Bu yıl Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yılı. Akşam, Frankfurt Başkonsolosu Erdem Tunçer ve eşi Gül Tunçer’in davetiyle 100. Yıl kutlama etkinliğine katıldık eşim Nalan ile birlikte.  Kentin Sossenheim semtindeki Halkevi Salonundaydı… Cumhuriyet’e giden yol İstiklal Harbi, Bağımsızlık Savaşı, Kurtuluş Savaşı veya Milli Mücadele’dir. Milli Mücadele Türkiye’nin yakın tarihinin en önemli dönemidir. Milli Mücadele, Türk milletinin, büyük ve güçlü devletler karşısında her türlü yokluk, sıkıntı ve imkansızlık ile daha önce benzeri görülmemiş zaferinin adıdır. 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a çıkmasıyla Milli Mücadele başlamıştı. * * * * Atatürk Nutuk‘ta, ‘Ben, 1919 senesi Mayıs içinde Samsun'a çıktığım gün elimde, maddi hiçbir kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk Milleti'nin asaletinden doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevi bir kuvvet vardı. İşte ben bu milli kuvvete, bu Türk Milleti'ne güvenerek işe başladım‘ diyor. Milli Mücadele, 11 Ekim 1922'de imzalanan Mudanya Müterakesi ile sona erer. Türk milleti üç yıl süren savaş sonunda bağımsızlığına kavuşur. * * * * Başkonsolos Tunçer konuşmasında, ‘Kuruluşunun 100. Yıldönümünde Cumhuriyetimiz; hiç şüphesiz ulusumuzun geleceği açısından hala en önemli ilham kaynağımız olmaya devam etmektedir. Kuruluşundan bu yana geçen 100 yılda ülkemiz; zorlu bir coğrafyada, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışı, genç ve dinamik nüfusu, insani ve girişimci dış politikası, güçlü ekonomisi ve zengin kültürüyle uluslararası toplumun saygın ve önde gelen bir üyesi olmuştur‘ dedi. * * * * Ve şöyle devam etti… ‘ Cumhuriyetin kazanımlarının en iyi şekilde korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması, ülkemizin bölgemizdeki ve dünyadaki öncü konumunun daha da pekiştirilmesi açısından elzemdir.‘ Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın mesajının okunmasından sonra kısa filmlerle Cumhuriyet anlatıldı. Sözleri  İlker Kömürcü'ye, bestesi Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'na ait 100. Yıl Marşı'nı dinledik. * * * * Ardından ‘İstanbul Sazendeleri‘ grubu bir konser verdi. Başkonsolos Tunçer’in davetiyle İstanbul’dan bu gece için özel olarak gelen grup Göksel Baktagir (Kanun), Yurdal Topcan (ud), Emrullah Şengüler (viyolonsel), Oray Yay (perkusyon) ve Yurdal Topcan’dan (solist) solist Tuğba Özatalay’dan oluşuyordu. Bilmeyenler için Sazende farsça bir kelime… Tarihsel olarak sazende kelimesi Anadolu, Kafkasya veya İran'da bir halk çalgısı çalan herhangi bir çalgıcı için kullanılmış… ‘Sazende gönlünü tellere teslim eder ve yürekler musikiyle coşar‘ derler… * * * * Yaklaşık bir saat süren konser ‘Türkiyem‘ parçasıyla başladı. 1998'den beri "Istanbul Türkiye içinde ve özellikle akademik kurumlarda konserler veren grup konserine ‚‘Bülbülüm altın kafeste‘, ‚Fikrimin İnce Gülü‘, Sarı Zeybek, Yemen Türküsü, Kırmızı Gülün Alı Var, Dağlar Dağlar Yüzüm Güler Kalbim Ağlar, Alişimin Kaşları Kara eserleriyle devam etti. Arada Horon seslendiren grubun konseri Nazende Sevgilim, Olmuşum Müptela Aşıkım Ben Sana, Bir Yangının Külünü ve ‘Sen kırların çiçeğisin, şakayık‘ ile sona erdi. Ancak davetlilerin yoğun alkışları üzerine Türk ordusunun Kurtuluş Savaşı sırasında İzmir'e girişini konu alan nihavend makamında bir marş olan İzmir Marşı veya İzmir'in dağlarında çiçekler açar, Gazi Mustafa Kemal Paşa Marşı’ni icra ettiler. * * * * Dünyada büyük liderlerin belleklere kazınmış, tarihin seyrini değiştiren sözleri var. Mustafa Kemal Atatürk’ün de böylesine birçok sözü var. Bunlardan biri de ‘Efendiler! Yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz’dir. 28 Ekim 1923 günü akşamı Çankaya Köşkü'ndeki akşam yemeğinde söylenen bu sözün ardından ülkenin tarihinde yepyeni bir sayfa açılır, bir ulusun kaderi değişir. İşte bu sözün söylenmesinden sonra tam 100 yıl geçti.  Kişiliği, dehası, fikirleri ile bugün de Türk milletine yol gösteren Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını Cumhuriyet’in 100. yılında bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yılı kutlu olsun. * * * * Başta Frankfurt Başkonsolosu ve eşi olmak üzere etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen herkese ve sanatçılara teşekkürler. Öğleden sonra saat 15:30 civarında başlayan etkinlik akşam saat 18:30 civarında sonra erdi. Ayrıca etkinlik çıkışı davetlilere üzerinde Atatürk’ün fotoğrafı bulunan bir 100. Yıl hatırası kahve tası hediye edilmesi de sürpriz oldu.