
0 görüntülenme
SAVAŞIN BEDELİ NEDEN HEP YOKSULA ÖDETİLİR?
Şehit olan, gerçekteyse ölen çocuklarımızdan, askerlerimizden, adını buraya almadığım bir şehidimizin evi 6 Şubat depreminde yıkılmış.
Benim nedenini anlayamadığım, adına bir anlam veremediğim bir savaşta şehit düşen, ölen bu çocuğumuzun ailesi çadırda yaşıyor.
Yemeyip yedirdikleri, giymeyip giydirdikleri, gözlerinin bebeği çocuklarının şehitlik, ölüm haberini alan anası ve babasının gözyaşları sel olmuş.
Yaşadıkları konteyneri ısıtamadıkları için çadıra geçmişler.
Oğulları toprağa düşen, soba kuramadıkları için ısıtamadıkları konteynerden çadıra geçen bu yoksullara yetişmiş sonunda devlet ve çadırlarına 10 ısıtma gereci bırakmış.
Sahibi oldukları eşyaları, onlar da nelerse artık, konteynerde kalmış.
O denli yoksullar...
O denli umarsızlar...
O denli çaresizler...
Şehit düşen, ölen, sözleşmeli bir erimizin Ordu’daki evinde de durum farksız...
Gecekonduyu andıran eve de yetişmiş devlet, bayrak asmış bu yoksulların evine...
Depremzedeler için yapılması planlanan evler için Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı – AFAD; bu yoksul, bu umarsız, bu çaresizlerden ev başına 1 500 000,00 ile 4 000 000,00 TL arasında ödeme yapmalarını istemiş.
Nereden bulup da verecekler?
AYLAR GEÇTİ, NEREDEYSE BİR YIL GEÇTÜ BÜYÜK YIKIMIN ÜSTÜNDEN, EVLER HÂLÂ YOK!
„Bugün, yarın, bu ay yapacağız! “ diye avutadursunlar bu insanları çakılan tek çivi de olmamış bugüne değin.
Dokuz kişinin bir arada yaşamak zorunda oldukları küçücük bir konteyner vermişler insanlara.
İçinden su çıkan, mutfaksız, banyosuz, rüzgâra, yele dayanaksız...
„Kışın soğuğunda donarak ölsünler de onlar da kurtulsunlar, biz de!“ anlayışıyla sanki...
Hastalıktan kurtulamıyorlarmış bu insanlarımız.
Evlerinin bir an önce yapılmasını ve ödemesiz verilmesini istiyorlar.
Onlar isterlerken yüzleri bir kara da vermeyen devletin iki yüzü kara...
Yüreklerin kulakları sağır, hava kurşun gibi ağır olsa da...
Martta atılacakmış temelleri evlerin...
Mart kapıdan baktırsa, kazma, kürek yaktırsa da...
Başlarını sokacakları, insanca yaşayabilecekleri bir ev istiyorlar bu yok yoksullar...
Barındıkları konteyneri ısıtmak için elektrikli ısıtıcı kullanmak zorunda kalan bir yoksul aileye
5 000,00 bin TL elektrik faturası göndermiş DİCLE EDAŞ.
Aklıma bir deyim düştü dilimizden.
„Sen ne uman bacından, bacın ölür acından!“
Konu hakkında bir açıklama yapması için arana AFAD'a ulaşılamamış
İyi mi?
Elim sanata düşer usta
Dilim küfre, yüreğim acıya
Ölüm hep bana
Bana mı düşer usta?
Sevda ne yana düşer usta
Hicran ne yana
Yalnızlık hep bana
Bana mı düşer usta?
Gurbet ne yana düşer usta
Sıla ne yana
Hasret hep bana
Bana mı düşer usta
REFİK DURBAŞ




Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…