Kırgın kalplerimiz, yaralanan umutlarımız marşlarımızda coşku, şarkılarımızda cesaret aradı.
Tekrar tekrar şanlı, ama acılı geçmişimizi konuştuk, geldiğimiz 100 yılın çetin bir muhasebesini tuttuk.
Mutlaka kendimize çok kızdık. Keşkelerimiz ne çok, diye için için suçlandık.
Farkında olmadan 100 yılın günahını çıkarttık.
Bu özel tarihi anı yaşayan bizler, gururla hafızalarımıza, kalplerimize not ettik. Ve hep birlikte tekrarladık.
Sadece Türkiye de değil, yaşadığımız her coğrafyada 100. yılımıza dair irili, ufaklı etkinlikler yapıldı.
Her sivil toplum örgütü Cumhuriyeti ve değerlerini anladığınca ve hissettiğince yansıtıp, 100.yılı kutladı.
Kimileri vur patlasın, çal oynasın coşkusunu yaşarken, kimileri marşlarla, türkülerle birlikte, böyle çok daha güzeliz halayına el verdi.
Hepsi çok güzel, hepsi çok özel...
Pahalı salonlarda, donatılmış masalarda, kaldırılan kadehlerle de Cumhuriyetimizi kutladık, turnuvalar düzenledik, korolarımızın renk renk, emek emek konserlerini alkışladık.
Gururlandık, umutlandık...
Herkesin emeğine selam olsun ama benden en çok, Yaşadığım ülkenin, Hannover şehrinde çoluk, çocuk, yağmur, soğuk demeden kocaman bayrakları ile yabancı bir ülkenin sokaklarında Türkiyem şarkısını hep beraber söyleyen vatandaşlarımıza selam olsun ...
Berlin'de Cumhuriyetimizi ve bugünümüzü bize saatlerce anlatıp, kalbimizdeki sızıya yeniden ayna tutan, ADD genel Başkanı Hüsnü Bozkurt'la bizi buluşturanlara selam olsun...
Meydanlarda, halka açık yapılan şölenlere, halkla bütünleşen panellere, halkın ayrımsız buluşturulduğu her etkinliğe selam olsun...
Bir çağrımda var naçizane...
Kutladık geçti, olmasın...
Bu önümüzdeki dönem, Çocuklarımıza, gençlerimize Cumhuriyeti ve nimetlerini anlatmaya ara vermeden devam edelim.
Kuruluş ve kurtuluş mucizemizi anlatan etkinliklere her fırsatta imkân yaratalım ki, kimse uyduruk tarihi ile onları kandıramasın.
Unutmamalıyız ki, övünüp, coştuğumuz Cumhuriyet ancak tarihimizi bilip, ona sahip çıkarsak sonsuz olacaktır.
Çünkü, geçmişini bilmeyen Milletler yok olmaya mahkumdur...

0 görüntülenme
DAİM OLSUN
Cumhuriyetimizin 100. Yıl kutlama etkinliklerini, Cumhuriyeti yönetenlerden çok, ne mutlu bize ki, halk sahiplendi.
Halkımızın verdiği mesaj aslında çok netti. CUMHURİYETİ BİZ KURDUK VE CUMHURİYET BİZE AİT...
Bir halk coşkusu şöleni yaşandı ülkemizde...
Bayrağını alan sokaklara, meydanlara indi, bayrak bayrak olduk, kırmızı, beyaz olduk... Ortak bir çığlık olduk, Cumhuriyetle dolduk...
Anıtkabir’imiz, adeta minnet duyguları ile dolu akın akın insan seli ağırladı.
Kırgın kalplerimiz, yaralanan umutlarımız marşlarımızda coşku, şarkılarımızda cesaret aradı.
Tekrar tekrar şanlı, ama acılı geçmişimizi konuştuk, geldiğimiz 100 yılın çetin bir muhasebesini tuttuk.
Mutlaka kendimize çok kızdık. Keşkelerimiz ne çok, diye için için suçlandık.
Farkında olmadan 100 yılın günahını çıkarttık.
Bu özel tarihi anı yaşayan bizler, gururla hafızalarımıza, kalplerimize not ettik. Ve hep birlikte tekrarladık.
Sadece Türkiye de değil, yaşadığımız her coğrafyada 100. yılımıza dair irili, ufaklı etkinlikler yapıldı.
Her sivil toplum örgütü Cumhuriyeti ve değerlerini anladığınca ve hissettiğince yansıtıp, 100.yılı kutladı.
Kimileri vur patlasın, çal oynasın coşkusunu yaşarken, kimileri marşlarla, türkülerle birlikte, böyle çok daha güzeliz halayına el verdi.
Hepsi çok güzel, hepsi çok özel...
Pahalı salonlarda, donatılmış masalarda, kaldırılan kadehlerle de Cumhuriyetimizi kutladık, turnuvalar düzenledik, korolarımızın renk renk, emek emek konserlerini alkışladık.
Gururlandık, umutlandık...
Herkesin emeğine selam olsun ama benden en çok, Yaşadığım ülkenin, Hannover şehrinde çoluk, çocuk, yağmur, soğuk demeden kocaman bayrakları ile yabancı bir ülkenin sokaklarında Türkiyem şarkısını hep beraber söyleyen vatandaşlarımıza selam olsun ...
Berlin'de Cumhuriyetimizi ve bugünümüzü bize saatlerce anlatıp, kalbimizdeki sızıya yeniden ayna tutan, ADD genel Başkanı Hüsnü Bozkurt'la bizi buluşturanlara selam olsun...
Meydanlarda, halka açık yapılan şölenlere, halkla bütünleşen panellere, halkın ayrımsız buluşturulduğu her etkinliğe selam olsun...
Bir çağrımda var naçizane...
Kutladık geçti, olmasın...
Bu önümüzdeki dönem, Çocuklarımıza, gençlerimize Cumhuriyeti ve nimetlerini anlatmaya ara vermeden devam edelim.
Kuruluş ve kurtuluş mucizemizi anlatan etkinliklere her fırsatta imkân yaratalım ki, kimse uyduruk tarihi ile onları kandıramasın.
Unutmamalıyız ki, övünüp, coştuğumuz Cumhuriyet ancak tarihimizi bilip, ona sahip çıkarsak sonsuz olacaktır.
Çünkü, geçmişini bilmeyen Milletler yok olmaya mahkumdur...
Kırgın kalplerimiz, yaralanan umutlarımız marşlarımızda coşku, şarkılarımızda cesaret aradı.
Tekrar tekrar şanlı, ama acılı geçmişimizi konuştuk, geldiğimiz 100 yılın çetin bir muhasebesini tuttuk.
Mutlaka kendimize çok kızdık. Keşkelerimiz ne çok, diye için için suçlandık.
Farkında olmadan 100 yılın günahını çıkarttık.
Bu özel tarihi anı yaşayan bizler, gururla hafızalarımıza, kalplerimize not ettik. Ve hep birlikte tekrarladık.
Sadece Türkiye de değil, yaşadığımız her coğrafyada 100. yılımıza dair irili, ufaklı etkinlikler yapıldı.
Her sivil toplum örgütü Cumhuriyeti ve değerlerini anladığınca ve hissettiğince yansıtıp, 100.yılı kutladı.
Kimileri vur patlasın, çal oynasın coşkusunu yaşarken, kimileri marşlarla, türkülerle birlikte, böyle çok daha güzeliz halayına el verdi.
Hepsi çok güzel, hepsi çok özel...
Pahalı salonlarda, donatılmış masalarda, kaldırılan kadehlerle de Cumhuriyetimizi kutladık, turnuvalar düzenledik, korolarımızın renk renk, emek emek konserlerini alkışladık.
Gururlandık, umutlandık...
Herkesin emeğine selam olsun ama benden en çok, Yaşadığım ülkenin, Hannover şehrinde çoluk, çocuk, yağmur, soğuk demeden kocaman bayrakları ile yabancı bir ülkenin sokaklarında Türkiyem şarkısını hep beraber söyleyen vatandaşlarımıza selam olsun ...
Berlin'de Cumhuriyetimizi ve bugünümüzü bize saatlerce anlatıp, kalbimizdeki sızıya yeniden ayna tutan, ADD genel Başkanı Hüsnü Bozkurt'la bizi buluşturanlara selam olsun...
Meydanlarda, halka açık yapılan şölenlere, halkla bütünleşen panellere, halkın ayrımsız buluşturulduğu her etkinliğe selam olsun...
Bir çağrımda var naçizane...
Kutladık geçti, olmasın...
Bu önümüzdeki dönem, Çocuklarımıza, gençlerimize Cumhuriyeti ve nimetlerini anlatmaya ara vermeden devam edelim.
Kuruluş ve kurtuluş mucizemizi anlatan etkinliklere her fırsatta imkân yaratalım ki, kimse uyduruk tarihi ile onları kandıramasın.
Unutmamalıyız ki, övünüp, coştuğumuz Cumhuriyet ancak tarihimizi bilip, ona sahip çıkarsak sonsuz olacaktır.
Çünkü, geçmişini bilmeyen Milletler yok olmaya mahkumdur...




Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…