Osmanlı Devleti’nin son yüzyılı, altı yüz yılın en uzunudur. Çünkü batılı büyük devletlerin Osmanlıyı paylaşma amaçları, bitmez tükenmez savaşlara neden olmaktaydı. Bu savaşlar, büyük yıkımlar getiriyordu. Anadolu ve Rumeli’nin Türk nüfusu, bu savaşlarla kırılıyordu.

Osmanlı toprakları, yoksulluğun kol gezdiği yerler... Gelişmemişlik ve yoksulluk, çaresizlik yüzünden yazgı olarak görülmekte. Bilim ve teknoloji gelişmemiş. Yurt toprakları bakımsız… Ekonomi, toplumun gereksinmelerine yanıt vermiyordu. Bir dilim ekmeğe muhtaçtı insanımız. Bölgeler, kentler, kasabalar, köyler arasında iletişim ve ulaşım olanakları yoktu neredeyse. Tüm olumsuz koşullara karşın, askere çağrılan Anadolu ve Rumeli’nin Türk evlatları koşarak gidiyordu cephelere. Kutsal bildikleri yurt topraklarını koruyup savunmak, onların göreviydi.