Atatürk’ün vasiyeti yanında yargı kararlarına da uymayarak Atatürk Orman Çiftliğinin ‘’Doğal ve Tarihi 1.derecede Sit Alanı’’ Statüsü Erdoğan’ın isteği nedeniyle kaldırıldı.
Kanun hükmünde kararname ile AK SARAY inşaatına başlandı.
Ankara 11. İdare Mahkemesi ve Ankara 5. İdare Mahkemesi İmar Planını durdurdu.
Erdoğan hem yargı kararlarını hem de Atatürk’ün vasiyetini dinlemeyerek Sarayı yaptırdı.
2014 yılında Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilince Başbakan için yapılan Saray Cumhurbaşkanlığı Külliyesi adını aldı.
Muhalefetin ‘’bin yüz odalı saray’’ eleştirisine Erdoğan:
‘’Bin yüz odalı değil, saray bin yüz elli odalı!’’ Diyerek muhalefeti ‘’Ti ’ye’’ alırken aklınca Atatürk’ten intikam alıyordu.
Üstelik Atatürk düşmanı olduğunu; ‘’Kurtuluş Savaşını keşke Yunanlılar kazansaydı!’’ Diyen Fesli Kadir’i Cumhurbaşkanı Baş Danışmanı olarak atayınca
DİB Başkanı Ali Erbaş bu fırsatı kaçırmayarak Fesli Kadir’e Kuran hediye ederek Atatürk düşmanlığını tekrar ilan ediyordu.
Avrupa’nın en zengin ülkelerinde cumhurbaşkanlarının bir uçağı varken Erdoğan için 16 Uçağı 15’i zırhlı olmak üzere 461 lüksaracı olması dünyayı bile kıskandırıyordu.
1924 yılında Saray’da yapılacak harcama günlük 33,6 Milyon lira ile rekor kırdı!
Memur emeklisi 14 Bin Lira sadaka gibi maaşlaaçlık sınırının altında yaşama savaşı verirken Saray’ın şaşaalı yaşantısını eleştirenlere Erdoğan:
‘’İtibardan tasarruf olmaz!’’ Diyerek halkına ‘’açlığa devam’’ öneriyordu.
Türkiye Cumhuriyeti’nin gerek Başbakanları gerekse Cumhurbaşkanları Recep Tayyip Erdoğan ailesi kadar bir lüks ve refah içinde yaşayamadılar.
Atatürk bile Erdoğan ailesinin yaşadığı lüks yaşantılarının kıyısından bile geçememişti.
47 Yıl sonra CHP’nin birinci parti olmasıyla korkuya kapılan Erdoğan, CHP’nin yumuşama önerisine can simidi gibi sarılmıştı!
Üstelik Sinan Ateş’in eşine umut verdiğinde, Erdoğan’ın can simidi Bahçeli Panikleyip:
‘’Ya ben ya Sinan Ateş!’’ Deyince Erdoğan Bahçeli’ye boyun eğmek zorunda kaldı.
Bahçeli, daha ileri giderek Sinan Ateş davasına katılacağını ilan eden CHP Lideri Özgür Özel’i bile
tehdit edecek kadar fütursuzlaşıyordu.
Fakat Erdoğan olsun, Bahçeli olsun yolun sonunun geldiğini kendileri istemese de sadece Türkiye değil, tüm dünya görüyordu.
Erdoğan, yürümekte bile zorlanırken, önündeki Promterdeki (elektronik suflör) yazıyı bile okuyamayacak durumu yanında, soru ve yanıtları önceden kendisine verilmesine rağmen, yanıtların
sırasını karıştırmakta.
Bu durum sadece muhalefet değil AKP örgütlerince de biliniyor.
Bahçeli, AYM’ye, AYM Başkanına ders vermeye hazırlanırken kolu askıda, yüzü morluklarla görülünce
İnsanın aklına ‘’ava giden avlanır!’’ Sözü geliyor.
Bu durumu gören Süleyman Soylu, bir zamanlar makamında ağırladığı suç örgütü liderlerinin
Yeni İçişleri Bakanınca tutuklanınca
Bahçeli’nin yerine geçme umudu da tükenmiş gibi görünürken
Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…