindendir. Suçluları da işkencecilerdir. Bu; insanlığa karşı işlenen suçta suçluyu Kemalizm de ve Kemalistler de aramanın mantığını anlayamıyorum ben. Bu handa insanlarımıza işkence yapılması buyruğunu Mustafa Kemal mi vermiştir, İsmet İnönü mü vermiştir? Bu soruların yanıtının olmasının mantığını anlayamıyorum ben. Bu suçlamanın kendisi Kemalizm’e ve Kemalistlere karşı bir suçtur. Suçtan öte bir saygısızlıktır. Sabahattin Ali'nin hunharca katledilmesinin suçunu da Kemalizm’e ve Kemalistlere yüklemek insaf ve vicdan ölçülerinin kapsamını aşar. Daha iyi anlaşılsın diye; diyorum. Bu arkadaşımızın, A. Kadir'in yazdığı „1938 HARP OKULU OLAYI VE NAZIM HİKMET“ adlı kitabını okuduğu konusunda da kuşkularım var. O kitapta, Nazım'a, o yıl hangi oyunun, kimler tarafından oynandığı ve oynanan o oyundan sonra Nazım'ın yıllarca ve suçsuz yere hapis yattığı, ayrıntılarıyla anlatılır. Kemalizm’i ve Kemalistleri suçlamadan öne bunları da bilseydi keşke. Şuraya neden Kemalist olduğumuzu açıklayan, daha önce kaleme aldığım bir yazımı ekliyorum. Kemalizm karşıtı olan, arkadaşlarımız okurlar da, belki bizim neden Kemalist olduğumuzu daha doğru anlarlar.