Olaya birkaç açıdan bakmak lazım ; Eğer garson olarak çalışıyorsanız , tanıdık müşteriye jest olsun diye kuruyemiş tabağını biraz fazla doldurabilirsiniz. Asansöre binerken bir başkasına kapıyı açıp binme önceliği vermekte "jest " sayılır. Fakat bir ülkeyi yönetiyorsanız , asgari ücret pazarlığı sürerken ; “Geldikleri noktayı görelim, inşallah jestimizi yaparız” diyemezsiniz. Medya patronundan bahsederken “ Ayaküstü alışveriş sırasında yaklaşık 40 bin liralık kıyafet alarak eşine jest yaptı.” Diyebilirsiniz. Fakat aynı gazete “Emekliye Recep Tayyip Erdoğan'dan duble jest geldi.” Diyemez. Yada ; Erdoğan'dan emeklilere büyük jest: İkramiye ve maaş ödeme tarihi erkene çekildi! Diye başlık atamaz. Pavyonda sanatçının ayağına içki döktürmek , sevgiliye bir çiçek , yan masaya meyve tabağı en çok duyduğumuz “jest “ler arasında gelir. Bir bayana kapı açmak , yaşlı birinin market çantasını taşımak , araba ile giderken bir yaya görünce kibarca yol vermek bile jest sayılır. JEST KELİMESİNİN ANLAMI; “Herhangi bir şeyi açıklamak için genellikle el, kol ve baş ile yapılan içgüdüsel veya iradeli hareket. Beklenmedik iyi davranış diye açıklanabilir.” Kendi cebinizden yada organlarınızdan yaptığınız hareket “ jest “ sayılır. Devlet kasasından , Milletin vergilerinden aldığınız paraları emekliye jest diye vermek olmaz. Bir ülkede devletin hesapladığı enflasyon % 65 iken , emeklisine %37 zam veriyorsa bu bir zulümdür. Aynı ülkede , memur emeklisine yaklaşık %50 zam veriliyorsa , hem zulüm hem adaletsizlik var demektir. Enflasyon altında zamlarla , vatandaş en kötü senelerini yaşıyorsa “ kalkınma “ da yok demektir. Adalet ve Kalkınma Partisi liderine iki lafımız olsun ; Adalet yok , Kalkınma yok, sadece Parti ayakta duruyor. Biz Halk olarak hakkımızı istiyoruz. İşçinin alın terinin ve emeklinin hak ettiği huzuru yaşamasının karşılığını verin. Emekçinin ve emeklinin kitabında “ jest “ lafı yoktur , “hak” lafı vardır. “İşçiyiz , haklıyız , jestimizi alırız “ diye bir slogan duydunuz mu ?