Turgut Özakman'ın Cumhuriyet Türk Mucizesi adlı kitabında okudum aşağıdakileri. Etkilendim. Kemalist bir Hasan olarak yazmak istedim bu konuda. Ben bir Kemalist’im. Atatürkçü değilim. Hiç olmadım. Kemalizm benim dünya görüşümdür. Ben, O'nun izinde de olmadım hiç. Yolunda olmaya çalıştım. Benim yolum O'nun yoludur. LAİK CUMHURİYETİMİZ, DEVRİMLERİMİZ VE VATANIMIZ UĞRUNDA TOPRAĞA DÜŞEN TÜM ŞEHİTLERİMİZİN ANILARI ÖNÜNDE EN DERİN SAYGILARIMLA... 23 Aralık 1930 ... Derviş Mehmet ve beş adamı, sabah vakti, namazdan önce ulaşırlar Menemen'e. Önce; cami cemaatiyle sabah namazını kılarlar bu ağzı salyalı, kuduz yobazlar. Namazdan sonra kendini olarak tanıtan cani, dini korumaya geldiğini, halife ordusunun da yolda olduğu yalanını sallar. Müjdeyi alan müezzin, minareye çıkar ve bu müjdenin şerefine bir el ateş eder havaya. Ağzı salyalı kara yobazlar, camiden aldıkları bir Menemen'in hükümet alanının ortasına açtığı çukura diker ve çevresinde dönerek getirmeye, etmeye başlarlar. diye naralar atarlar. Yedek subay bu sırada kışlada birliğini eğitime hazırlamaktadır. Jandarma komutanının yardım istemesi üzerine birliğini olay yerine ulaştırması buyruğunu alır. Askerde salt manevra mermileri vardır. Olay yerine varan kara yobazlardan silahlarını bırakmalarını ve teslim olmalarını ister. hiç tartışmaz. Karşısındaki cumhuriyetin subayıdır. Onlardan nefret etmektedir. Silahını ateşler ve ı vurur. Ağzı salyalı kara yobaz, iki adamıyla yığılıp kalan ve daha canlı olan  cumhuriyet subayının başını bir taşa dayar. Torbasından çıkardığı testere ağızlı bağ bıçağıyla ın başını gövdesinden ayırır. Menemenli bu vahşeti alkışlamaktadır. Kara yobaz, onun başını tepesine bağlar. Bu kuduza göre artık Bu ağzı salyalı caniye yardım eden iki adamının adları dır. Biri 50, diğeri 18 yaşındadır bu Hasanların. Olayda bir daha vardır. İş arkadaşı yle durumu gören silahını çeker, kara yobazın adamlarından birini yaralar. de silahına sarılır. Oracıkta şehit edilirler ağızları salyalı kuduz canilerce. Bu kuduruk katilleri yetişen alayın makineli tüfek birliği ateş açıp kalbura çevirerek durdurabilir ancak. Bu olay onu, kurtarıcı ve kurucuyu, i çok üzer. O sırada İstanbul’dadır. Kendisini ziyarete gelen Van Valisi e şöyle der: Ne diyorsun inde?