Cumhuriyet Halk Partisi 12 Eylül 1980 cuntasının Türkiye’yi karanlığa sürüklendiği dönemde diğer siyasi partiler gibi kapatıldı. 1984 yılı itibarı ile yeni sağ ve sol partiler kurulurken kapatılan partilerin yasağı devam etti. CHP 3821 sayılı yasaya dayanarak, 9 Eylül 1992 tarihinde Deniz Baykal ekibi ile tekrar açıldı. Cumhuriyet Halk Partisi Deniz Baykal’ın genel başkanlığında cunta mimarisinin politik şekillendirmeleriyle siyaset sahnesinde yerini aldı. Atatürk, İnönü, Ecevit dönemlerinin; Halkçı, Devrimci, Atatürk milliyetçiliği, Cumhuriyet… ilkelerinden uzaklaştı. Ulusalcı, muhafazakâr, sağcı klikler CHP içinde kuluçkaya yattılar. Cumhuriyet Halk Partisi örgütlerinin ve üyelerinin iradesinden uzaklaştı. Merkezi yönetimi koruyan Bonapartizm hâkim oldu. CHP bu süreçte Kılıçdaroğlu dönemine kadar; her seçim dönemini laiklik perdesini açıp kapalı gişe oynayarak sezonu kapadı. Üye ve parti örgütlerinden koparılan CHP’de merkezi oligarşi oluştu. CHP’de milletvekili, belediye başkanı adayı olmak için bilgi, birikim, liyakat, üye iradesi, örgüt tercihinin dışına çekilerek adaylar makam ve sermaye güçleri ile sıra aldıkları konuşula durdu. Emekli generaller, büyük elçiler, üst bürokratlar, iş insanları… milletvekili oldular. CHP, bu yapısıyla sermaye rüzgarının önünde savrulmaya başladı. Deniz Baykal döneminde başlayan milletvekili, belediye başkanı adaylık tarifeleri takırtılar, kasiyer isimleri Kılıçdaroğlu döneminde dillendirilmeye devam etti. Baykal döneminde Kuluçkaya yatan sağcı, muhafazakâr çevreler Kılıçdaroğlu döneminde CHP politikalarını belirleyici konuma geldiler. CHP’nin 38. Kurultayında Özgür Özel adaylığı, değişim şiarı ile kurultay delegeleri tercihiyle yönetime geldiler. Cumhuriyet Halk Partisi yeni genel başkanı olan Özgür Özel’in tüm parti üyelerine, örgütlerine, Türkiye ve uluslararası kamuoyuna ilk açıklaması milletvekili ve belediye başkanı adaylarını belirlemede tüm üyelerin katılacağı ön seçim sözü oldu. Cumhuriyet Halk Partisi ön seçim sandığını bundan böyle hiçbir mahal vermeden üyelerin önüne koymalıdır. Üye ve parti örgütlerinin gücünü yeniden ortaya çıkararak partiyi çekim merkezi yapmalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi, parti içi demokrasiyi sanal söylemlerden reala geçmezse 38 kurultay heyecanı söner. Umutlar söner, Heyecan söner, Parti söner, Hedefler söner, İktidar heyecanı söner! Keser döner, sap döner, CHP tekrar eski haline döner. CHP’nin 38 kurultayında ilan ettiği değişim rüzgârı heyecanı Türkiye’de sürüyor. Üyelerinde, parti örgütlerinde, üyesi olduğu uluslararası parti platformlarda beklenti yarattı. CHP, üyelerin katılımı ile ön seçim sandığı sözüne bağlı kalarak, kendi çizgisinde işçilerin, köylülerin, memurların, gençlerin, kadınların temsilcilerini parlamentoya, belediye başkanlıklarına gönderecekleri kanalları açmalıdır. Hadi hayırlısı…. Ali Gültekin